CUMA YAZI Yazarlar Osmanlı devirleri

Osmanlı devirleri

1299-1453 yılları arasındaki zaman Osmanlı'nın kuruluş dönemi olarak nitelendirilmektedir. 1453 ile Sokullu Mehmed Paşa'nın öldürüldüğü yıl olan 1579 arası yükseliş dönemi kabul edilmektedir. 1579'dan 1699 yılına kadarki zaman dilimine ise duraklama dönemi deniyor.

II. Viyana Kuşatması'nda uğranılan bozgunu takip eden Karlofça Antlaşması'ndaki toprak kaybımız göz önünde bulundurularak bu hükme varılıyor. Osmanlı Devleti ile Avusturya, Venedik ve Lehistan (Polonya) arasında yapılan bu antlaşmaya göre Banat yaylası ve Temeşvar ili dışındaki tüm Macaristan ve Erdel Avusturya'ya, Podolya ve Ukrayna Lehistan'a, Mora Yarımadası ile Dalmaçya kıyıları Venedik'e bırakıldı. Bir yıl sonra da, imzalanan İstanbul Antlaşması'yla Azak Kalesi Rusya'ya devredildi. Dolayısıyla Rusya, Karadeniz'e açılma imkanına kavuştu.

1699-1792 arasındaki süre de gerileme dönemi olarak vasıflandırılmaktadır. Kırım meselesinden Osmanlı ile Rusya arasında savaş patlak verdi. Bunu fırsat bilen Avusturya 1739'da Belgrat Antlaşması'yla Osmanlı'ya vermek zorunda kaldığı toprakları geri almak için Rusya'nın yanında yer aldı. Fakat hiçbir şey elde edemeden Avusturya Ziştovi Antlaşması'yla savaştan çekildi. Maalesef Yaş Antlaşması'yla Osmanlı, Kırım'ın Rusya'ya ait olduğunu kabul etti. (1792) Böylece de dağılma süreci başladı.

Bu devirlere dikkat edilirse, zaman dilimlerinin toprak kazanmaya ve kaybetmeye göre değerlendirildiği görülür. Bir milletin veya bir devletin hayatını değerlendirmede tek ölçünün toprak kazanmanın kabul edilmesi doğru olmasa gerek. Günümüzde Japonya geniş topraklara sahip olmadığı halde, büyük devletler arasındadır. Değerlendirmedeki ölçüyü doğru bulsak bile, nitelendirme tarihî gerçeklere uymamaktadır. Sokullu'nun ölümüyle duraklama döneminin başladığı kabul edilmesine rağmen, devletin genişlemesi devam etmiştir. 1577-1590 yıllarında İran'la yapılan savaş Ferhat Paşa Antlaşması'yla noktalandı. Elde ettiği topraklarla Osmanlı'nın sınırı Hazar Denizi'ne dayandı. 1669'da Girit, Osmanlı topraklarına katıldı. Genç Osman zamanında Osmanlı bayrağı Hotin Kalesi'ne dikildi. IV. Mehmed döneminde Lehistan'la yapılan savaş Osmanlı'nın zaferiyle sonuçlandı. Bucaş Antlaşması'yla Lehistan Podolya'yı Osmanlı'ya devretti. Bu örneklerden, duraklama denen tarih diliminde Osmanlı fetihlerinin devam ettiği anlaşılıyor.

Birim olarak kültür ve medeniyeti esas alırsak, her toplum gibi Osmanlı da gelişti. Bürokrasisini geçmiş yıllarla mukayese etmek mümkün mü? Meragi ve Itri gibi büyük zirveler son yüzyıllarda görünmeseler bile, müziğinin gelişmediği iddia edilebilir mi? Fuzuli, Baki ve benzeri dâhilerden mahrum olmakla beraber, edebiyatının da büyük hamleler yaptığını inkar kabil mi? Osmanlı'nın geriliği, savaş alanlarında karşılaştığı düşmanları kadar hamle yapamamasından kaynaklanıyordu.

Kanaatimce bir devri, o devre damgasını basan kurumla adlandırmak gerekir. Kanuni'ye kadar hakim güç devlet başkanıydı; onun için bu döneme padişahlık devri demek lazımdır. Sonra Hürrem Sultan'la başlayan saray devri; onu yeniçeri, yani "İstemezük" dönemi takip etti. 1826'da yeniçerilik kaldırılınca, belirsizlik dönemi başladı. Artık kurumlar değil, şahıslar ön plana çıkar oldu. Kişilikleri kuvvetliyse, devleti Sultan Aziz, Abdülhamid gibi padişahların yönettiklerini görüyoruz. Sık sık darbelerle yönetimi paşalar ele geçirirdi. Meclisin hakim olduğu Meşrutiyet dönemleri kısa sürdü; sıkıyönetimle devletin hakimi paşalardı. Hakimiyet kurumlardan ziyade kişilerin elinde olduğu için son dönemini belirsizlikle nitelendirmek gerektiğini düşünüyorum. Bilmem, siz ne dersiniz?

29 Ocak 2007, Pazartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.