Kek tenceresinden balina sesi çıkacağı aklınıza gelir mi?

Kek tenceresinden balina sesi çıkacağı aklınıza gelir mi?
HABERLER PAZAR
29 Ağustos 2010, Pazar

Hayatın temposunu kapılar ardında bırakıp ritim cümbüşünde kaybolmak için Galata Yokuşu'nu tırmandık ve ritim ustası Okay Temiz'in yanında bulduk kendimizi.

Kek tencerelerinden balina sesi çıkartabilen mucit müzisyenin ritimlerini size duyurmak için haberimizin sesini biraz açıyoruz şimdi.

Mor duvarlar, yeşilli turunculu tavanlar ve bir sürü müzik aleti arasında konuşmaya başlıyoruz Okay Bey'le. Özgün müzikleriyle yurtiçi ve yurtdışında yaptığı çalışmalarla tanınan Temiz'in Kuledibi'nde sevimli bir atölyesi var. Kendi icat ettiği müzik aletleriyle hayatın ritmini yakalıyor olmalı ki var olan müzik aletleriyle yetinmeyip icatlar yapıyor. Dümbüka, su telefonu, sihirli piramit, Temiz'in icatlarından sadece birkaçı. Doğadaki sesleri müzik aletleriyle buluşturuyor, ritmin her türlüsünü dans ettiriyor. Örneğin kek tencerelerinden balina sesinin çıkacağı hangimizin aklına gelir ya da renkli kavanoz kapaklarından hoş sesli shaker yapmak. Bir de motor kaskından yaptığı elektronik enstrüman var tabii. Anlayacağınız etrafınızda gördüğünüz birçok eşya, Temiz'in ellerinde ritim için hayat buluyor.

Balina ve okyanus seslerini dalga dalga etrafa yayan 'su telefonu' ise en ilginç icadı. Okay Temiz, iki kek tenceresini kaynak yapmış. Bu tencerelerin arasını suyla doldurmuş. Tencerelerin üzerinden uzanan boruya keman yayı temas ettiğinde çıkan ses şaşırtıcı. Gözlerinizi kapattığınızda denizin altındaki rüzgârları hissediyorsunuz sanki. Keşke haberimize ses verebilsek de size bu sesin güzelliğini duyurabilsek... Bambaşka bir tını bulduğumuz, doğayla iç içeymişiz hissi veren 'artemis' ise diğer bir icadı. Deve ve koyun çanlarından yaptığı bu müzik aletinde ise ritmin başka boyutunu işitiyoruz. Bir dönem koyunlara çobanlık yapması bu aleti geliştirmesinde etkili olmuş tabii. Müzisyen ruhu çocukluğunda şekillenmiş bir bakıma. Çocukluğunda annesinin kırılan udunu tamir etmiş. Kırılan bir cümbüşe koyun derisi gererek ilk davulunu yapmış. 1971'de çekiçle bakırı döve döve 'dümbüka' adını verdiği davulu icat etmiş. Yıllardır el emeği göz nuru müzik aletleri üretmeye devam ediyor.

Bekle Vatikan! Okay Temiz geliyor

Okay Temiz, 23 yıllık İsveç macerasından sonra Kuledibi'nde ritim tutturdu. Tutturduğu son ritmin projesi Türkiye'de mâkes bulmadı ama Vatikan projeye talip olmuş. Ritmin Efendisi olarak bilinen Okay Temiz'in 'Mistik Medeniyetler Buluşması' ile mistik müzik alanında isim yapmış büyük sanatçıları bir araya getirmeyi planlamış. Tüm dinlerden ve farklı milletlerden Lennart Aberg, Demis Roussos, Feyruz, Trilok Gurtu gibi 120 müzisyeni buluşturmayı amaçlayan proje, Kültür Bakanlığı'nda beklemede. Ancak papalığın merkezi Vatikan, önceki Papa döneminde projeye ev sahipliği yapmak istemiş. Temiz, 2004'te Avrupa'nın meşhur medyumlarından Rozi ile tanışmış. Rozi, ölen papayla yakın arkadaşmış ve papaya Temiz'in projesinden bahsetmiş. Papa da projeyi Vatikan'da hayata geçirebileceklerini belirtmiş. Ritmin babası, bu projenin yurt dışında gerçekleşmesini daha doğal buluyor. Çünkü bu müzisyenlerin birçoğu zaten kiliselerde konser veriyormuş. Temiz ise projeyi Mevlana'nın ruhuna Konya'da başlatmak istiyor. Sonrasında Efes Meryem Ana, Akropol, Leningrad, Moskova ve birçok ülkede mistik müzik şöleni vereceklerini söylüyor. Yani Temiz'in gönlü projeyi Türkiye'de hayata geçirmekten yana. Çünkü ona göre Türkler 'eller havaya' eğlence anlayışından sıyrılmalı ve belediyeler kültür adı altında verdikleri halk konserlerine kalite getirmeli. Üstelik Türk müziği ve folkloru otantik havasını yitirmiş ve turistik amaçlı kullanılır olmuşken...

Müzik öğretmeninden dayak yemiş

Okay Temiz'in çocukluk yıllarına uzanıyoruz. Çatalca'da çiftlikte büyümüş. Tarla da çapalamış, koyun sürülerine çobanlık da etmiş. Öğrencilik yıllarında müzikle arasının nasıl olduğunu merak ediyoruz. Türk müziği ile ilgili ilk tınılarını musiki eğitimi alan annesi Naciye Hanım'dan öğrenmiş. Annesi, ud çalarmış. Temiz ise kanepenin kenarına vurarak annesine eşlik edermiş. Okuldayken de ellerini masaya vurarak müzik yaparmış. Bir gün sınıfta mızıka çalıyormuş. Arkadaşlarına da ritim tutturmuş. Sınıfa gelen müzik öğretmeni gürültü çıkardığı gerekçesiyle onu dövmüş. Müzik öğretmeni, gün gelip de Temiz'in ritimlerin efendisi olacağını nasıl tahmin etsin? Öğretmene küsse de müziğe küsmemiş ve ortaokuldan sonra annesinin yönlendirmesiyle konservatuara kaydolmuş.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir