İçecek kutularından sıra çıktı!

İçecek kutularından sıra çıktı!
HABERLER PAZAR
7 Ekim 2007, Pazar

Küresel ısınma, kuraklık, dengesi bozulan tabiat, kirlenen hava ve denizler, kuruyan göl ve ırmaklar, hızla yok olan ormanlar ve canlılar… Dünyamızı bu tür çevre sorunları sarmış. Neredeyse her ülke zor bir çevre problemi ile sınavdan geçiyor. Sorunların üstesinden gelmek için büyük toplantı ve konferanslar düzenleniyor, projeler hazırlanıyor ve çözüm önerileri sunuluyor.

Fakat tabiat her geçen gün adeta eriyor. Gelecek nesiller için tehlike çanları şiddetle çalıyor. Bunun farkında olan gençler ise toplumsal bir bilinç oluşturma ve geleceklerini garanti altına almanın derdinde.

Sorunun uluslararası bir boyutta cereyan etmesi de, genç beyinlerin aynı çatı altında toplanarak işbirliği yapmasını zorunlu kılıyor. Bu nedenle, özellikle gençlere ve çocuklara yönelik uluslararası çevre programları büyük ilgi görüyor. Bunlardan biri de Bayer firmasının desteğiyle Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) kapsamında her iki yılda bir yapılan Tunza Uluslararası Gençlik Konferansı. İlki 2003 yılında yapılan konferansın bu seneki adresi ise Almanya’nın Leverkusen kenti idi. Konferansa, ABD, Brezilya, Çin, Rusya, Hollanda, Filipinler ve Kenya gibi birçok kıtadan 85 ülke katıldı. Bu ülkelerden gelen gönüllü 180 genç, kendi bölgelerindeki çevre sorunlarını gündeme taşıdı. Diğer ülkelerde yaşayan yaşıtları ile ortak projeler oluşturdu. Beş gün süren programda, Türkiye beş öğrenciyle temsil edildi. Özel Koç Lisesi öğrencilerinden Enes Ayaz (18), Alper Öktem (17), Ahmet Akış (18) ve Kıvanç Öztüre (17), meyve suyu ve süt kutularından okul sırası üretme projesi ile Volvo Adventure Proje Yarışması’nda dünya birincisi olunca konferansa davet edildi. İstanbul Enka Lisesi’nde okuyan Dimitri Taşmalı (20) ise Türkiye ile Avrupa’daki gençlerin koordinasyonunu sağlamakla görevli danışman olarak konferansta yer aldı.

Tunza Konferansı’nda ‘Çevreye Hizmet Eden Teknoloji’ vurgusu ön plana çıktı. Konferansa katılan gençler, atölye ve genel kurul çalışmalarında iklim değişimi, yenilenebilir enerjilerin önemi, teknoloji transferi ve ülkelerindeki çevre çalışmalarının gündemi gibi konuları tartıştı. Türkiye’den katılan öğrenciler ayrıca dünya birincisi olan projelerinin sunumunu da gerçekleştirdi. Türk ekibi, kendilerini ‘Türkiye’nin genç çevre elçileri’ konumuna getiren projenin kendilerine bir anda önemli kapılar açtığını belirtiyor. Ekipte yer alan Ahmet Akış bu süreci şöyle özetiliyor: “Meyve suyu ve süt kutularından okul sırası yapma projesi ile UNEP ve Volvo firmasının düzenlediği Volvo Adventure Proje Yarışması’na katıldık. Önce Türkiye birincisi olduk. Ardından İsveç’e gidip dünya birinciliğini elde ettik. Ödül olarak 10 bin dolar ve Tunza Konferansı’na katılma hakkı elde ettik.” Enes Ayaz ise içecek kutularından sıra yapma fikrinin nasıl doğduğunu anlattı. Bir ilköğretim okuluna ders vermeye gittiklerini dile getiren Ayaz, “Arkadaşlarımla beraber Ahmet Refik Oral İlköğretim Okulu’nda öğrencilere OKS ve İngilizce ile ilgili dersler veriyorduk. Okuldaki eksiklikler dikkatimizi çekti. Birçok ihtiyaçları vardı. Gördüklerimizi coğrafya hocamız Özlem Baltalı’ya anlatınca bize içecek kutularından okul sırası yapabileceğimizi söyledi. Biz de kolları sıvadık.” diyor. Hocalarından fikir alan gençler, ilk olarak etrafa bir çağrı yaparak içecek kutularını toplamaya başladı. Sonra da bazı kurumlarla anlaşarak bunları ilk önce plaka sonra da sıra haline getirdi. Çalışma sonucunda 30 sıra yapıldı ve eksiği olan okullara dağıtıldı.

Tunza Konferansı’na katılan gençlerin birçoğu ileride başka bir meslekle uğraşmak istiyor. Fakat onlar, ömürleri boyunca çevre için gönüllü olarak çalışmaya razı. Şimdiden çevre sorunlarına karşı yapılması gerekenler için kafa yoruyorlar. Her birinin farklı çözüm önerileri var. Örneğin, Alper Öktem çevre sorunlarının önüne geçilmesi için üç unsurun gerçekleşmesi gerektiğini savunuyor. Öktem bu unsurları şöyle sıralıyor: “Dünyada daha adil bir paylaşım düzeni kurulmalı. Şu an dünyadaki kaynakların dörtte birini ABD tüketiyor. Ama nüfusu birçok ülkeye göre daha az. Daha insancıl bir ahlak sistemi tesis edilmeli. Çünkü sorunların aşılması için insanların birbirine saygı göstermesi ve hoşgörülü olması gerekiyor. Son olarak da, daha iyi bir çevre bilinci oluşturulmalı. İnsanlar kendi kendilerini yok etmek istemiyorlarsa bu üç unsuru yerine getirmeli. Bu biraz ütopik bir şey gibi görünüyor. Ama herkes işe kendinden başlar ve sonra bu bilinci çevresine yayarsa başarılı olunabilir.”

Enes Ayaz’ın Türkiye’deki çevre hakkında yaptığı değerlendirme de önemli bir noktaya temas ediyor: “Batı’nın çevre yaklaşımı ile Türkiye’yi kıyaslamak doğru değil aslında. Çünkü Türkiye’de çözülmesi gereken çok daha önemli sorunlar var. Kışı nerede geçireceğini düşünen, odununu kömürünü alamayan bir insandan çevre bilinci sahibi olmasını veya ‘Doğaya daha az zarar veren doğalgazı kullanayım.’ demesini beklemek doğru değil. O yüzden bizdeki çevre hareketleri tabandan tamamen kopuk. Daha çok belli bir kesime hitap eder bir şekilde yürütülüyor.” Ahmet Akış ise arkadaşının sözlerini şu iki cümleyle özetliyor: “İnsanlar önce yaşamak istiyor. Ardından iyi yaşamak istiyor.”

Kıvanç Öztüre de herkesin yapabileceği bazı şeylerin olabileceğine dikkat çekiyor: “En basitinden biz okulda yazıcıdan çıkan hatalı kâğıtları bile atmıyoruz. Bir kutuda biriktirip geri dönüşüm için kullanıyoruz. Piller de aynı şekilde toplanıyor. Okulda bunun gibi sürekli bazı projeler yapılıyor. Bir öğrenci çevre ile ilgili bir çalışma yapmak istiyorsa, öğretmenlerimiz yardım etmekten mutluluk duyuyor. Dolayısıyla herkesin kendince alabileceği önlemler var.”


Tunza nedir?

Konferansın adındaki ‘Tunza’ sözcüğü Doğu Afrika’da konuşulan Kiswahili dilinde ‘özenle ve sevgiyle tedavi etmek’ anlamına geliyor. Bu, aynı zamanda UNEP’in gençler ve çocuklara yönelik tüm programlarının da sloganını oluşturuyor. Organizasyonun merkezi Kenya’nın başkenti Nairobi’de bulunuyor. İlki 2003 yılında Rusya’nın Dubnia, ikincisi ise 2005 yılında Hindistan’ın Bengalor şehrinde düzenlenen konferansta bir araya gelen gençler, çevre sorunlarına karşı ortaklıklar oluşturarak projeler geliştiriyor. Belirlenen stratejiler doğrultusunda gençler, otoriteler ve uluslararası kuruluşlar üzerinde de baskı oluşturmayı amaçlıyor. Hazırlanan raporlar, dünya liderlerinin katılımı ile gerçekleştirilen ‘Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’ için de önemli bir kaynak olarak kabul ediliyor.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
Sonraki Haber