Bu grup herkese ‘Model’ oldu

Bu grup herkese ‘Model’ oldu
MODEL ÜYELERİ: (SOLDAN SAĞA) CAN TEMİZ, KEREM SEDEF, FATMA TURGUT, OKAN IŞIK VE BURAK YEREBAKAN.
HABERLER PAZAR
24 Şubat 2013, Pazar

Model, son yılların en başarılı müzik gruplarından biri. Diğer Masallar albümüyle büyük bir çıkış yapan ekip, Dağılmak İstiyorum single’ı ve verdikleri konserlerle başarılarını perçinledi.

Geçtiğimiz günlerde davulcuları Aşkın Çolak ile yollarını ayıran gruba Kerem Sedef dahil oldu. Model ile bu değişikliği, hızlı yükselişlerini ve müziği konuştuk.

Yakın bir tarihte grubun kurucularından Aşkın Çolak ile yollarınızı ayırdınız ve yerine Kerem Sedef dâhil oldu. Bu değişikliğin sebebi neydi?

Can Temiz: Aşkın ile yedi yıldır birlikteydik. Bu süre zarfında hayatımızda birçok şey değişti. Yaptığımız işte beklentilerin değişmesi ve fikir ayrılıkları yaşamamız normal. Bazılarında bunlar tolere edilebilecek durumda oluyor, bazılarında olmuyor. Bu durumda anlaşıp  ayrılıyorsunuz.

Severek ayrıldınız, büyük bir sıkıntı yoktu değil mi?

C.T.: Yok, öyle kanlı bıçaklı ayrılmadık.

Tam da ‘Dağılmak İstiyorum’ şarkısını yapmışken kastettikleri bu muydu diye yorumlar da yapıldı.

Okan Işık: Güzel bir yorum yapmışlar.

C.T.: Demek ki ne dilediğine dikkat etmek gerek.

Yedi yıllık bir grupsunuz ama son iki yılda popüler olup büyük ilgi gördünüz. Bekliyor muydunuz?

C.T.: Bekliyorduk ve bunun için çabalıyorduk. Ama bu kadarını mı sorusuna verecek cevabı bilmiyorum. Çünkü bunun farkında değilim hâlâ.

O.I.: Hepimiz işin içindeyiz ve bunun çok farkında değiliz. Ara sıra dışarı çıkıp bakmak istiyoruz. Sadece ilginin ne kadar büyük olduğunu tahmin edebiliyoruz. En iyi grup ödülünü aldık. Aslında Diğer Masallar ikinci albüm ama ilki olarak görüyoruz. İlk albümde bu ödülü almak kolay olmasa gerek.

Perili Sirk’i neden ilk albümünüz olarak görmüyorsunuz?

C.T.: Görmüyoruz, kabullenmiyoruz anlamında değil. Bir çıkış olmadı o albümde. Çok amatördük. Hangi adımları atmamız, ne yapmamız gerektiğine dair fikrimiz yoktu. Bütün hataları yaptığımız için nasıl davranmamız gerektiğini biliyorduk artık. O yüzden Diğer Masallar başarılı bir albüm oldu.

Ya Diğer Masallar da tutmasaydı. O zaman ne yapacaktınız?

C.T.: Müziğe devam edecektik elbette. Diğer Masallar’ın çıkışından önce maddi olarak dayanma gücümüz kalmamıştı. Bir süre İzmir’e dönsek, hayatımızı yoluna koysak mı diye düşündük. Bazılarımızın okulları, askerlik durumları vardı. Onları halledelim diye düşündük. Ama bu iş olmuyor dağılalım diye düşünmedik hiç.

Diğer Masallar’dan sonra çok konser verdiniz. Şarkılarını kendi üreten bir grup olarak bu yoğunluk üretim sürecinizi etkiledi mi?

C.T.: Bunun için iki ay konser yapmayalım dedik ama bu süre altı aya uzadı. Yeni albümü martta çıkarmayı düşünüyorduk. Güzel şarkılar yaptık. Kayda girdik, yetişmeyeceğini fark edince biraz daha konser verelim dedik. Albüm sonbahara kaldı.

Yeni albüm müzikal format olarak Diğer Masallar’a benziyor mu?

C.T.: Bunu söylemek için erken çünkü daha düzenlemeleri tamamlamadık. Yapmak istediğimiz, özde karakterimizi oluşturan elementleri koruyup geri kalanını geliştirip değiştirmek. Yenilik yapmayınca, daha dünya standartlarında olanını bulamayınca heyecanlanmıyoruz.

‘Müziğimiz nasılsa tuttu, hep bu yoldan yürüyelim’ gibi bir düşünceye kapıldığınız oldu mu?

C.T.: Hayır. Bizi heyecanlandıran şeylerin ne olduğunu analiz edip onları ayrıştırmak önemliydi. Diğer Masallar’da bizi hâlâ heyecanlandıran şeyleri tutup üstüne yenilerini koymak istiyoruz. Yeni albüm farklı olacak, farklı bir yerde duracak.

Kerem Sedef: Hepimiz her gün değişiyor ve farklı yerlere gidiyoruz. O samimiyette bir albüm yapmazsak insanlara elektriği veremeyiz.

Diğer Masallar’da kadın ağzıyla söylenmiş şarkılar vardı. Bu şarkıların erkekler tarafından da çok sevilmesi ilginç geliyor mu?

C.T.: Çürüsün Gelinliğim ve Makyaj gibi şarkılar var ve erkekler gerçekten can-ı gönülden eşlik ediyor. Herhalde melodileri güzel ondan.

K.S.: İyiyiz ya. (Gülüyorlar) Sonuçta dilini anlamadığınız bir şarkı bile hoşunuza gidebilir.

O.I.: Sonuçta sözleri yazan bir erkek. İster istemez bir erkeksilik oluyor.

Vokalinizin kadın olmasının bir avantajı var mı?

C.T.: Eğer Fatma bu kadar şahsına münhasır ses rengi ve yorumu olan bir şarkıcı olmasaydı avantajı olmazdı.

Markayı ayakta tutmak müzik yapmaktan zor

Değişim demişken popüler olmak hayatınızda bir şeyleri değiştirdi mi?

Fatma Turgut: Değiştirmedi. Geçenlerde magazinle ilgili bir şeyler sordular. Demek ki takip edilebilir bir durumdayız. Ama bize hiç öyle gelmiyor.

O.I.: Başta da dediğimiz gibi ne kadar popüler olduğumuzun farkında değiliz. Gerçekten çok fazla bir şey değişmedi hayatımızda.

C.T.: İki uçta şeyler oluyor. Bir yandan Model için ölürüm diye mesajlar geliyor. Diğer yandan bakkala gidiyoruz tanınmıyoruz. İlkine bakıp kendinizi büyütürseniz bakkala gittiğinizde hayal kırıklığı yaşarsınız. Aslında popüler olan biz değiliz. Bir iş yaptık onu çok seviyorlar.

F.T.: Beni daha çok seviyorlar. (Gülüşmeler)

C.T.: Ben de oraya bağlayacaktım. (Gülüyor)

Burak Yerebakan: İş popülerleştikçe yoğunlaşmaya başladı. Yıllardır müzikle ilgileniyoruz ama bu popülerlik sebebiyle her gün birbirimizi görmek zorunda kalıyoruz. (Gülüşmeler) Her gün bir şey var, her gün çalışıyoruz.

F.T.: En azından yirmi dakika telefon konuşması yapıyoruz.

C.T.: Bu işi ticari kaygılarla değil tamamen müzik aşkıyla yapıyoruz. Ama bu popülerlik mertebesine ulaştığınızda ayakta tutmanız gereken ticari bir marka oluşuyor. Onu yönetmek müzik yapmaktan çok daha zor. Asıl vakti, enerjiyi onu ayakta tutmak için harcıyorsunuz.

Model’de kim nasıldır?

F.T.: Okan objektiftir, mantıklıdır. Burak organizatördür, zamanlayıcıdır. Neyin ne zaman olması gerektiğini ayarlar. Can bilgedir. Kerem de çok babacandır. Sorumluluk sahibidir. Ben de grubun şirinesi.

Evlilik ya da kariyerle ilgili seçimler söz konusu olursa bu markaya ne olur? Böyle korkularınız var mı?

F.T.: Ben evlenmeyeceğim. (Gülüyor)

K.S.: Hayatın ne getireceğini kimse bilemez. Ama kişisel hayatlarımızın çok etki edeceğini düşünmüyorum. Çünkü herkes buranın başka bir aile olduğunu, kesişen kümede kendi hayatlarında başka bir yeri olduğunu biliyor.

İstesek bile ayrı kalamayız

Türkiye’de grup olmak zordur. Çoğu grup ego çatışması yüzünden dağılıyor. Sizde bu ne kadar öne çıkıyor?

C.T.: Üretmek egoyla olan bir iş. Buna ego denirse bu var. Kimse kendi fikri olduğu için bir şeyi dayatmaya ya da ısrar etmeye devam etmiyor. Bu konuda çok güzel bir denge var. Herkes haklı sebepleri açıklıyor ve kimse geri adım atmaktan çekinmiyor.

Yeri gelmişken bu kadar erkeğin içinde tek kadın olmak zor mu?

F.T.: Halimden çok memnunum. Uzun süredir birlikteyiz. Kadınlar ayrıntıya çok önem veriyor ama erkekler ayrıntıyla ilgilenmiyor. Bu daha az enerji tüketmeme sebep oluyor.

Konserler haricinde hangi sıklıkla bir araya geliyorsunuz? Her gün birlikte misiniz?

B.Y.: Öyle ya da böyle bir araya geliyoruz. Birbirimizden habersiz hareket edemiyoruz. Bizim için tatil diye bir şey söz konusu değil. Her gün işimize dair bir şey yapma durumundayız. O yüzden istesek bile ayrı kalamayız.

Şarkılarda karanlık öğeler var. Kırılgan ve duygusal üslupla anlatılıyor?

C.T.: Bu tamamen estetik bir tercih, zevk meselesi. Şarkı sözlerini genelde ben yazdığım ve kimse de itiraz etmediği için böyle oluyor. İtirazı olanları değiştiriyoruz. (Gülüyor) Başta Burak’la Fatma emin misin diye sorar.

F.T.: Zaten anlatabileceği en güçlü kelimeleri seçiyor. Ama prosodieye de çok önem veriyoruz. O yüzden şarkıları yazdıktan sonra Can’a bazı ricalarımız oluyor.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir