Hekimoğlu İsmail

AİLE-SAĞLIK Yazarlar Hekimoğlu İsmail

En uzun Şubat

İnsanların geçmişi ağacın köküne benzer. Kökü olmadan dallar, yapraklar olmaz. Tuncer Çetinkaya kardeşimizin yazdığı En Uzun Şubat kitabı Kaynak Yayınları’ndan çıktı.

Müslümanların İslam’ı yaşaması kış mevsiminden sonra baharın gelmesine benziyor. Bu kitabı okuyunca ezberimdeki bazı şiirleri okumaya başladım.

“En şanlı yiğitlik dağları bizde

Bağlara dönüp de bozulan biziz

Define vardır diye yüreğimizde

Her devir bir türlü kazılan biziz…”

Bazı ülkelerde dindar olmanın, insanın dinine sahip çıkmasının faturası ağır olur, ama her gecenin sabahı, her kışın bir baharı vardır. Şimşeklerin, yıldırımların, yağmurun, çamurun içinden doğan çiçekler vardır. İşte “En Uzun Şubat” kitabı bize büyük ümitler vermektedir. İslamiyet kıyamete kadar devam edecek, hiçbir güç buna mani olamaz. Bazı kimseler dindarlara dinci diyor, muhallebici, elbiseci gibi. Hâlbuki din bir meslek, bir sanat değildir.

Nasıl ki midemiz gıda isterse beynimiz ilim, kalbimiz iman ve ibadet ister. Bu sebeple Müslüman’la İslamiyet bütünleşir. İslamiyet’i anlamayan Müslüman’ı anlayamaz. Bize göz veren Allah, okunacak kitabı göndermiş; Kur’an. Akıl veren Allah anlaşılması gereken İslamiyet’i göndermiş. İslamiyet’te yeryüzü mektep, peygamberimiz başmuallim, Müslümanlar beşikten mezara kadar talebedir. Kâinatta haramlardan bizi geriye çeken İslamiyet, dünya ve ahiretimizi cennet etmektedir. Müslümanlar ebedi saadetin yolcusudur. Her maniyi aşarak Allah’ın rızasına kavuşmak isterler ve kavuşurlar. En Uzun Şubat, zamanın bir kesitidir. Havada kuşlara, denizde balıklara, toprakta köklere sahip olan yaratan, yaşatan Allah kendisine itaat eden kullarını da korumuş ve korumaktadır. Bize gayret yaraşır. Merhamet Allah’ındır. Hükm-ü âti ne fakirin ne de şahın şahıdır.

“Güller içinde diken yok

Dikenler içinde gül var

Hilkatin böylesini seven bülbül var.”

Gökteki bulutların yerdeki bitkilerin imdadına yetişen, yağmuru rahmet olarak gönderen Allah dindarlara da rahmet edip onların hayatını kolaylaştırmaktadır. En Uzun Şubat isimli eseri okudukça acı acı güleceksiniz.

Müslümanlar İslam’ı öğrenmeye, anlamaya ve yaşamaya çalışacaklardır. Evet, çocuklar meyve veren ağacı taşlarlar. Karıncanın da filin de rızkını yaratan da Allah’tır. Çilesini çekmediğimiz dert bizim değildir. İslamiyet bizim dinimiz, din için, Allah için çile çekmek ruhumuzu doyurur. En Uzun Şubat böylesine bir hikmetin hikâyesidir. Hani geceleyin arabamızla yolda giderken farların ışığı karanlıkla boğuşur, ışık karanlığı yırtarken araba yoluna devam eder. Işıkla karanlığın mücadelesi yol boyunca sürer. Müslümanlar ebedi saadete yolcudur. Nur öyle bir aydınlıktır ki helalle haramı gösterir. Müslüman helale dikkat eder. Karanlık olmaz, güneş doğar. Karanlık batar, güneş batmaz. İslam güneşini batırmak isteyenler veya ona perde olmak isteyenler her zaman olmuş ve olacaktır. Bu olayların hikayesi, romanı yazılmış. En Uzun Şubat da bunlardan biridir...

24 Eylül 2005, Cumartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.