Töre cinayetleri azalmıyor, artıyor

HABERLER POLİTİKA
19 Haziran 2008, Perşembe  16:31

Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, her yıl yaklaşık 200'ü aşkın insanın töre ve namus cinayetlerine kurban gittiğini belirtti.

Fendoğlu, mevzuat ve uygulamada gerçekleştirilen tüm çabalara rağmen yıllar itibariyle töre ve namus cinayetlerindeki küçük de olsa artışlar kaydedildiğini söyledi.

Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, Swissotel'de düzenlenen "Kadın ve Katılım: Sorunlar ve Çözümler" konulu toplantıda, başkanlık tarafından 2003-2007 yıllarını kapsayan Töre ve Namus Cinayetleri Raporu'nu açıkladı.

Fendoğlu, her yıl yaklaşık 200'ü aşkın insanın töre ve namus cinayetlerine kurban olduğunu belirterek, "Bu konuda mevzuat ve uygulamada gerçekleştirilen tüm çabalara rağmen yıllar itibariyle töre ve namus cinayetlerindeki herhangi bir azalış gözlenmemekte, bilakis küçük de olsa artışlar kaydedilmektedir. 2003 yılında töre ve namus cinayetine kurban gidenlerin sayısı 150 iken 2006 yılında bu sayı 216, 2007 yılında 220 olmuştur. Son 5 yılda töre ve namus cinayetlerinde ölenlerin sayısı 1000'i aşmıştır" dedi.

Fendoğlu, son yıllarda insan hakları ve özelde de kadın hakları alanında mevzuatta sağlanan ilerlemelere ve uygulamanın geliştirilmesine yönelik yapılan çok sayıda eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerine rağmen töre ve namus cinayetlerinin sosyal bir olgu olarak, varlığını, artan bir şekilde sürdürdüğünü açıkladı. Töre ve namus cinayetlerinin çok boyutlu olduğunu ifade eden Fendoğlu, sorunun çözüme kavuşturulması için sistematik, kapsamlı ve uzun yılları gerektiren çabalarla mümkün olacağını kaydetti.

"Töre ve namus cinayetlerinin nedenleri arasında en önemli nedenler, kadının ataerkil geleneksel yapıdan kaynaklanan özellikle namus kavramıyla tanımlanan cinselliğe ilişkin kendisinden beklenen rollere aykırı davranmasıyla veya başka bir ifadeyle cinselliğe ilişkin geleneksel toplumsal normlardan ciddi sapmalar durumunda ortaya çıkan nedenlerdir "diye açıklayan Fendoğlu, doğrudan namus sebebiyle işlenen cinayet sayısının 300'ü geçtiğini belirtti. Fendoğlu, bu sayının, toplam sayının yüzde 30'unu oluşturduğuna işaret ederek, "Yasak ilişki sebebiyle ölenlerin sayısı 94, cinsel taciz sebebiyle öldürülenleri sayısı 71 ve tecavüz nedeniyle öldürülenlerin sayısı ise 17'dir. Töre ve namus cinayet sebepleri arasında diğer sebepler ise genellikle kan davası, kız-alıp vermeden kaynaklanan nedenler, aile içi uyuşmazlıklar vs. sebeplerdir" dedi.

BÜYÜK İLLERDE ÇOK GÖRÜLÜYOR

Fendoğlu, açıklanan raporda, töre ve namus cinayetlerinin en çok İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır ve Antalya gibi nüfus yoğunluğu fazla olan, yoğun göç alan büyük illerde görüldüğünü belirtilerek, "Son beş yıl içerisinde gerçekleşen töre ve namus cinayet sayısı sırasıyla, İstanbul'da 167, Ankara'da 144, İzmir'de 121, Diyarbakır'da 69, Bursa'da 58 ve Antalya'da 46'dır, Tüm Türkiye'de gerçekleştirilen töre ve namus cinayetlerinin yarısından fazlası yalnızca bu illerde gerçekleşmiştir. İstanbul açısından dikkati çeken önemli bir husus, 2007 yılında, 2006 yılına göre, gerçekleşen töre ve namus cinayetleri sayısının neredeyse iki katı bir orana yükselmiştir. 2006 yılında bu sayı 27 iken, 2007 yılında bu sayı 53'e çıkmıştır" diye konuştu.

Bölgesel açıdan bakıldığında, töre ve namus cinayetlerinin en çok sanılanın aksine, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden değil, Marmara, Ege ve İç Anadolu Bölgeleri'nde görüldüğü kaydedildi.

"FAİLLERİN VE MAĞDURLARIN EĞİTİM SEVİYESİ DÜŞÜK"

Töre ve namus cinayetlerinin hem faillerinin hem de mağdurlarının sayısının eğitim seviyesi düştükçe arttığını ifade eden Fendoğlu, cinayetlerde sadece kadınların değil erkeklerin de mağdur edildiğini belirtti. Fendoğlu, töre ve namus cinayetlerinin failerinin büyük oranda erkekler olmakla birlikte bazen fail konumunda kadınların da olduğunu, cinayet işleyenlerin içerisinde çocukların oranının yüzde 9 olduğunu, cinayeti işleyenlerin genelde 19-35 yaşları arasında olduğunu belirtti.

Fendoğlu, cinayetlere ilişkin cezaların artırılması veya yüksekliğinin bu filleri işleyen veya işleyecek kişiler üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.

Fendoğlu, kadın sığınma evlerinin hem sayı hem de nitelik açısından geliştirilmesinde töre ve namus cinayetleriyle mücadelede ve kadına yönelik şiddetin önlenmesinde daha etkin ve somut çözümlerin üretilmesinde bir olacağı belirtildi.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Sonraki Haber