KÜLTÜR Yazarlar Hilmi Yavuz-Yahya Kemal’de poetik mükemmeliyet

Yahya Kemal’de poetik mükemmeliyet

Yahya Kemal’in muhteşem gazellerinden biri olan ‘Şerefâbâd’ın ikinci beytinin ikinci dizesi

Ki hâlâ çeşmeler pür-hûn olur her yâda geldikçe

Yahya Kemal şiirinin poetik mükemmeliyetinin tipik örneğidir.

     Nedenini açıklayayım: ‘Şerefâbâd’ gazeli, bir ‘şûh’un Şerefâbâd Kasrı’nda geçen ‘o nûşânûş demler[i]’ nostaljik bir acıyla hatırlaması üzerine kuruludur. ‘O şûh’, Şerefâbâd Kasrı’na geldikçe, geçmişte orada yaşanan bahar günlerinin coşkusunu yâd etmekte, her yâd edişte de ağlamaktadır:

O şûh ağlar bu gün Kasr-ı Şerefâbâd’e geldikçe.

Yukarda ilk alıntıladığım ikinci dize, bu hatırlayışın ‘çeşmeler[i] pür-hûn’ ettiğini [‘çeşmelerden kan akmasına neden olduğunu] bildiriyor ki, burada iki ihtimâl söz konusudur: (i) Yahya Kemal’in ya ‘iki gözü iki çeşme’ deyimine  atıfta bulunduğu;  ya da (ii) ‘çeşm’[Farsça: Göz] ile ‘çeşme’ arasındaki sessel benzeşim [analoji] üzerinden, metaforik bir ilişki kurulmasına imkân tanıdığı söylenebilir. Kısaca, ‘çeşmeler’ kelimesinin hem ‘ağlama’ dolayımında ‘iki gözü iki çeşme’ye; hem de ‘çeşm’ ile olan benzeşim ilişkisine dolaylı olarak göndermede bulunduğunu göz ardı etmemek gerekir. Şunu da unutmamalı: ‘Şerefâbâd’ Gazeli’nin, Mâhir’in o çok bilinen

Ağlarım hâtıra geldikçe gülüştüklerimiz

dizesi ile metinlerarası bir ilişki kurduğu da ileri sürülebilir.

    Sadece bu değil! Bu gazelin tamamı, ama özellikle, ilk dizenin son dizede tekrarlanması, geçmiş zamanın acı bir nostaljiyle hatırlanmasının [‘yâd’ edilmesinin] getirdiği hüzünlü içlenmeyi bir derûnî âhenge dönüştürür: Poetik mükemmeliyet, derken kastettiğim budur!

     Yahya Kemal’de ‘gözyaşı’ ile ‘kan’ arasında, ‘kanlı gözyaşı’ deyişine atfen bir başka örnek de, II. Selim’in o çok bilinen

Biz bülbül-i muhrik-dem-i şekvâ-yı firâkız

Âteş kesilür geçse sabâ gülşenimizden

beytini ‘Tazmin’ gazelindeki,

Erbâb-ı temâşâya sehergâh-ı bahârân

Bir levha-i hûnin görünür şîvenimizden

beytindeki, ‘şîven’ [Farsça: Ağlama] ile ‘hûn’ [Farsça: Kan] bağıntısıdır. Bu son beyit, ‘Şerefâbâd’ın

Ne cûşân-ı şarâb ü lâle bir devr-i bahârıydı

Ki hâlâ çeşmeler pür-hûn olur her yâda geldikçe

beyitleriyle bir anlam örtüşmesi gösterir. Burada da Yahya Kemal’in kendi şiirleriyle şiirlerarası bir ilişki kurduğu da ileri sürülebilir.

26 Mart 2014, Çarşamba
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.