GÜNDEM Yazarlar Şahin Alpay-Ülke bütünlüğünü korumak istiyor musunuz?

Ülke bütünlüğünü korumak istiyor musunuz?

Başkanlık iddiasındaki Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Marmara Üniversitesi’nin açılışında yaptığı konuşmada “Ey IŞİD ey PKK, yaptığınız katliamlarla kimlerin değirmenine su taşıdığınızı hiç düşündünüz mü?

Yüz yıl önce Osmanlı’yı yıkmak için Arap görünümlü İngiliz Lawrence’lar vardı. Bunlar bugün de var. Din adamı görünümünde, hizmet eri görünümünde, gazeteci-yazar görünümünde, hatta ve hatta terörist görünümünde yeni Lawrence’ların bölgeyi ateşe atmak için çabaladığını görüyorsunuz…” diye konuştu. Anlaşıldığı kadarıyla şunu demek istiyordu: Bir İslam devleti olan Osmanlı İmparatorluğu’nu Batılı ajanlar ve işbirlikçileri yıktılar; aynıları da şimdi Müslüman çoğunluklu Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmaya çalışıyor.

Tarihi gerçeklere sadık kalmak gerekirse, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmasına yol açan esas neden önce Hıristiyan, sonra Müslüman tebaa arasında yayılan milliyetçilik oldu. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni tehdit eden de ne yabancı ajanlar, ne de yerli işbirlikçileri; yükselen Kürt milliyetçiliği. Eğer Türkiye’nin bütünlüğü korunmak isteniyorsa, gerçekleri doğru okumak, Türkiye’de bir değil iki halkın yaşamakta olduğunu kabul etmek ve Kürt milliyetçiliğinin ayrılıkçılığa yönelmemesini, şiddetten uzak durmasını sağlamak için neler yapılması gerektiği üzerinde durmak gerekir.

Bazı olağanüstü koşullar, bunu sağlamanın hâlâ mümkün olduğunu düşündürüyor. Cumhuriyet döneminde uygulanan, modernleşme adına Kürt kimliğini red ve zorunlu asimilasyon politikaları, Kürt milliyetçiliğinin 1980’lerde PKK öncülüğünde şiddetli bir isyana dönüşmesine yol açtı. Türklerle Kürtleri ve Arapları birleştiren “İslam milleti” kimliği artık tarihe karıştı; ama Kürtlere yönelik sosyo–ekonomik ve politik entegrasyon politikaları, iki halkı başka ülkelerde ender görülen şekilde birbirine bağlamaya devam ediyor.

Kürtlerin çoğu Türkiye’nin Türk çoğunluklu bölgelerinde yaşıyor. Kürtler Türkiye’nin siyasi, iktisadi ve kültürel elitleri içinde belki nüfustaki paylarının üzerinde temsil ediliyor. Karma evliliklerden doğan milyonlar var. Ayrılıkçılık yaygın değil. PKK bile ayrılıkçılığı terketti; en az son on yıldır demokratik talepler karşılanacak olursa, şiddeti terk etmeyi de vaad ediyor. Bütün bu nedenlerle Türkiye’nin bütünlüğünü korumak için zemin hâlâ mevcut. Ama çok acı tecrübelerle görüldüğü üzere bunun askeri yoldan; zor, yasak ve baskı ile sağlanması kesinlikle mümkün değil. Yegane yolu, demokratik taleplerin karşılanması. Hemen tüm Kürt siyasi akımlarının ortak taleplerinin ne olduğu belli: Yeni bir anayasa ile Türkiye’nin bir yurttaşlar devleti olarak tasarlanması, anadilde eğitim hakkının tanınması ve Kürt çoğunluklu bölgeye (ve Türkiye’nin bütün bölgelerine) yerinden yönetim hakkının tanınması.

Yeni bir anayasa ile demokrasi bütün kurum ve kurallarıyla yerleşmediği, Kürtlerin demokratik taleplerinin karşılanması sürüncemede kaldığı sürece, ayrılıkçılığın giderek güçlenmesi ve en az dört ülkede ve Avrupa’da yaşayan Kürtler arasında pan–Kürtçülüğün gelişmesi kaçınılmaz.

Denebilir ki, Kürtlerin tüm demokratik talepleri karşılansa bile, ayrılıkçılığın ve pan–Kürtçülüğün yayılmasını önlemek mümkün olmayabilir. Evet, olmayabilir. İspanya’da 1978 anayasasıyla tanınan bütün haklara rağmen Basklar ve Katalanlar arasında milliyetçilik ve ayrılıkçılık giderek güçlendi. Ne var ki marjinal nitelikteki şiddetli Bask milliyetçiliği (ETA) giderek etkisizleşti; Katalanlar ise hiçbir zaman şiddete meyletmediler. Yarın veya öbür gün Basklar ve Katalanların çoğu İspanya’dan ayrılmayı seçseler bile, boşanmaya uygar yoldan, büyük acılara, kan dökülmesine yol açmadan, halkoylamasıyla karar verileceği, “hayır” diyenlerin haklarının güven altında tutulacağı muhakkak.

18 Ekim 2014, Cumartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.