Mustafa Ünal

m.unal@zaman.com.tr

POLİTİKA Yazarlar Mustafa Ünal

Anasol-D Hükümeti'ni sevelim, koruyalım

Refahyol'un belden aşağı çalışılarak alaşağı edildiği sürece karşı Anasol–D'yi oluşturan partilerin politikası nasıldı hatırlıyor musunuz? Hükümetlerin meşru yollardan yıkılması için yol bellidir.

Ya Meclis'te güvenoyu ile devrilir veya istifa eder. Refahyol'un dağılışı görünürde istifa ile olmuşsa da her aklı başında olan biliyor ki istifaya giden yolu siyasetin dışındaki odaklar açmıştır. Refahyol bu sürece inat, 10'un üzerinde gensorudan başarıyla çıkmış, muhalefetin faullü güreşmesine rağmen alt edilememiştir.

ANAP başta olmak üzere Anasol–D partileri Refahyol'u dağıtan sürece, güçleri yettiğince malzeme taşıdı. Dışardan müdahaleye karşı milli iradenin temsilcileri olarak inisiyatif almayı düşünmek yerine, gelişmeleri ellerini ovuşturarak izlediler. Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız'ın icraatlerine cevap olarak ilçenin sokaklarında tankların dolaştırılmasına karşı Başbakan Yılmaz'ın 'Daha ne duruyorsunuz? Tankları da görmüyor musunuz?' anlamındaki sözlerini hatırlıyorsunuzdur sanırım. Sadece Yılmaz değildi yangına odun taşıyan, bugünkü hükümet cephesini oluşturan partiler az ya da çok tercihlerini o taraftan yana koymuşlardı.

Politikanın içinden ve dışından, meşru gayri meşru yollarla Refahyol hiç istemediği halde iktidardan çekilmek zorunda kalınca hükümeti kurmak dönemi muhalefet partilerine kaldı. Belki bu sürece destek verirken çıkış noktaları hükümet olmak değildi. Ama hükümet üzerlerine kaldı. Onları bekleyen, sürecin enkazıydı. Hükümete Meclis dışındaki odakların yüklediği misyon çok güç durumda bıraktı. İnanmadıkları halde bazı icraatleri yapmak zorunda kaldılar. Kesintisiz eğitimde olduğu gibi. Hükümet partilerinin milletvekillerine teker teker sorulduğunda çoğunluğun 8 yıllık kesintisiz eğitime karşı olduğu görülür. Ancak neylesinler ki yüklenilen misyon basiretlerini bağlamıştır.

Bir hükümet için en kötü olan husus herhalde üstlendiği misyonu savunamamaktır. Bunu özellikle iktidarın ANAP kanadında rahatlıkla görebiliyoruz. ANAP'lı milletvekillerinin bir bölümü hükümetin misyonuna ilişkin eleştirileri suskunlukla geçiştiriyor. Bir kısmı güç de olsa kendilerinin de inanmadıkları herhallerinden belli ruh hali içinde eleştirileri göğüslemeye çalışıyor. Bunu Meclis'teki tartışmalı görüşmelerde siz de fark etmiş olmalısınız. Muhalefet partilerinin demokrasi çerçevesindeki en ağır suçlamaları hükümet sıralarından sessizlikle izlenmiştir.

Aslında Anasol–D Hükümeti'ni daha kötüsünün olabileceğini düşünerek şans olarak değerlendirmek de mümkün. Daha kontrollü bir ara rejim hükümeti de söz konusu gündeme gelebilirdi. Anasol partileri erime pahasına kendilerine biçilen rolü kabullenmişlerdir. Demokrasiye uygunluğu konusunda farklı fikirlerin olduğu hükümetle demokrasiyi kurtarmanın yolu aranmıştır.

Anasol–D Hükümeti muhalefet partileri tarafından de desteklenmelidir. Dağılması durumunda bunda rol oynayacak partilerin, hükümetin altında kalacakları kesindir. Hükümetin devamı ne yandan bakılırsa bakılsın muhalefetin lehinedir. Aksi halde süreç, misyonunu yükleyebileceği bir hükümet çıkarmanın yolunu arayacaktır. Kabak muhalefet partilerinin başında patlayacaktır. Her yönüyle hükümetin devamı muhalefetin çıkarınadır.

Bugünkü hükümet ortakları arasında zirve kimseyi heyacanlandırmasın. Çünkü Refahyol gösterdi ki dağılmanın sebebi ortakları arasındaki anlaşmazlıklar olmuyor. Kaldı ki ortaklar arasında da ciddi bir sorunun olduğu gözlenmiyor.

Politikanın normalleşmesi açısından Anasol–D'nin tek şans olduğunu sanırım muhalefet partileri de görüyordur. Erken seçimin yolu da bu hükümetten geçiyor...

3 Ocak 1998, Cumartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.