İbrahim Öztürk

i.ozturk@zaman.com.tr

EKONOMİ Yazarlar İbrahim Öztürk-Sektör kapatmak!

Sektör kapatmak!

AK Partili bazı siyasiler Gezi’yi anlamadıklarını itiraf ediyorlar. Önceden kavramak, basiretle yönetmek gerekirken, yurtiçinde ve dışında ülkeye, milletimize, birliğimize, dirliğimize ciddi zararlar verildi.

Binaların arasında kalan insanların adeta nefes aldığı sembolik bir yeşil alan AVM ya da bir otel zincirinin ‘iç avlusu’ haline getirilmek istendi. Şiddete başvurmadan derdini anlatmaya çalışan insanlara vicdanları kanatan şiddet reva görüldü. Demokrasimizin geldiği bu aşamada artık ‘ben yaptım oldu’ tavrı tarihte kalmalı. Sorunlarımızı bilirkişilere,  uzmanlara havale edip, politize etmeden, kesimleri rencide etmeden aklın, bilimin, tarihin, kültürün ışığında suhuletle çözmeliyiz.

    Şimdi Türkiye maalesef bu kısır sıkışmışlıklardan birini çok daha derinden yaşıyor. Dershanelerin kapatılması... Bir gece kalkıp insanların girişim hürriyetine, mülkiyet haklarına, geçim çabalarına karşı ‘sizi kapatıyorum’ diye dayatılan bir karar var. Bu kararın nasıl bir stratejiye istinat ettiği, nasıl bir bütünün bileşeni olduğunu bilen yok. Papatya falı açar gibi, ‘kapatıyorum-kapatmıyorum’ oynaya oynaya, gerip gevşeterek toplumun sinirleri yıpratıldı, olay Çin işkencesine döndürüldü. Küçük bir parktan bahsetmiyoruz. Doğrudan ve dolaylı girdi-çıktıları ile 3-4 milyar dolarlık bir sektör, yüz binlerce çalışan ve hane var.

    Bu konuda ülkenin ‘bilir kişileri ne diyor?’ diye sormak hükümetin asli görevi iken, CHP ve MHP ‘bir ekip kurulsun, bakalım konu ne, çözüm nerede?’ derken, yani rey vermediklerimiz bu kadar ‘vicdan’ ve ‘akıl’ yaparken, dağda bayırda gezip destek isteyip rey verdiklerimiz vicdanlarını toprağa gömüyor ve bunu reddediyor. Bu bir demokrasi midir? Bu hukuka, halka saygı mıdır?

    25 senedir ülkemin üniversitelerinde öğrenci okutuyorum. Dünyada gitmediğim, görmediğim, ders-konferans vermediğim başlıca bir ülke de kalmadı. Japonya’da ve Kore’de bu konuyu araştırıp köşemde yazdım. Vahim ve çok çatallı bir yanlış var burada. Cehalet beyni, siyasi tarafgirlik vicdanı, inançsızlık da kalbi öldürür. Düşünmeden ‘kapat’ korosuna katılanların çocukları, yani bizatihi AK Parti’nin tabanı dershane kapatma cinnetinden en büyük yarayı alacak. Çünkü parası olan zaten özel kolejlerde, yurtdışında, evine getirerek çocuklarını hazırlıyor ve bu devam edecek. En iyi üniversitelere girecekler. Sınavı bile kaldırmayı beceremeden dershane kapatanlar, tabanlarındaki taşralı çocukların, sayıları hızla artan İHL’lilerin, diğer meslek liselilerin bu yarışta nasıl ayakta kalacağını bize söylesinler. Lise derekesine düşen taşra üniversitelerine mahkûm edilecekler, belli. Hükümet 28 Şubat’ın eğitime vurduğu darbeyi tam da düzeltemeden, daha ağır bir darbeye hazırlanıyor.

    Sahi söyler misiniz, hangi hukuk anlayışına uyarak, para karşılığı bilgi satan kişiler kovuşturmaya uğrayacaklar? Dahası, bir gece kalkıp keyfi ve apansız bir sektörü kapatanlar demokratik ve serbest piyasa ekonomisinde başka hangi sektörlere el koyabilir? Müsadere edebilir? AB’ye tam üyelik müzakerelerinin ortasındaki bir ülkede hâlâ hukuk ve mülkiyet rejiminin bu kadar muğlak olması taşınabilir mi?

    Acaba teşvik vererek davet ettiğimiz yabancı sermaye buna ne der? Türkiye’de her yıl 30 milyar dolara varan satın alma ve birleşmeler oluyor. Azıcık kafasını kaldıran Türk şirketleri peynir ekmek gibi yabancıların eline geçiyor. Bir kerelik para aşkına buna rıza gösterenler, kalkmış komünist bir zihniyetle ile, darbe dönemlerinde bile başarılamayan bir işe soyunup bir sektörü kapatmaya çalışıyor. Sırada ne var?

    En önemlisi de şu, toplum her konuda ayrıştırılıp, bölünüp parçalanıyor. İran-İsrail-ABD hattındaki düşmanları bile basiretsiz bir şekilde birbirine dost ederken, dağdaki eşkıya ile bir anlaşma yolu bulmaya çalışırken, Ergenekon darbecisi ile empati yapılırken, toplum neden şer odaklarının kolayca oynayacağı bir parçalanmışlığa sürüklenir?

18 Kasım 2013, Pazartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.