Bu tesbih sahibinin işi zor... Allah çektirsin

HABERLER PAZAR
27 Haziran 2004, Pazar

onya’da 35 yıldır tesbih imalatıyla uğraşan Mustafa Kara, bildiğimiz tespihler dışında ilginç tesbihlere imza atıyor. Ancak onun yaptığı tesbihler namaz sonrasında, zikirde, sokakta çekebileceğiniz veya cebinize atıp istediğiniz yere götüreceğiniz cinsten değil.

Çünkü Kara’nın yaptığı tesbihlerin her biri üçer kilogram ağırlığında. Tesbihin taneleri ise zeytin çekirdeği değil, portakal büyüklüğünde. Altın, gümüş, lületaşı, oltutaşı, sedef, akik, fildişi, kehribar gibi değerli malzemelerden, ince işçilikli tesbihler yaparak ustalığa başlayan Kara, iyi bir tesbih yapmanın aylarını aldığı günleri özlemle anıyor. “Herkesin isteği üzerine, her biri kendine özgü sanat eseri olan tesbihler yapardık.” diyerek başlıyor konuşmaya. Bir yandan da tezgahında tesbih taneleri yapıyor.

Mustafa Kara’nın aklına ilginç tesbihler yapma düşüncesi Mevlâna Müzesi’ni gezerken düşüyor. Mevlevî dervişlerinin zikir için kullandıkları 9999 taneli ahşap tesbihi görünce içindeki tesbihin ipi kopuyor. Olur mu olmaz mı derken, günler tesbih tanesi gibi art arda diziliyor ve o sabırla tesbihlerini yontmaya başlıyor. Sonunda da bugün birçok ülkeye ihraç ettiği dev büyüklükteki ahşap tesbihler ortaya çıkıyor. En küçüğünün tanelerinin ceviz, en büyüğünün tanelerinin ise iri bir portakal büyüklüğünde olan bu ahşap tesbihler 5 ila 50 milyon lira arasında alıcı buluyor. Ancak bu tesbihlerin ibadet ya da elde taşıma işlevi yok. Kavak ve çam ağacından yapılan üç kilogramlık dev tesbihler süs amaçlı kullanılıyor.

“Beni bu iş zengin etti. Eskiden yaptığım ince işçilikli özel tesbihler evimin bir köşesinde, koleksiyonumda duruyor. Bin tane tesbihim var. Bugün yaptıklarım ticaret amaçlı, yoksa evimdeki tesbihlerin sanatsal değeri ve faydası var.” diyen Kara’nın işlerini yavaşlatan ise teknoloji olmuş. “Ne zamanki zikirmatikler, stres topları ve dijital aletler çıktı, bizim işler yattı. Şimdi de durma noktasında.” diyen Kara, sürekli olarak ‘Allah’ım kapılar aç, bildiğim gördüğüm tek iş tesbihçilik, yardım et.” şeklinde dua ettiğini belirtiyor. Eskiden her türlü maden ağaç ve hammaddeden tesbih yapıldığını kaydeden Mustafa Usta, bir çırpıda nelerden tesbih yapıldığını söylüyor: Zümrüt, yakut, elmas, turkuaz, oltu, altın, gümüş, sedef, necef, zebercet gibi kıymetli taşların yanı sıra sandalağacı, gülağacı, abanozağacı, odağacı, yılanağacı, zeytin ağacı, kanağacı, pelesenk, kokobolo, demirhindi gibi ağaç türlerine uygunmuş. Bunun dışında balinadişi, fildişi, bağa (denizkaplumbağası kabuğu), suaygırı dişi, deve kemiği, inci, mercan gibi hayvanların uygun olan kemik ve dişlerinden de tesbih yapılıyormuş.

Tesbihin öyle rasgele, artistlik olsun diye taşınmayacağına dikkat çeken Kara, “Tesbihi bilinçli kullanmak lazım. Bütün tesbihlerin sakinleştirici, stres giderici özellikleri vardır; ama bunun yanında yapıldığı malzemeye göre ayrı faydaları da vardır. Ben çoğu zaman kayakristali tesbihimi kullanırım. Çünkü yazın ele serinlik, kışın ise ısı verir.” diyor. Günümüzde enjeksiyon makinelerinde üretilen plastik tesbihlerin tam bir felaket olduğunu söyleyen Kara, estetikten yoksun bu tesbihlerin insanda daha çok elde elektriklenmeye ve egzamaya yol açacağını kaydediyor. Tesbih tanelerini teknolojiye kaptıran Mustafa Usta, ancak özel bir sipariş alırsa hammaddesi Afrika gibi uzak ülkelerden gelen ve her biri birbirinden farklı sanat eseri olan tesbihlerden yapıyor. Bunlara büyük talep olmadığı için zaten seri üretim yapmıyor. Tesbihlerin fiyatı 1 dolarla 3 bin dolar arasında değişiyor. Denizkaplumbağası kabuğundan yapılan bağa tesbihini 3 bin dolara satıyor. Tesbihi hakkını vererek yapan, usta sayısı 33’lük tesbih kadar yok aslında. Türkiye genelinde toplasanız on beş kadar tesbih ustası bulunuyormuş. Kara “Giden gitti geri gelmez. Olan oldu. Ben bile işi hediyelik seri üretim tesbihlere kaydırdım. Biz de vefasızlık ettik anlayacağınız.” deyip elindeki kayakristali tesbihini yavaş yavaş çekmemeye başlıyor.

HER DERDE DEVA TESBİH
Kayakristali tesbihi: Yazın ele serinlik veriyor, kışın ise ısı.
Akik tesbihi: Stres gideriyor ve insanı hazır cevap yapıyor.
Kehribar tesbihi:
Vücuttaki mantarı yok ediyor, depresyonu önlüyor.
Kristal tesbihi:
Enerji veriyor.
Necef tesbihi:
Baş ağrısı ve migren ağrılarına iyi geliyor.
Hematit tesbihi:
Kan dolaşımını düzenliyor.
Malakit tesbihi:
Sırt ağrılarına ve kramplara iyi geliyor.
Pembe kuartz tesbihi:
İç huzuru sağlıyor, ruhu güzelleştiriyor.
Turkuaz tesbihi: Sakinlik, huzur ve mutluluk veriyor. Nazara karşı koruduğuna inanılıyor.
Firuze tesbihi: Damarları açıyor.
Ametist tesbihi: Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, migrene iyi geliyor.
Safir tesbihi: Hücreleri gençleştiriyor.
Granat tesbihi: Kanı temizliyor.
Lapis tesbihi: Mideyi rahatlatıyor. Uykusuzluğu gideriyor.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.