Nazan Bekiroğlu

KÜLTÜR Yazarlar Nazan Bekiroğlu

Balkan harbi, Nigâr Hanım ve Fatih Kerimi

Göz göre göre geldiğinin fark edilmeyişine bu günden bakınca hayret ettiğimiz Balkan Harbi tam 100 yıl önce, 1912’nin Ekim’inde patlak vermişti.

Nizamisi redifi, alaylısı mekteplisi, zadegânı kurmayı ile birbirine düşmüş; İttihatçısı İtilâfçısı ile boğazına kadar siyasete batmış subayların yönetemediği bir ordu kaçınılmaz olarak o müthiş bozguna uğrayıp da Rumeli-i Şahane birkaç haftada boşaldığında Osmanlı çınarının daha ilk fırtınada böylesine devrilişi kimseye inandırıcı gelmemişti. Bütün dünya hayretler içindeydi ve ağızlarda hep o aynı cümle vardı: “Osmanlı çöküyor.”

     1912 Eylül’ünde Avrupa’nın çeşitli şehirlerini içeren bir seyahate çıkan Nigâr Hanım, Karadağ’ın ilân-ı harbi üzerine seyahatini yarıda keserek İstanbul’a döner ve günlüğüne bakılırsa evinin dolabını öper. 1918’de ölen Nigâr Hanım’ın ömrünün son yılları bir dizi savaşın İstanbul’a yansıyan sıkıntıları içinde geçmiştir. Balkan Harbi yıllarında muhacirlerin durumu, vasıta sıkıntısı, artan pahalılık ve yokluk Nigâr Hanım’ı derinden üzmektedir ve o da “Rumeli’nin gitmesi ile yüreğim kan içinde kalmıştı” demektedir. I. Cihan Harbi esnasında bireysel bir sanatın sahibi olarak tanınmış bir şairenin, savaşın dramını bireyler üzerinden eleştirdiğini görürüz. Ona göre gençlikler, zekâlar, güzellikler, marifetler mahvolmakta; anneler, eşler inlemekte, insan yığınları oradan oraya sürüklenmektedir. Tek düşüncesi “Askercikler ölmesin”dir. Kalem tutmaya alışkın, silâhı sadece uzaktan gören gencecik insanların böylesi bir ateşe sürüklenmesini aklı almamaktadır ve hiçbir gerekçenin bu savaşı izah etmek için kullanışlı bir cevap teşkil etmediğinin farkındadır.

     Nigâr Hanım’ın Balkan Harbi kederleriyle dolu sayfaları yazdığı sıralarda İstanbul’a gelen Fatih Kerimi bu hummalı atmosferi daha çok bir gazeteci gözüyle tasvir ederken sadece savaş izlenimlerini değil İstanbul hayatının her türlü sima ve ayrıntısını da görmek istemektedir. Fazıl Gökçek tarafından hazırlanan İstanbul Mektupları (Çağrı Yay., İstanbul 2001)’nın baş tarafında verilen bilgiye göre gazetesi tarafından İstanbul’a gönderilen Fatih Kerimi bir Kazan Türk’üdür. 1912 yılının Kasım ayında geldiği İstanbul’da dört ay kalmış ve bu süre içinde Orenburg’daki Vakit gazetesine yazılarını göndermiştir.

     Nigâr Hanım’ın günlüklerinde Fatih Kerimi’den bahis yoktur fakat Kerimi’nin yazıları arasında Nigâr Hanım’dan bahseden bir bölüm vardır. Nigâr Hanım’a takdim edilen Fatih Kerimi, şiirlerinden hareketle hüzünlü, az konuşan biri olarak tahmin ettiği Nigâr Hanım’ın şen şakrak, iri gövdeli, konuşkan biri olduğunu görür. Avrupai kıyafet içinde ve piyano çalmakta olan Nigâr Hanım için “35-40 yaşlarında görünüyordu” ifadesini kullanır. Oysa yıl 1913, Nigâr Hanım 51 yaşındadır.

     Söz, Darülfünun salonunda yapılan toplantıya gelir. Nigâr Hanım’ın günlüğünde de onun Balkan Harbi esnasında çeşitli cemiyetlerin yanı sıra Cemiyet-i Hayriye ve Hilâl-i Ahmer yararına düzenlenen toplantılarda şiir okuduğundan bahis vardır. Hamidiye Etfal hastanesine giderek yaralıları ziyaret etmiş ve içi parça parça olmuştur. Lâkin onun bir gelecek ümidinden mahrum olması Kerimi’nin dikkatini çeker. O gün Nigâr Hanım’ın salonunda kadınların durumundan edebiyata, dilden çarşafa ve yaşmağa, bütün Avrupa Osmanlı’nın aleyhinde olduğu halde Türkleri müdafaa eden P. Loti’ye, C. Farrere’e ve S. Lozan’a kadar pek çok konuda sohbet edilir.

     Bir iki saat sonunda Nigâr Hanım’ın huzurundan ayrılan Fatih Kerimi, onun, kendi çevresinde bahtlı bir kadın olduğundan bahsetmekle birlikte yazdığı hissiyatlı şiirlerden ancak İstanbul’daki “bir grup şair ve edipler”in istifade edebildiğinden şikâyet eder. Aslında haklılık payı vardır bu tespitte. Nigâr Hanım uzun yıllar boyunca “elitist” bir şiirin temsilcisidir. Lâkin siyasal değilse de vatanî meseleler karşısında ilgisiz olduğunu söylemek haksızlık olur. Nitekim o, 1916’da Elhan-ı Vatan’ı yayımlayacak ve en zayıf şiir kitabından kendisine bir kimlik biçecektir: “Elhan-ı Vatan şairesi”.

14 Ekim 2012, Pazar
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.