Seçim paketi

HABERLER POLİTİKA
10 Ağustos 2006, Perşembe

Hükümet kanadı seçim sisteminde yapılacak değişikliklere dair önerilerini tartışmaya açmaya hazırlanıyor.

AK Parti kurmaylarının yaptığı açıklamalara göre seçim paketinin içinde, seçim barajının düşürülmesi, Türkiye milletvekilliği, daraltılmış bölge, seçilme yaşının 25’e indirilmesi gibi konular var. Paket, açıldığı zaman yaz sıcaklarını da aşan bir hararete yol açacak. Zira konu Türkiye için gerçekten hayati bir konu. Mutlaka dar parti gözlüklerinin ve hesaplarının dışına çıkılmalı, ortak akıl seferber edilmeli ve toplumun bütünü için en sağlıklı ve dengeli sonuçlara varılmalı. Çünkü bu alan, demokratik ve meşrû bir toplum mühendisliği alanı. Bu alana anayasa mühendisliği de deniyor. Seçim sistemini yeniden tasarlayarak birçok sorunu çözmek, toplumu dönüştürmek, siyasî iklimi değiştirmek mümkün.

Önce, “sık sık seçim sistemi değiştirmek doğru değil” itirazına cevap verelim. Neden olmasın? Türkiye siyasî rekabet kültürüne, geleneklerine, toplumu ortak siyasî hedeflere seferber etme yeteneklerine uygun bir seçim sistemini henüz bulamadı. Sayısız seçim sistemi var. Oturup masa başında yenilerini de üretebilirsiniz. Üretir ve denersiniz. Demokrasi, kurumların en yavaş işlediği siyasî sistemdir. En sağlam yöntem de deneme yanılma yöntemidir. Üstelik bu yöntemle edindiğimiz zengin bir birikim de mevcut.

Seçim sistemi aracılığı ile siyasî iklimi kıştan yaza çevirebilirsiniz. Çatışmalara son verip, huzur ve barışı egemen kılabilirsiniz. Elinizdeki araçları dengeli ve dikkatli kullanmak kaydıyla. “Yönetimde istikrar” ve “temsilde adalet”, anayasal prensipler olmasına rağmen tek başlarına anlamlı değiller ve bu zıt tercihleri telif etmek neredeyse imkansız. Ama toplumun sorun çözme yeteneğini geliştirecek, ılımlı ve yapıcı bir siyasî iklime katkıda bulunacak seçim sistemi kurgulamak pekâla mümkün. Birbirinden beslenen iki sorun çok önemli. Türkiye’nin etnik sorunu ile terör arasındaki bağı demokratik çözümler vasıtasıyla kesmek. Kürtleri, hukuk devletinin şemsiyesi altında onurlu vatandaşlar olarak ve gönüllü katılım ile bütünün parçaları haline getirmek. Bütünleşmenin seçim sistemine terettüp eden çaresi de, seçim barajını düşürerek Kürt sorununa endeksli siyasetin Meclis’te temsiline imkân tanımaktır. Terör ile demokratik temsil bir tahterevallidir. Biri düşerse öteki yükselir veya birini yükseltirseniz ötekini düşürürsünüz. Üstelik parlamentosunda, etnik sorunları sabırla, olgunlukla, tahammülle tartışmayı ve çözüm aramayı becerebilen bir ülke haline gelmek, başka birçok sorunu çözme yeteneğini de geliştirmek demektir. “Kürt sorunu”nun önemli ayaklarından biri temsil sorunudur. Bu sorun, seçim sistemi aracılığıyla çözüldüğü takdirde bile, çok önemli bir mesafe aşılmış olacaktır. Çözüm, ülke barajının % 5’e çekilmesidir.

İkinci sorun, parti içi demokrasiyi geliştirmektir. Demokratik rejim partiler aracılığıyla işler. Partilerde işlemeyen demokrasiyi ülkeye teşmil edemezsiniz. Seçim sistemi, tek başına parti içi demokrasiye önemli etkilerde bulunur. Dar bölge tek isimli çoğunluk sistemi, lider oligarşisini azaltır. Çünkü dar bölgede lider, kendi adamını değil, seçilecek kişiyi aday göstermek zorundadır. Bizde, 91 seçimlerinde uygulanan “tercih sistemi” de parti içi demokrasiyi pekiştiren bir sistem idi. AK Parti’nin seçim paketi içinde yer aldığı anlaşılan ve 95’te denenen ama uygulanamayan “Türkiye milletvekilliği” düzenlemesi de, tam tersine lider oligarşisini kuvvetlendirecektir. Bu düzenleme seçim bölgesi olmadığı için halkla teması olmayan, adaylığını lider sağladığı için sadece liderlerine karşı sorumlu 100 milletvekiline Meclis’in kapılarını açacaktır.

Hemen her seçime değiştirilmiş bir seçim sistemi ile gittik. Bu değişikliklerin neredeyse tamamı, kanun çıkarma gücüne sahip iktidar partisine avantaj sağlamak amacı güdüyordu. Şimdi, ortak aklı merkeze alarak kamunun çıkarını gözetebilirsek, yeni seçim sistemi aracılığıyla ülkeyi rahatlatabilir ve demokratik zemini tesviye edebiliriz.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir