Devlete cevap vermemenin cezası 857 lira!

Devlete cevap vermemenin cezası 857 lira!
HABERLER PAZAR
15 Nisan 2012, Pazar

Evlerde internet kullanım oranı, işsizlik rakamları, sağlık sorunları, Türkiye'nin mutluluk anketi gibi konularla uzayıp giden kabarık bir liste... Sık sık gazete ve televizyonlarda hemen her konuda TÜİK anket sonuçlarını açıklıyor. Peki, onlar bu işi binlerce kişi üzerinden nasıl yapıyor? Bu merakla TÜİK'in kapısını çaldık. Bu sefer soruları onlar değil, biz sorduk.

Zaman zaman gazete ve televizyonlarda Türkiye İstatistik Kurumu'nu (TÜİK) duyuyoruz. Kurum, enflasyondan sağlığa, yoksulluktan yaşam kalitesine kadar hemen her konuda Türkiye genelinde araştırma yapıyor, istatistikler paylaşıyor. Peki, Türkiye genelinde anket çalışması nasıl yapılır, konu ve soruları kim belirler, sonuçları kim değerlendirir? En önemlisi de verilere ne kadar güvenilir? Öyle ya milyonlarca kişinin kapısını çalıp yüzlerce soru sormak ve analizini yapmak kolay iş değil. İşte tüm bu sorular ve benzerleri için merkezi Ankara'da olan TÜİK'in kapısını çaldık ve Başkan Birol Aydemir ile görüştük. Merak ettiklerimizi bu sefer de biz onlara sorduk.

TÜİK'in Türkiye genelinde 26 şehirde bölge müdürlükleri var. Verilerin tamamını onlar topluyor. Bunun için öncelikle konu ve soruların belirlenmesi gerek. Bu görev Eurostat (Avrupa İstatistik Ofisi) ya da TÜİK'in. Sonraki aşama, soruların kime sorulacağı. En titizlenilen bölümlerden biri de bu. Zira 74,7 milyon kişiye soru yöneltmek mümkün değil. İstatistik dilinde buna 'tabakalama' deniliyor. Kırdakine mi kenttekine mi, gence mi yaşlıya mı, evliye mi bekâra mı sorulacak? Sonuç, kitleyi temsil edebilmeli. Bilgiler sürekli teyit ediliyor

Konu ve muhataplar belirlendikten sonra bütün anketörler eğitime tâbi tutuluyor. Neyi, kime soracaklarını iyi bilmeliler. Eğitimler sona erdikten sonra saha çalışması başlıyor. Görüşmeler yüz yüze ve tablet bilgisayarlarla yapılıyor. Bilgiler anında merkeze geçiyor ve kontrollere başlanıyor. Sadece anket yapılması yeterli değil. Bütün sorular tek tek inceleniyor. Mesela 15 yaşındaki bir genç, üniversite okuduğunu söylemiş ya da bekârım diyen bir kişi 'çocuğum var' şıkkını işaretlemiş. Böyle durumlarda sorulara cevap veren kişi aranıyor ve bilgiler teyit ediliyor. Tabii on binlerce sorunun çapraz kontrolden geçmesi kolay değil. Bazı istatistikler aylarca hatta yıllarca sürebiliyor. Başkan Aydemir, "İki sayfadan oluşan tablo yayınlıyoruz ancak bunun arkasında anormal bir iş yükü var." diyor. Masa başında iş yapılmasının önüne geçmek için de anketlere cevap verenler tek tek aranıyor. Tabii tüm bunları öğrenince çalışan sayısına dair merakımız iyice artıyor.

TÜİK'te Türkiye genelinde 3 bin 408 kişi görevli. Ankara çalışanlar bin 50 kişi. Bunların 433'ü uzman, 51'i uzman yardımcısı, 424'ü istatistikçi, 40'ı matematikçi, 59'u mühendis, 29'u programcı. Anketörlerin sayısıysa bin 786. Bu kişilerde yüksekokul mezunu olma zorunluluğu aranırken bütün branşlardan başvuru kabul ediliyor. Ancak anketörler işe ilk girişlerinde 30 yaşını geçmemeli. Sayıları milyon kişiyi bulan anket çalışmalarında takviye yapılıyor. Geçtiğimiz günlerde 2 buçuk milyon aileye gidilen araştırmada mevcut sayıya 3 bin 500 kişi eklenmiş.

Kamuoyu bizi tanımıyor

Başkan Aydemir, çok veri ürettiklerini ancak bunları kamuoyuna aktarmada etkili olamadıkları özeleştirisinde bulunuyor. Ona göre, kurum olarak eksik ve hataları var. Bazen halkın anlayamayacağı teknik sonuçlar veriliyor. Çözüm için bazı projeler üzerinde duruyorlar. Mesela şu günlerde iletişim stratejisi üzerine çalışmaları var. Aydemir, kamuoyunun, kurumu tanımadığından dolayı bazen güven duymadığını, sonuçlarda tereddüt yaşadığını anlatıyor: "Oysa bütün araştırmalar çok ince hesaplarla yapılıyor, gerçekten titiz çalışıyoruz. Halk şüphe duymamalı. Ayrıca Avrupa Birliği bizden zaman zaman kalite kontroller istiyor. Verileri gönderiyoruz, analiz ediyorlar. Bugüne kadar uyarı almadık. Yani bu kurum, Avrupa Birliği'nin denetiminde çalışıyor."

Aydemir'in amacı, sadece analiz yapmak ve istatistikler çıkarmak değil. Önemli olan, bu verilerin topluma nasıl katkı sağladığı. Mesela, toplumun kültürü, nasıl yaşadığına dair bilgiler var. Her biri tartışma konusu. Verilerin yorumlanması lazım. Ne kadar çok istatistik kullanılırsa o kadar doğru karar alınır. Mesela evliliğin ilk beş yılında boşanmaların arttığına dair istatistik çıkıyorsa bu sürece dikkat edilmeli. Buna ilişkin politika geliştirilmeli. Ya da sağlık sektöründe en çok ölüm hangi hastalıkta yaşanmış. Kalp krizi mi, kanser mi? Buna göre sağlık bakanlığı politika geliştirir.

Anketörü geri çevirmenin cezası 857 lira!

Başkan Aydemir'e, "Kapınızı çaldığınız kişiler soruları cevaplamayı kabul etmezse ne yapıyorsunuz?" diye soruyoruz. Cevabı şaşırtıcı: "Her bireyin TÜİK'e istatistik kanunu gereği cevap verme yükümlülüğü var. Cevap vermeyi reddedenlere ceza kesiliyor. Kişilere 857 lira, firmalara bin 848 lira. Önce ev ve işyerlerine not bırakıyoruz. Dönüşüm olmazsa gerekli prosedür uygulanıyor." Ceza, kişi ve firmalara kesiliyor ancak kamu kurumları bu çemberin dışında. Bugüne kadar birçok kamu kuruluşu cevap vermeyi reddetmiş ancak ceza uygulanmamış. Çünkü yasada kamu ibaresine yer verilmemiş. Aydemir, bu ayrımcılığı doğru bulmuyor: "Girişimde bulunduk ancak başaramadık."

Türkiye'de ilk kez taraftar sayısı açıklanacak

TÜİK'in bugüne kadar neredeyse araştırma yapmadığı konu yok. Başkan da bu bilgiyi doğruluyor. Ancak foto muhabirimiz "Taraftar sayısı konusunda anket yapılmadı." diyor. Başkan heyecanlanıyor: "Bunu hiç düşünmemiştim. Artık hakikaten şu memlekette Galatasaraylı mı çok, Fenerli mi artık belli olsun." Hemen ilgili birime telefon ediyor: "4 bin 300 haneye soracağımız yaşam memnuniyeti anketine bir soru daha ekleyelim." Başkan Galatasaraylı olunca "Sonuca müdahale etmezsiniz değil mi?" esprileri kaçınılmaz oluyor. Türkiye'de ilk kez yapılacak bu anketin sonucu için gelecek yılın mart ayını beklemek gerekli. Çünkü yaşam memnuniyeti anketi bu yıl yayınlandı.

Bilgiler güncellenmiyorsa neden varız?

Aydemir, günde yaklaşık 12-13 saat çalışıyor. Hafta sonları mesai yaptığı da oluyor. Çünkü bazı anketlerin belli tarihlerde verilmesi gerekiyor. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan milli gelir ve enflasyon anketini yetiştirmek için ekip gece üçe kadar çalışmış. Yine yoğun bir çalışma döneminde aldığı e-mail onu epey üzmüş: "Bir matematik öğretmeni sitedeki TÜİK çocuk sayfasından öğrencileri için yararlanıyormuş. Bilgileri güncellemeyi unutmuşuz. Bize epey sitemde bulundu. Çok üzüldüm. Pazartesi günü toplantıda e-maili arkadaşlarıma okudum. 'Bilgileri güncellemiyorsak neden bu işi yapıyoruz?' diye sordum. Artık bütün bilgileri güncellemede daha hassas davranıyoruz."

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
Sonraki Haber