Osmanlı hangi kıyafatleri neden yasakladı?

HABERLER PAZAR
17 Şubat 2013, Pazar

Osmanlı tarihinde de kadınların kıyafetlerine getirilen yasaklar var. Hindistan’a çok para gittiği için yasaklanan Hint şalları, gayrimüslimlerin kıyafetlerine benzeyen elbiseler, dar feraceler, geniş yakalar yasaklananlar arasında...

Cumhuriyet’in en önemli sorunlarından biridir kadınların nasıl giyindiği/ giyinmesi gerektiği. Hatta ilk yıllarda bir ‘çağdaş kıyafet’ seferberliği yaşanır ki sancıları hâlâ devam ediyor. Şapka ve Kıyafet İnkılabı ile başlayan kıyafet yasakları ve zorunlulukları, kararnameler ve yönetmelikler ile bugüne kadar devam etti.      


FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN


    Tarihte de kıyafetlere dair birçok yasaklar getirilmiş. Mesela Osmanlı’nın çeşitli dönemlerinde özellikle kadın kılık kıyafetlerine getirilen pek çok yasak var. Fakat bu yasakların dayanakları bugünkülerden çok farklı. O zamanlar ekonomiyi etkileyen, dine aykırı olan, sınıfsal ayrımı ortadan kaldıran ve gayrimüslimlerin kıyafetlerine benzerlik gösteren kıyafetler yasaklanmış. Özellikle 16. yüzyılda padişahların halife unvanını almalarıyla birlikte Müslüman kadınların kıyafetlerine daha fazla hassasiyet gösterilmiş ve sokak giyimlerinin padişah fermanlarıyla şekillenmesi geleneği başlamış.

    Dine aykırı olduğu gerekçesiyle eleştirilen kıyafetlerin başında büyük yakalı ve gösterişli feraceler geliyor. Örneğin Lale Devri’ndeki eğlence kültürüyle birlikte dar feracelerin giyilmesi çıkarılan bir fermanla yasaklanıyor. Daha bol feraceler giyilmesi isteniyor. Geniş kurdelelere ve geniş yakalara da sınırlama getiriliyor.

1725 tarihinde yayınlanan şu fermanda kadınların kıyafetleri daha çok dini ve ahlaki yönden eleştiriliyor: “Halkının günlük kıyafetinin şeriata uygun olması devlet namusu gereğindendir. Fakat savaşlar yüzünden çok önemli işlerle uğraşılırken bu husus ihmal edilmiştir.

Bazı yaramaz kadınlar bunu fırsat bilip, sokaklarda halkı baştan çıkarmak gayesiyle aşırı süslenmeye başlamışlardır. Yeni biçimlerde çeşitli esvaplar yaptırmışlar, Hıristiyan kadınlarını taklit ederek başlarına acayip serpuşlar geçirmişlerdir. Nice utanç verici biçimler çıkarıp namus edebini tamamen ortadan kaldırmışlardır. Birbirinden görerek bu hal namuslu kadınlar arasında da yayılmıştır.”

1792 tarihli fermanda ise içteki kıyafeti göstermesi sebebiyle İngiliz kumaşından yapılmış feracelerin giyilmesi men ediliyor. Bu yasaklara uymayan kadınların genellikle sokakta yakalarının kesileceği ve esvaplarının yırtılacağı ilan ediliyor. Giyinmekte ısrar edenlerin cezası ise başka şehirlere sürgün.

Giyim belası yüzünden paralar Hindistan’a akıyor

İthal kumaşlardan yapılmış feracelerin yasaklanmasının en önemli sebebi aslında ekonomik. Avrupa’yla ilişkilerin gelişmesiyle Batı’dan ipekli kumaşlar, danteller, doğudan Hint kumaşları ve Rusya’dan kürkler İstanbul pazarına girmeye başlıyor. Doğal olarak bu durum kıyafetlere de yansıyor. I. Abdülhamid giyim israfını engellemek için 1776’da Osmanlı kıyafet nizamnamesini çıkarıyor. Nizamnameye göre; devlet ricaline ait değerli ve çeşitli kürkleri, çiçekli kaftanları, Hint şallarını halkın kullanması yasaklanıyor. Bunların yerine İstanbul ve öteki Osmanlı kentlerinde dokunan, İstanbul ve Engürü şallarının, Bursa kutnisinin, Şam alacasının giyilmesi isteniyor. Giyim belası yüzünden esnafın borca battığı vurgulanarak bol yenli erkân kürkünü vezir ve ulema dışındaki kimselerin giymesi yasaklanıyor. Çünkü bu kıyafetler yüzünden İstanbul’dan Hindistan’a çok para gitmektedir. Yasak eşyaları dokuyan ve giyenlerin, evlerinin ve işyerlerinin önünde asılacağı bildiriliyor. Görüldüğü gibi bu nizamname hem saray erkânı ve halkın giyeceği kıyafetleri ayırıyor hem de milli ekonomiyi korumaya yönelik tedbirler alıyor.

,


FOTO GALERİ İÇİN TIKLAYIN


Sarı, pembe ve benzer renklerde  ferace giyilecektir!

Osmanlı’da gayrimüslimlerle Müslümanların kıyafetleri kesin çizgilerle birbirinden ayrılmış. Sırf bu nedenle çıkarılmış fermanlar da var. II. Mahmud 1819’da yayımladığı fermanda Müslüman kadınların sarı, pembe ve benzer renklerden ayrı renkte ferace giyemeyeceğini bildiriyor. Başka fermanlarda da gayrimüslimlerin Müslümanları taklit eden giysiler giymeleri özellikle yeşil renkte başlık kullanmaları yasaklanıyor.

Her ne sebeple olsun; Osmanlı döneminde 16. yüzyıldan başlayıp, özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda (1718, 1725, 1730, 1776, 1792, 1807, 1819, 1828, 1839, 1889) birçok kez kıyafet fermanları yayımlanıyor. Sık sık ferman çıkarılması kadınların yasaklara çok da uymadıklarını düşündürüyor. Tabii ki cezaların da katı biçimde uygulanmadığını… Aslında tüm bunlar yasaklarla bir yere varılamayacağını da gösteriyor.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.