Mehmet Kamış

m.kamis@zaman.com.tr

GÜNDEM Yazarlar Mehmet Kamış-Paralel yapı

Paralel yapı

Son zamanlarda bir paralel devlet lafı tutturulmuş gidiyor. Ancak çağdaş hukuk devletinde de mümin hukukunda da iddiaların geçerli olabilmesi için somut verilere ihtiyaç vardır.

Bu sözün, iktidarı elinde tutanların kendisinden başka herkesi ötekileştirmek için kolaylıkla uydurabileceği bir iftira haline dönüşmesi mümkündür. Buna göre Fenerbahçeliler, Galatasaraylıları paralel devlet olmakla suçlayabilir, ya da Rizeliler, Trabzonlulara paralel devlet ithamı yapabilir. Bu ithamın doğru olup olmadığını anlamak için somut verilere bakmak gerekir, öyle değil mi?

Diyelim ki, bir yerde beş kişi öldürüldü. Hukuk devletinde böyle bir hadise yaşandığında savcılar derhal olaya el koyar, cinayetleri soruşturur ve sonuçta katil ya da katilleri bulup tutuklatır. Tam böyle bir zamanda; siyasi irade savcıları arayıp o konuyu kapatın dese, savcılar da siyasi iradeyi dinlemeyip cinayeti ortaya çıkarsa, söz konusu savcılar için iktidarın sözünü dinlemeyen paralel devlet, denebilir mi? 

 

Ya da farz edelim; yüklü miktarda uyuşturucu İstanbul'da dağıtılmak üzere İran'dan yola çıktı. Bunu tespit eden Narkotik polisleri yolda uyuşturucuyu yakalayıp şebekeyi derdest etti! Olaydan haberdar olan siyasi irade onları bırakın dese, polisler de bırakmasa, Emniyet ‘paralel devlet’ olur mu? Bu örnekleri hiçbir ima yapmadan rastgele veriyorum. İyi insanların olduğu yerde kötü şeyler yapamazsınız, ya da kötü şeylerin olması o oranda azalır.

Paralel devlet lafı, sübjektif değerlendirmelerle ortaya atılamaz. Hukukun dediğini yapan, hukukun demediğini de yapmayan devlet memurlarına ‘paralel devlet’ diyemezsiniz. Böyle bir suçlama için yasalarda yazmayan şeylerin yapılması ya da hukukun emrinin yerine getirilmemesi gerekir. Yani kanunlar, polise uyuşturucu tacirlerini yakala diyor ancak polis içinde oluşmuş bir şebeke bunların yakalanmasını engelliyorsa, işte o yapı için paralel devlet iddiasında bulunulabilir.

Sadece AK Parti için söylemiyorum. Siyasi iktidarı elinde tutan herkes bu ithamla kendisinden başka herkesi tasfiye edebilir. Örneğin, Alevilerin devlet içinde paralel bir yapı olduklarını iddia edebilir ve devlet kademesindeki bütün Alevileri kendi uydurduğu bu iddia üzerine tasfiye edebilir. Devlet içinde de kalmaz, Alevilere ait bütün yapıları ortadan kaldırmaya yönelik hukukta yeri olmayan uygulamalara imza atmaya kalkabilir. Bu örneği Kürtlere, Galatasaraylılara, Çerkezlere, Nakşibendilere vs. göre uyarlayabilirsiniz.

Bu söylem ülkede ‘öteki' oluşturmaktan başka bir işe yaramaz. Nitekim bugüne kadar devlet iktidarını elinde bulunduranlar, bu yolla dindarları devletten ve sosyal hayattan uzak tuttu. “Bunlar amirlerinden ziyade şeyhlerinin sözünü dinler” yaklaşımı onlarca yıldır aşina olduğumuz bir tez değil miydi? İrtica ile mücadele adına yapılan kıyımlarda da bu söyleniyordu. Oysa biz biliyorduk ki, Hakka, hukuka, adalete yasalara uygun hareket edenler değil, bilakis bundan rahatsız olanlar aslında paralel yapıdır. Türkiye'deki hukuk; hırsızlığı, yolsuzluğu, yetim hakkını yemeyi, cinayeti, katliamı yasaklıyor. Hukuka rağmen bunları kim organize olarak yapıyorsa asıl paralel yapılanma budur.

Hizmet, bir siyasi oluşum, bir çıkarlar grubu değil bir ilkeler hareketidir. Temel hedefi ülkeyi yönetmek, siyaseti belirlemek, mensuplarına çıkar sağlamak değil toplumu oluşturan fertlerin iyi insan olmasına katkı yapmaktır. Onu hiç sevmeyenler, hatta ona düşman olanlar bile hizmetin iyi insanı hedeflediği gerçeğini kabul eder. Propaganda olsun diye söylemiyorum ancak herkes, hizmete gönül verenlerin, sadece hayatlarını idame ettirecek ücretlerle Afrika'nın siyah renkli coğrafyasından, Asya steplerinin kuş uçmaz kervan geçmez bölgelerine kadar pek çok ülkede fedakarca hizmet ettiklerini bilir.

Yıllardır; Fethullah Gülen Hocaefendi'nin tavsiyeleriyle yurdun ve dünyanın dört bir yanında açılmış okullarda, yurtlarda, dershanelerde görev yapanlar, insanlığı seven, kendilerinden başkalarını da düşünen fertlerin yetişmesi için büyük gayret gösteriyor. Hırsızlığı, yolsuzluğu, adam öldürmeyi, yetim malı yemeyi, hakka tecavüzü kötü olarak gören ve buna göre yaşayan iyi insanların yetişmesine zemin hazırlıyorlar.

Allah’dan korkan; iyi insanların hakka ve adalete göre hareket etmesine paralel yapı değil hukuk devleti denir.

30 Kasım 2013, Cumartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.