Mustafa Ünal

m.unal@zaman.com.tr

GÜNDEM Yazarlar Mustafa Ünal-‘28 Şubat’ta bile bunları yaşamadık’

‘28 Şubat’ta bile bunları yaşamadık’

Bu cümleyi söyleyecek çok insan var bugün... AKP’ye alerji duyduğundan değil, inanarak söyleyecek bunu. Yarın 28 Şubat’ın yıldönümü. MGK toplantıları 28 Şubat’a benzemeye başladı. AKP ile 28 Şubat arasında ilişki var. Birilerinin iddia ettiği gibi ‘AKP’nin 28 Şubat’ın ürünü’ olduğunu düşünmüyorum. Ancak varlığını 28 Şubat’a borçlu.

Hatta iktidarını da... 28 Şubat milli görüş partilerini kapatmasaydı, AKP gibi bir parti kurulamazdı. 28 Şubat’ın ikliminden yararlandı. 28 Şubatçılara şirin görünmek için milli görüş gömleğini çıkardı. Aslında terk ettiği sadece gömlek değildi. İlginç olan 28 Şubat’ın 18 yıl sonra AKP’nin bedeninde hortlaması. Hem de daha ağır şekilde. Siz bakmayın sürecin yargılandığına, metotları, fikirleri iktidarda.

28 Şubat ‘devletin cinnet’ dönemiydi. Bugün de farklı değil. Yarın demokrasi ve hukuk geri geldiğinde bugünlerin ‘cinnet’ diye adlandırılacağına kuşkum yok. İktidarın gölgesinde hayat sürenlerin bu gerçeği idrak etmeleri zor. 28 Şubatçıların idrak edemediği gibi. Oranın dışına çıkarlarsa ülkenin içinde bulunduğu iklimin olağan olmadığının farkına varırlar.

Başlıktaki cümleyi bilmem hatırladınız mı? Benim değil. Paralel yapı veya cemaatten birinin de değil. Hayrünnisa Gül’e ait. ‘First lady’ iken söyledi. Çankaya’nın hanımefendisiyken yani. Son günleriydi. Dayanamadı. Sabır taşı çatladı.

Gül ‘Bize çok saygısızlıklar, yanlışlıklar yapıldı. Bu süreçte bazı yaşadıklarımızı 28 Şubat döneminde benim başörtümün tartışıldığı günlerde bile bu kadarını görmedik.’ dedi. Şikayeti, tepkisi sadece yayınlardan değil elbette. AKP iktidarının her alanda 28 Şubat’ın metotlarını benimsemesi.

Zihniyet de çok farklı değil.

‘İrtica paranoyasının’ yerini ‘paralel saplantısı’ aldı. Adı değişti yalnızca. O kadar... Yoksa kastedilen aynı. Dün irtica ne kadar saçmalık idiyse bugün de paralel saçmalık. Safsatadan ibaret. Psikolojik savaş ve kara propaganda için özel üretilmiş bir kavram. Yoksa gerçekle uzaktan yakından ilgisi yok.

28 Şubat’la benzerlik o kadar fazla ki... Cumhurbaşkanı cemaat için ‘PKK’dan daha zararlı’ dedi. Başbakan ‘habis ur’ dedi. Her iki cümleyi de 28 Şubat günlerinden çok iyi hatırlıyoruz. Zihinlerimize kazındı. ‘Topyekun savaş’ çığlıklarını da. Böylesine ‘cadı avı’ 28 Şubat’ta yaşanmadı. O dönemin generalleri daha insaflıydı. Fişleme de aynı şekilde. Böylesi cumhuriyet tarihinde görülmedi. Her bürokrat, her memur tek tek fişlenmekte. AKP’li dışında birilerinin yaşam hakkı yok. Bir muhalifin değil devlette, özel sektörde tutunması zor.

MGK toplantılarından sonra ‘iç düşman’ bildirileri yayınlanmakta. ‘Kırmızı Kitap’ yeni konsepte göre revize edilmekte. Devletin ‘Kırmızı Kitap gibi gizli anayasaları olamaz’ denen AKP kadroları yapıyor bunu. Dini gruplar tehlike ve tehdit kapsamına alındı. Devletin 28 Şubat’ı ile AKP iktidarının Kırmızı Kitabı arasında pek fark yok. Kudretli generallerin yerini AKP’nin kurmayları aldı. Kimisi ‘bakan’ koltuğunda, kimisinin sıfatı ‘genel başkan yardımcısı’ veya ‘danışman’. Efkan Ala’ya baktığınızda Çevik Bir’i görürsünüz. Biri üniformalıydı diğeri takım elbiseli. Yargı aynı şekilde. Gücün emrinde...

En iyi örnek Fethullah Gülen Hocaefendi dosyası. 28 Şubat’tan izdüşümü gibi. Suçlama aynı, ithamlar aynı, gazete manşetleri aynı. İlginçtir, gazetelerin isimleri bile aynı.

AKP iktidarı Hayrünnisa Gül’e bile ‘28 Şubat’ta bu kadarını yaşamadık.’ dedirttiyse hiçbir nüfuzu olmayan vatandaşın çektiklerini siz düşünün. 18 yıl sonra hortlayan 28 Şubat ruhunu Hayrünnisa Gül’den daha iyi kimse anlatamazdı. Ama hiç tesiri olmadı, AKP’yi Gül de uyandıramadı. Bugün konuşsa daha fazla şeyler söyleyeceğine eminim.

Evet, Hayrünnisa Gül haklı, biz de şahidiz, bugün yaşadıklarımızı 28 Şubat sürecinde bile görmedik.

Bakalım, AKP kadroları gerçeğe ne zaman uyanacak...

27 Şubat 2015, Cuma
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.