Nazan Bekiroğlu

KÜLTÜR Yazarlar Nazan Bekiroğlu

“Savaş tanrısı”

Son zamanlarda aklıma sık sık Savaş Tanrısı filmi geliyor. Nicolas Cage’in canlandırdığı bir silah kaçakçısı olan Yuri’yi anlatan filmin özet cümlesi şu: “Dünya üzerinde 550 milyondan fazla silah dolaşımda. Her 12 kişiden biri silahlı. Şimdi asıl soru, diğer 11 kişiyi nasıl silah sahibi yaparız?”

Çünkü kapitalizmin çarkı ihtiyaç yanılsaması üzerine kuruludur. Silahın en gözde meta olduğu bu pazarda silah kaçakçısı savaştan beslenir. “Bir silah kaçakçısı için barıştan daha pahalı bir şey yoktur”. O taraf tutmaz. Komünistlere Amerikan yapımı silahlar satar, Müslümanlara İsrail yapımı. Taraflar da zannedildiği kadar keskin değildir. Bu çarkın dönmesi için mesela Afrika’da bu taraf, karşı tarafa sevkiyata göz yumabilir, hatta onu organize edebilir. Çünkü doyurulan her iki tarafta da aynı kirli iştihadır. “En barbarca katliamlar genelde her iki taraf da kendilerini özgürlük savaşçısı olarak adlandırdığında gerçekleşir”. En öldürücü silahların teslimatı masum mültecilerin beyaz çadırları önünde yapılır. Silahlar teslim edilir edilmez hepsi ölecektir. Ölen masumların tarafı yoktur oysa.

Neticede “Eğer talep varsa silah da vardır.” Bu talebin oluşmasını sağlamak ise savaş tacirleriyle işbirliği yapan siyaset baronlarının işidir. Çünkü “Kurşunlar oylardan daha çabuk hükümet değiştirir”. Öyle ki Birleşik Devletler, pazarın selameti uğruna Liberia diktatörünün ülkesinde demokrasinin varlığını resmen onaylayabilir.

Yuri, her kötülük gibi kendi kötülüğünün de gerekçelerini kurar. “Bu bizim savaşımız değil. Biz olmasak da bu savaşlar olacak”. Kimyası bozuk bütün zihinler gibi kendi dünyasını, tacirliğini yaptığı şeyden korumakta üstüne yoktur oysa. Çocuğunun oyuncak silahını çöpe atacak kadar onun üzerine titrer. Diğer yandan bu pazara isyan ettiği için gözünün önünde öldürülen kardeşinin cesedi başından kalkarak elmas saymaya devam edebilir.

Yuri sonunda idealist polis şefinin eline düştüğünde bir sorgu odasında baş başa kalırlar. Daha önce de polis şefinin eline düşmüş fakat yasalardaki boşluklardan yararlanarak serbest kalmıştır. Oysa ne demiştir karısı? “Yasalar umurumda değil. Çünkü bu yanlış”. Bu kez ortada Yuri’yi defalarca ömür boyu hapis cezasına çarptırmaya yetecek kadar kanıt vardır. Normal insanların tahayyül ufukları buraya kadardır. Filmin sonu. Oysa onların akıllarının ermeyeceği bir sınır ötesi de orada başlar. Filmin devamı. Bu pazar sıradan insanların çarşı pazar mantığıyla anlayamayacağı bir dile sahiptir. Sorgu odasındaki Yuri’nin doğrucu polis şefine söylediği unutulmaz cümleleri buraya almak gerek:

“Durumun ciddiyetinin farkındayım ama güven bana mahkeme salonunda bir saniye bile geçirmeyeceğim. Şimdi sana neler olacağını anlatayım. Birazdan kapı çalınacak ve dışarı çağrılacaksın. Koridorda rütbece üstün bir adam göreceksin. Önce sana iltifatlarda bulunacak. Hatta ‘Ödül ya da terfi bile alacaksın’ diyecek. Ve sonra sana serbest bırakılmamı söyleyecek. İtiraz edeceksin. Ama sonunda ben serbest kalacağım. Serbest bırakılma sebebim senin mahkûm olmam gerektiğini düşünme sebebinle aynı. Gerçekten günümüzde yaşayan ve kendilerine lider diyen en iğrenç ve acımasız insanlarla çok yakın ilişkilerim var. Ama o adamların bazıları senin düşmanlarının düşmanlarıdır. Ve dünyanın en büyük silah taciriysen ki kendisi patronun olan Birleşik Devletler başkanıdır ve kendisi her gün benim bir yılda yaptığımdan fazla satış yapar, bazen silah üzerinde parmak izleri bulunması utanç vericidir. Bazen silah sattığının görülmesinin hoş olmayacağı güçlere silah satarken benim gibi serbest çalışan kişilere ihtiyaç duyar. Yani sen bana kötü diyorsun. Ama ne yazık ki dostum ben gerekli bir kötüyüm”.

Gerçekten de Yuri’nin cümleleri biter ve kapı çalınır.

Jenerikte bu filmin gerçek olaylara dayanarak hazırlandığına dair bir satır var. 2005 yapımı Savaş Tanrısı bugün çekilse coğrafyası, pazarı hayli genişlemiş olurdu. Dünyanın ipi koptu, çivisi çıktı. Benimse bildiğim tek şey var. Her şeye rağmen hayat onurla tamamlanması gereken bir şeydir.

20 Temmuz 2014, Pazar
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.