YORUM Yazarlar Hilmi Yavuz

Yahya Kemal ve Baudelaire: Bir metinlerarasılık örneği

Şiirde 'intihâl' ['çalıntı'] ile metinlerarasılık arasına bir ayırt edici sınır koymakta nasıl bir kriter söz konusu olmalı?

'Okuma Biçimleri'nde, bir şiirin yapısı ile bağlamı arasındaki fark üzerinde durmuş; Cahit Sıtkı Tarancı'nın 'Nedim'e Dair' şiiriyle Guillaume Apollinaire'in iki dizesi arasında kurduğu ilişkiyi çözümleyerek özdeşliğin 'yapı'da olduğunu, buna karşılık 'bağlam'ın farklı bir biçimde inşa edildiğini ortaya koyarak, bir 'intihâl'den söz edilemeyeceğini göstermiştim. 'Okuma Biçimleri'ndeki yazımı tekrarlamama gerek yok;-merak eden okurlarım olursa, o kitaptaki 'Yapı ve Bağlam' başlıklı yazıya bakabilirler...

Peki, ya hem yapı hem de bağlam konusunda bir özdeşlik söz konusuysa? Bu durumda, Cahit Sıtkı ile Apollinaire'in dizeleri arasındaki benzerliğe ilişkin kriterden yola çıkarak, bağlamın da aynı olduğu örnekler için 'intihâl' dememiz gerekecektir.

Oysa, bağlam özdeşliğinin de nüansları vardır: Bağlamın gizlenmişliği veya açıklanmışlığı! Burada, bağlamın gizlenmişliği veya açıklanmışlığı meselesinin de bir kriter teşkil edebileceğini göstermek istiyorum. Cahit Sıtkı ve Apollinaire örneğinde olduğu gibi, bağlam farklılığı bir kriter olabildiği gibi, bağlamın gizlenmişliği veya açıklanmışlığı da, bir dizenin 'intihâl' olup olmadığı konusunda bir ölçüt olabilir.

Örnek, Yahya Kemal'in 'Sessiz Gemi' şiiri... Yahya Kemal'in bu şiirinin Baudelaire'in Maxime de Camp'a ithaf ettiği 'Le Voyage' ['Yolculuk'] şiirinin bir bölümü [VIII. Bölüm] arasındaki ilişki. Yahya Kemal'in o çok bilinen,

'Artık demir almak günü gelmişse zamandan

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan'

dizeleri ile Baudelaire'in,

'O Mort, vieux capitaine, il est temps! levons l'ancre'

['Ey Ölüm, yaşlı kaptan, vakit geldi! demir alalım']dizeleri arasındaki benzerliğin bir 'intihâl' sayılıp sayılmayacağı sorgulanabilir; ama ben bu yazımda bu benzerliğin, aynı bağlama gönderme yapıyor olmalarına rağmen, bağlamın gizlenmişliği ve açıklanmışlığı açısından 'intihâl' sayılmayacağını göstermek istiyorum.

Dikkat edilirse, Baudelaire'in dizelerinde 'yaşlı kaptan'ın Ölüm ve 'vakit geldi[ği] için 'demir al[mak] durumunda olan geminin 'yolculu[ğunun] ise nasıl bir yolculuk olduğu bellidir. Bir başka deyişle söylemek gerekirse, Baudelaire'in yaşlı kaptanla 'Ölüm' arasında kurduğu metaforik ilişki, daha başından itibaren, bu 'Yolculuk'un Ölüm'le ilgili bir yolculuk olduğunun bağlamsal olarak açıklanmışlığını gösterir. Baudelaire'de bu yolculuğa ilişkin bir belirsizlik [müphemiyet; ambiguity] yoktur.

Yahya Kemal'in 'Sessiz Gemi'sinin yolculuğunun nasıl bir yolculuk olduğu konusunda herhangi bir açıklık bulunmuyor. Bağlam, gizlenmiş, o yüzden de şiir, bağlamsal belirsizliği dolayısıyla, çoğul okumaya açık duruma gelmiştir. 'Sessiz Gemi'nin bir Ölüm yolculuğu oluşu, Baudelaire'de olduğu gibi açıkça verilmiş değildir; olsa olsa şiirdeki şiirsel işaretlerin böyle bir bağlamı imâ ettiği söylenebilir,- ama bu imâ, şiiri çoğul okumaya kapatmaz! Oysa, Baudelaire'in şiirinin o bölümünün çoğul okumayı mümkün kılmadığını görüyoruz –ki bu fark, aradaki ilişkinin 'intihâl' değil, metinlerarasılık ilişkisi olduğunu gösterir.!

12 Eylül 2012, Çarşamba
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.