Zihni’den sinir
bozan 5 bin icat

Zihni’den sinir <br>bozan 5 bin icat
HABERLER PAZAR
18 Kasım 2007, Pazar

İrfan Sayar’ın çizdiği Porof. Zihni Sinir tiplemesi muzip icatlarıyla 30. yaşına bastı. Akla ziyan ‘proce’lerin mucidi İrfan Sayar, bugüne kadar 5 binden fazla icat yaptığını söylüyor. Biz de hem icatları hem de Einstein sergisini mercek altına aldık.

Hah nihayet bekleyip dururken o da oldu; Einstein’ın sergisi açıldı. Bilimsel meraktan değil, durum tespiti yapmak için yolunu gözleyip duruyordum. İcabında kendimi bilime feda edecek bir kültürel donanım dahi kazandım son günlerde. Özümü tartıya vurduğumda yerçekimsiz ortamda sekiz-on kilo fazlam var, üstelik etimi ayrı kemiğimi ayrı tartarsanız bambaşka sonuçlar da ortaya çıkıyor. Al benim hesabı Einstein teorisindeki ‘uzay zaman eğridir’ prensibine uyarla! “Uzay zamanın eğriliği kütle çekimi, yani gravitasyona eşittir” düsturuyla benim kemik yoğunluğum arasında bir fark göremiyorum şahsen.

Dünyada büyük ilgi gören Einstein sergisini bahane ederek Doğuş Power Center’a kendimi atmamın nedeni de bir taşla iki kuşu birden ürkütmekten ibaret, kuantum fiziğini temelden sarsacak bir teori ortaya atmak değil. Einstein sergisinden önce açılan Porof. Zihni Sinir sergisini turlayıp vakit geçirmek. Kalan zamanda da Einstein’ın devrim niteliğindeki bilimsel kuramlarını son teknoloji ürünü etkileşimli objelerle aydınlatan sergiye uğramak.

Niyetimin ikisini birden gerçekleştirdim. Yalnız halının tozu da bitmez, delinin sözü de. Vakti olanlar yazıya bu paragraftan sonra eşlik edebilir, işi olanlar işinin başına dönebilir. Einstein’ın elyazmalarının yer aldığı bu önemli sergi, bu dehanın şahsını, bilimini ve dünyasını bir araya getirmeyi başarmış. Ben ise bu kadar başarıyı görememek gibi bir başarıya sahip oldum. Einstein’ın kuantum, foton telepatisi, uzay ve zaman, görelilik kuramlarının izlerini arayıp durdum. Ne buldum ne de bulana rastladım. Ancak Doğuş Power Center’ın girişindeki Porof Zihni Sinir’in proce’lerini görünce mal bulmuş Mağribi’ye döndüm. Teoriyse teori, icatsa icat! Kullanışlı ve matrak! Daha içeri adım atar atmaz komik röntgen filmleri çeken x-ray cihazından geçerek bu hayal dünyasına dahil oldum. Belki çocukluğunda fazla oyuncağı olmamış bir kişilik, belki de bilimin işlevsel olanından yana olan akademisyen kişiliğim nedeniyle her bir icadı özenle kurcaladım. Kurcaladım diyorum, zira Zihni Sinir proceleri bir karikatür olmaktan çıkıp 3 boyutlu olarak sergileniyor burada. Aralık ayının sonuna kadar da uçuk kaçıklıktan hoşlanan ziyaretçileri ağırlayacak. Vaktiniz kalırsa Einstein sergisine de (Mart 2008’e kadar açık) uğrarsınız artık. Orası için kıyafetini uyumlu bulmayanlar market alışverişini yapıp evlerine kısayol tuşuyla dönebilir.

Bizim Aynştayn’ımız Zihni Sinir

Otuz yıldan bu yana çizdiği icatlarla hepimizi güldüren İrfan Sayar, ‘çubuk iken çıt, hezen iken küt eden’ cinsten birisi. Aynştayn olmak için eksiği yok, fazlası var. Hem de 5 bin tane icat karikatür yapacak kadar fazlası. Yaptığı karikatürleri bu şekilde elle tutulur, gözle görünür bir şekilde görünce doğrusu bilim dünyası adına heyecanım depreşti. Her yıl yüzlerce icat için aşındırdığımız patent dairesinden bugüne değin dünyaya açılmış bir icadımız yok iken burada gördüklerimin bilimin ruhuna aykırı olmaması beni nedendir bilmem ayrıca mutlu etti. İrfan Sayar’ın çekyatlı bank procesini çok tuttum mesela, hemen uyuyasım geldi. Maçlarda 9 metre 15 cm tartışmasını bitirecek kendinden metreli futbol topu, sosyal meseleleri çözmekte kullanacağımız ‘ayıkla pirincin taşını’ procesi, sevgililerin göz göze gelmesini sağlayacak ve başka bir yere bakmasını engelleyecek gözlük procesi, yumurta tokuşturma makinesi, radarlı kedi, saçları ortadan ikiye ayıran tarak, yaya geçidinden seksek oynayarak geçme procesi, çay poşeti sıkma makinesi, ayakkabı bağcığınızı bağlamak için eğilme sorununu ortadan kaldıran proce gibi hayatın içindeki birçok soruna çözüm getiren esprili icatlar bunlar. Benim bilimden anladığım bu. Yanlış anlıyorsam düzeltin. Üstelik İstanbul’un trafik sorununa çözüm sağlayacak onlarca karikatür de cabası... Tam Zihni Sinir’lik! Yaya arabası bunlardan birisi. İçine girip ayağınızla hareket ettiriyorsunuz. Altı boş olan aracın aynası, radyosu, sileceği, kornası mevcut. Hızını sizin adımlarınızın hızı belirliyor. Hele bir tane dikiş makineli bisiklet procesi var ki; otur yanında ağla yani. Aynştayn görse ağlamadan ya da dilini çıkarmadan geçmezdi. ‘Bisikletli Dikiş Makinesi’ isimli proceyi teyzesi için yapmış İrfan Sayar. “Teyzem terzi ve evde sürekli dikiş dikiyordu. Hem dikiş diksin hem de caddelerde dolaşsın diye realize ettim. Bununla sokakta gezdim, insanlar garip şekilde baktılar. Kaldırım kenarında dururken arabaları çekmek için gelen trafik ekibi ‘ne olduğu belli olmayan aracın sahibi, aracınızı çekin’ diye anons etti.” dediği makine, siz pedal çevirdikçe dikiş makinesinin çalışması esasına dayanıyor. Gerçekliğin canı Power Center’a! Einstein’ın, gerçekliği keyfiyete göre endekslediği görelilik kuramı burada tezahür etmiş zaten, Porof’umuz kendi keyfine göre dizaynını yapmış. İste sana bir yazlığını bir de kışlığını yapsın. [email protected]


Porof Zihni Sinir İrfan Sayar:

Beş binden fazla icadım var!

Çocukken yazları Manisa’da köye gidiyorduk. Anne babam, oyuncaklarımı götürmeme izin vermiyorlardı. Ben de köyde kendi oyuncaklarımı yapmaya başladım. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi Dekor Bölümü öğrencisiyken Oğuz Aral’la tanışıp Gırgır’da Zihni Sinir çizmeye başladım. Bu sergiyle Zihni Sinir’in projelerini üç boyutlu hale getirmiş olduk. Estetik, mizah ve fonksiyonelliği buluşturduk. Zihni Sinir projeleri de hep heykel olarak kalsın istiyorum aslında. Bugüne dek 5 binden fazla çizim yapmışımdır. Bu icatları arşivlemek bile problem. Bir de insan neyi düşünüyorsa sonunda onu mutlaka gerçekleştiriyor. Futbol topunun içine hava koyuyorsun ve bütün dünya peşinden koşturuyor. Ben de hayalle gerçek dünya arasında köprü kuruyorum.”


Einstein ile Zihni Sinir arasındaki 7 fark

1. Einstein formülcüdür, e=mc2 formülünü savunur. Porof. Zihni Sinir proce’cidir. Komik proceleri hiçbir formüle ve ipe sapa gelmez.

2. Einstein, fiziğin ve yerçekiminin kurallarını ortaya koymuştur, Zihni Sinir hem fiziği hem de yerçekimi kurallarını akıllara ziyan icatlarla alt etmiştir.

3. Einstein üretme gücünü bilimden alır, Zihni Sinir ise sosyo-ekonomik realitenin dayattığı zorluklardan edinir.

4. Einstein, görelilik kuralı ile fizikte devrim yapmıştır, Zihni Sinir ise görecelik kavramı ile aklına esen icatları yapmıştır. Pozu, masa başı oturan adamdır.

5. Einstein’ın en meşhur pozu dilini çıkardığı fotoğrafıdır. Türk Aynş-tayn’ı Zihni Sinir ise muzip icatlarıyla şapka çıkartır.

6. Einstein’ın çalışmaları bilimsellik, teori ve deney üzerine, Zihni Sinir projeleri ise estetik, mizah ve fonksiyonellik üzerine kuruludur.

7. Einstein’ın çalışmaları kuram kokar, Zihni Sinir ise buram buram pratiktir.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir
Sonraki Haber