Elazığ'ın tarihi ve turistik yerleri

HABERLER ŞEHİR
1 Temmuz 2007, Pazar

Tarihi Harput şehrinin bir devamı olan Elazığ 1834 yılında kurulmaya ve esas gelişmesini ise 1920'li yıllardan sonra göstermeye başlamıştır.Harput – Elazığ, Arkeolojik kazı sonuçlarına ve yazılı kaynaklara göre Paleolitik çağdan itibaren iskan edilmiştir.

Harput, 1085 yılında Çubukoğulları tarafından fethedilerek Türk Hakimiyetine girmiştir.

Tarihin her döneminde önemli bir yerleşme merkezi olan Harput, son derece önemli tarihi kalıntılara ve eserlere sahiptir. Artuklu dönemi eserleri yoğun olduğundan Harput tipik bir Artuklu Kenti özelliğini taşımaktadır. 1516 yılında Osmanlı İmparatorluğuna katılan ve İmparatorluğun gözde şehirlerinden birisi olan Harput, bölgesinin bir ilim ve irfan yuvası olmuştur. Türk Kültürünün şeçkin bir örneği olan Harput kültürü yetiştirdiği aydın, sanata kıymet veren, özü sözü bir, çalışkan, hoşsohbet, vatansever insan tipi ile haklı bir şöhrete sahip olmuştur.

Elazığ şehrinin kökenini oluşturan Harput'un, mazisine yaraşır bir şekilde her yönü ile yeniden ülke gündemine taşınması için Valiliğimizce son derece önemli çalışmalar başlatılmıştır. Bu çalışmaların başında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın da çok önemli destek ve katkıları ile kısaca Harput'un yeniden ihyası diye nitelendireceğimiz çok önemli projeler uygulamaya konulmuştur. Bu kapsamda Harput'un Kültür ve Turizm Koruma ve Geliştirme Bölgesi ilanı için çalışmalar başlatılmış ve 6 Ocak 2005 tarihinde Harput Koruma ve Gelişme bölgesi ilan edilmiştir .

CAMİİ VE TÜRBELER

Ulu Camii :

Harput'ta Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından H.551 (M.1156-1157) yılında yaptırılan camii, Anadolu'daki en eski ve en önemli yapılardan birisidir. Cami; dikdörtgen planlı, dışa kapalı görünümlü olup, minaresinin eğri durumda oluşu ve tuğlalarının süsleme öğesi olarak kullanılması bakımından ilgi çekicidir. Harim son cemaat ve avlu olmak üzere üç bölümden yapılmıştır. Caminin iç duvarları kemerlerle birbirine bağlanmıştır. Cami halen ibadete açıktır.

Sarahatun (Sarayhatun) Camii :

Akkoyunlu devrine ait cami, Akkoyunlu Hükümdarı Bahadır Han'ın (Uzun Hasan) Annesi Sara Hatun tarafından 1465 yılında mescid olarak yaptırılmıştır. 1585 yılında tamir edilmiş, 1843 yılında da yapılan onarımla da bugünkü halini almıştır. Cami, kare planlı olup orta kısmının üzeri dört kalın sütuna dayanan kubbe ile kenarları ise tonozla örtülüdür. Mihrap sade bir iniş halindedir. Minberi, taş işçiliğinin güzel örneklerindendir. Minaresi iki renk kesme taştan yapılmıştır.

Kurşunlu Camii :

Harput'ta Osmanlı devri camilerinin en güzel örneklerinden biridir. 1738 - 1739 yıllarında yapılmıştır. Cami, kare yapılı, üzeri büyük bir kubbe ile örtülü ve kubbeye giriş trompludur. Kubbe kasnağında dört penceresi olup, mihrabı sade bir niş biçimindedir. Son cemaat mahalli üç kubbelidir. Kubbelerin üzeri kurşunla kaplıdır. Harim kapısı yonca şeklinde olup, minaresi kesme taştan yapılmıştır.

Alacalı Camii :

Harput'ta Kitapçıgil parkının girişinde bulunan camide çeşitli yapı devirlerinin izleri görülmektedir. Küçük ebatta ve dikdörtgen planlıdır. Artukoğulları döneminde yapılmasına karşılık, XIX. Yüzyılda büyük bir onarım görmüştür. Tavandaki ahşap işçiliği, bu devirin onarımına aittir. Cami kapısı batıda yer almakta olup, bir yonca yaprağı şeklindedir. Kapı üzerinde merdiven ve minare bulunmaktadır. Minare, şerefeye kadar sıra ile siyah-beyaz taşla, şerefe ise dama şeklinde, siyah-beyaz kesme taşla örülüdür.

Ağa Camii :

Harput'a girişte ana yolun solunda yer alan cami'nin kubbesi çökmüş olup, yalnızca zarif minaresi ayaktadır. Minare kare kaideli ve sekizgen gövdelidir. Harput Müzesindeki kitabesine göre 967 H. (1559 M.) yılında Pervane Ağa tarafından inşa edilmiştir. Cami aslına uygun olarak restore edilerek ibadete açılmıştır.

Merkez Camii :

Palu ilçesindedir. Dikdörtgen planlı ve düz damlıdır. İçten sütunlarla ve payelerle üç nefe ayrılmıştır. Mihrap taş işçiliği yönünden ilgi çekicidir.Yeşil sırlı tuğla ile örülmüştür.

Arap Baba Mescidi ve Türbesi :

Selçuklu hükümdarlarından IV. Kılıçarslan'ın oğlu, III.Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında H. 678 yılında inşa edilmiştir. Minaresi dıştan türbe ile mescidin tam orta kısmına gelen bölümde yapılmıştır. Kapısı mescidin içindedir. Kaidesi alttan beş sıra taş üstünde alçı ve sıva izi görülen ve hemen hiçbir Selçuklu Mescidinde bulunmayan, emsalsiz sırça bordürlüdür. Mescit kare planlıdır. Selçuk üçgenleri ile kubbeye geçilir. Kubbe içinin kornişlerinin çinili olduğu bilinmektedir. Korniş ve çinilerle düzenlenen mihrabın üst kısmı, beş dişlidir. Büyük kemeri vardır. Arabesk plament ve su yolludur.

Türbenin alt kısmında ise yüzyıllara rağmen bozulmamış naaşı ile Arap Baba türbesi mevcuttur. Halk arasında Arap Baba diye anılır. Arap Baba ile ilgili çeşitli rivayetler anlatılmaktadır.

Fetih Ahmet Baba Türbesi :

Harput'a 2 Km. uzaklıkta olup, kaya üzerine inşa edilmiş türbenin yanında mescidi bulunmaktadır. Türbe altıgen planlı, üst kısmı sonradan yapılmış, yalnız cenazelik kısmı mevcuttur. İçinde büyük bir sanduka bulunmaktadır.

Mansur Baba Türbesi :

Harput'ta kaleye giden yolun solunda bulunan türbe, sekizgen planlı olup, kesme taşlardan yapılmış kaide kısmı vardır. İki katlı anıtsal bir yapı olduğu bilinen türbenin üst örtü sistemi sonradan yapılmıştır. İçerisinde Mansur Baba, zevcesi, oğlu ve kızına ait olduğu bilinen dört sanduka bulunan türbenin Artukoğulları devrine ait olduğu ihtimali kuvvetlidir.

HAZAR GÖLÜ

Elazığ'a 22 km. Uzaklıkta, Elazığ - Diyarbakır karayolu güzergahında olup, Hazarbaba ve Mastar dağları arasına sıkışmış tektonik bir göldür.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin kendine has plajları olan su sporları ve balık avcılığı yapılan en önemli gölüdür.

Uzunluğu 22 km., genişliği 5-6 km. olan göl, günün her saatinde değişik görünüm kazanarak mavinin ve yeşilin her tonunu gösterir. Suyu berrak, sodasız ve tuzsuzdur.

Çevresinde 25'e yakın kamu kurum ve kuruluşlarına ait eğitim ve dinlenme tesislerinin yanı sıra turizm Bakanlığından belgeli otel, motel lokanta ve günübirlik piknik alanı, ayrıca özel kuruluşlar tarafından işletilen balık evleri bulunmaktadır.

Son zamanlarda çevresinde çok sayıda ikincil konutlar ve yazlıklar ile tatil sitelerinin yapıldığı göl, çevre illerin de faydalandığı tatil merkezi konumundadır.

Yaz ayları boyunca nüfus yoğunluğunun arttığı gölde, 1990 yılında yapılan araştırma neticesinde; içerisinde batık bir kentin olduğu keşfedilmiş, bu da göle ayrı bir gizem kazandırmıştır.

Hazar Gölünün, Kilise Adası civarından başlayan batık kentin Sivrice ilçesine kadar uzandığı tespit edilmiş olup, bilimsel araştırmalarla tarihinin ve orada oluş nedeninin ortaya çıkarılmasını bekleyen, aşım sorunu olmayan göl, yerli ve yabancı turizme her yönüyle hizmet vermektedir.

PLAJLAR VE SAHİL

İlimizde bulunan Hazar Gölünün çevresinde kamu kurum ve kuruluşlarına ait kamp ve dinlenme tesisleri ile muhtelif yerlerinde halka açık kamp yerleri bulunmaktadır. Göl sahillerindeki kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlara ait plajlardan 9 adedine Avrupa Çevre Eğitim Vakfı tarafından verilen "Mavi Bayrak" alınması için su analizleri yapılmakta ve bu konudaki çalışmalar devam etmektedir. 1997 Yılında bu plajlardan Tur-Pol Turistik Tesislerinin bulunduğu plaja Mavi Bayrak verilmiş ve Hazar Gölü sözkonusu vakıf tarafından yayınlanan broşürlerde yer alarak tüm dünya ya tanıtımı sağlanmıştır. Kamuoyunun dikkatini kıyı şeritlerine çekerek, insanların kıyılar üzerindeki etkisini, bunların sağlıklı korunması için her bireyin neler yapması gerektiğini araştıran, özendirme yoluyla yüzme amaçlı kullanılan deniz ve göl sularının temizliğini, kıyıların düzenini, plaj hizmetlerinin düzeyinin yüksekliğini sağlamaya yönelik bir çalışma olan Mavi Bayrak Kampanyası ve bu kampanya kapsamına alınan Hazar Gölünde aşağıda belirtilen 9 adet plaj Mavi Bayrak alması halinde, İlimiz dolayısıyla bölgemiz Avrupa Eğitim Vakfı tarafından yayınlanan broşürlerde tüm dünyaya duyurulacak ve daha geniş şeklide tanıtılması sağlanacaktır.

ELAZIĞ ARKEOLOJİ VE ETNOGRAFYA MÜZESİ

Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kampüsü içerisinde bulunmaktadır. Bina Kültür Bakanlığına aittir. Müze İl Kültür Müdürlüğüne bağlı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Elazığ da ilk müze 1965 yılında Harput'ta bulunan Alacalı caminin içerisinde açılmıştır. Daha sonra Elazığ da Belediye Başkanlığına ait P.T.T Binası yanındaki yerine taşınmış, 1981 yılında ise Kültür Bakanlığınca yaptırılan bu günkü binasına taşınmış 1982 yılında da ziyarete açılmıştır. Elazığ Müzesi bir Bölge Müzesi konumundadır. Keban Barajı Göl Sahası içerisinde kalan yerlerdeki bilimsel kazılardan elde edilen çok önemli arkeolojik eserlerle birlikte Etnografik eserlerde müzemizde sergilenmektedir.

Kamp - Karavan Turizmi :

İlin Sivrice ilçesi , Güney Köyü, Hacıbey mevkiinde faaliyette bulunan Turizm Bakanlığından İşletme Belgeli Tur-Pol Turistik Tesisleri bünyesinde 300 araç, 200 çadır, 50 karavan kapasiteli, yine Gezin Belediyesine ait Plajköy Gazino ve Dinlenme Tesisleri bünyesinde 20 araç kapasiteli ve çok sayıda çadır kurmaya elverişli kamp yeri ile Elazığ Belediyesine ait Kampta 200 araç, 100 çadır kapasiteli kamp yerinin yanı sıra Hazar Gölü kıyısında halka açık yörelerde, Keban Baraj Gölü kıyılarında ve Cip Barajı mesire yerinde kamp yapma imkanı mevcuttur. Özellikle Hazar Gölü kıyısında bulunan kamp yerlerinde yılın Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında Çadır kurarak dinlenenlerin sayısı oldukça artmakta ve burada tatil yapanlara çeşitli hizmetler sunulmaktadır.

Av Turizmi :

İlde Avcılık Kulübü tarafından av mevsiminde av partileri düzenlenmekte olup, genellikle Keklik, Tavşan, Bıldırcın ve Tilki gibi çeşitli türden hayvanlar avlanmaktadır.

Dağ Doğa Yürüyüşü :

İlin güneyinde bulunan 2347 metre yükseklikteki Hazar baba ve doğusunda bulunan 2171 metre yükseklikteki Mastar dağları bulundukları yer itibariyle Hazar ve Keban baraj göllerini görebildikleri için hem seyir tepesi konumunda olmaları, hem de Flora-Fuana yapıları ve yaz aylarına kadar sinelerinde kar tutmaları nedeniyle dağ ve doğa yürüyüşleri için ideal olup, bu dağlarda özellikle Hazar baba dağında hemen her yıl Nisan ve Mayıs aylarında dağ-doğa yürüyüşleri düzenlenmektedir.

Atlı Doğa Yürüyüşü :

Elazığ'ın Yurtbaşı beldesinde bir hipodrom bulunmakta ve her yıl Elazığ Atlı Spor Klubünce burada at yarışları düzenlenmektedir. Yarışlara çevre illerden gelen at sahipleri de katılmaktadır.

Bisiklet Turları :

İl merkezinde özellikle gençlerin katılımıyla zaman zaman bisikletli yol yürüyüşleri yapılmaktadır.

Su Sporları :

Göller itibariyle Doğu Anadolu'nun en zengin su bölgesi olan Elazığ'da önemli ölçüde balık avcılığı da yapılmaktadır. Kara ve su avcılığı, spor ve eğlence amacıyla yapılmakta ise de büyük oranda yapılan balık avcılığı ekonomik amaçla yapılmaktadır.

Fırat Nehri ve Keban Barajının yapılması ile oluşan baraj gölünde yaklaşık 20'den fazla balık türünün bulunduğu bilinmekte olup, Bu balık çeşitleri arasında en fazla beğenilen ve avlanan Aynalı Sazan balığıdır. Etinin lezzetli oluşu ve çok miktarda bulunması nedeniyle aynalı sazan çevre illere de pazarlanmaktadır.

Su Sörfü :

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 75. Yıldönümü kutlamalar çerçevesinde Valiliğimizce 4-5-6 Ağustos 1998 tarihlerinde Hazar Gölünde gerçekleştirilen Hazar Spor Şenlikleri kapsamında ulusal ve uluslararası düzeyde başarılar kazanmış sporcuların katılımıyla Su Sörfü, su kayağı, banana, ringo v.b. faaliyetler gerçekleştirilmiş, bu etkinlikler, Hazar gölünün tüm su sporlarına elverişli olduğunu kanıtlamıştır.

Sportif Amaçlı Olta Balıkçılığı :

Etrafı doğal ve yapay göllerle çevrili olan Elazığ'da özellikle Keban ve Karakaya Baraj gölleri kıyılarında sportif amaçlı olta balıkçılığı büyük ölçüde yapılmaktadır. Genellikle hafta sonları ve tatillerde kıyılar olta ile balık yakalayanlarla dolmaktadır.

İnanç Turizmi :

Harput'ta bulunan cami, türbe ve yatırlar yerli ve yabancı turistlerin uğrak yerleri arasında bulunmaktadır. Genellikle Ulu cami, Sarahatun Cami, Alacalı cami ile Arap baba, Fethi Ahmet baba, Üryan baba, Beşik baba, Mansur baba türbeleri, ayrıca Harput'ta asırlar önce yaşayanlar tarafından yaptırılan Süryani kilisesi inanç turizmi açısından büyük önem taşımaktadır. Yukarıda belirtilen Harput'taki cami ve türbeler her gün ziyarete açık olup, günün her saatinde ziyaret etme imkanı mevcuttur.

Mürüdü Suyu (Sarılık Çeşmesi) :

Elazığ'a 7 km. uzaklıkta ve kuzeyinde bulunan, çevresi bağlık ve bahçelik olan bir yerde kaynayan Mürüdü Suyu bir çeşmeden akmaktadır. Suyunun soğuk, kireçli ve karbonhidratlı oluşu nedeniyle birçok hastalığın yanısıra özellikle sarılık hastalığına iyi gelmektedir.

MESİRE YERLERİ

Cip Barajı Mesire Yeri :

Elazığ'a 10 km. uzaklıkta bulunan Cip Sulama Barajı ve Mesire Yerinin ağaçlandırılması ve çevre düzenlemesi D.S.İ. tarafından yapılmıştır.

Cip Mesire Yeri yöre halkının özellikle yaz aylarında ve genellikle hafta sonu tatillerinde rağbet ettiği mesire yerlerinden birisidir. Cip Baraj Gölünün maviliği ve mesire yerinin yeşilliği insanlara eşsiz bir doğal güzellik sunmaktadır. Baraj gölünde olta ile balık avcılığı da yapılabilmektedir. Cip Mesire yerinde otopark, çocuk parkı, çeşmeler, W.C., beton piknik masaları, ziyaretçilerin kullanımına sunulmuştur.

Ayrıca Cip Mesire alanı içerisinde, Fırat Üniversitesi Su Ürünleri Bölümüne ait bir Balık Üretme Çiftliği de bulunmaktadır.

Harput Mesiresi :

Elazığ'a 5 km. uzaklıktaki tarihi Harput kentindedir. Bir açık hava müzesi görünümünde olan ve hemen her dönemden kalma tarihi eserlerin bulunması, dini turizm, kaplıca turizmi için de tercih edilen Harput mesiresi, bağlık ve bahçelik oluşu, temiz havası ve gelenlerin tüm ihtiyaçlarını karşılanabilmesi nedeniyle Elazığ ve çevre halkının günübirlik gidebildikleri önemli mesire yerlerinden biridir.

100 Yıl (Zafran) Mesire Yeri :

Elazığ'ın 2 km. batısındaki Fidanlık ile Fırat Üniversitesi Kampusu arasında bulunan mesire yerinde, çam ağaçları ile kaplı alanlar içerisinde içme suyu, WC, otopark, restoranı, piknik masaları bulunmakta olup, mini bir hayvanat bahçesi de mevcuttur. Yöre halkının özellikle hafta sonlarında tercih ettikleri mesire yerlerindendir.

İçme Mesire Yeri :

Elazığ'a 35 km. uzaklıkta bulunan İçme beldesi, Keban barajının oluşturduğu göl kıyısında ve Elazığ-Bingöl karayolu üzerindedir. Doğal güzelliği, soğuk suları, havuz başları , bağ ve bahçeleriyle son zamanlarda halkımızın ilgi gösterdiği mesire yerlerinden biri haline gelmiştir.

Golan Kaplıcaları :

İlimiz Karakoçan İlçesi Yoğunağaç Köyü mevkiinde bulunan Golan Kaplıcaları 1991 yılında Metin BOZVEL adlı şahsa ihale edilerek resmi olarak işletmeye açılmıştır.

Sıcak su kaynakları ( Termal ) Ülkemizin önemli bir yer altı zenginliğini oluşturmaktadır. Söz konusu kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasından da İl Özel İdareleri sorumlu olduğundan; Karakoçan İlçesi Golan Kaplıcalarını daha verimli ve sağlıklı bir şekilde kullanılabilmesi için ilgili yerde sondaj çalışması yapılmasına ve tesisler kurulmasına gerek duyulmuştur.

İl Daimi Encümeninin 09.10.2001 tarih ve 354 sayılı kararı ile Golan kaplıcaları alanında gerekli etüdün yapılarak, jeotermal sondaj kuyusu açılmasına karar verilmiştir.

Alınan bu karar gereğince MTA Genel Müdürlüğü ile Valiliğimiz arasında yapılan Protokol doğrultusunda ilgili yerde gerekli çalışmalar yapılmış ve jeotermal kuyu sondajı 27.09.2002 tarihinde sona ermiştir.

Açılan kuyunun derinliği 400.60 metre, çıkan suyun sıcaklığı 43 derece olup, artaziyen debisi 25 lt/sn' dir. Söz konusu kaplıca halkımızın hizmetine sunulmuştur.

Mürüdü Suyu (Sarılık Çeşmesi) :

Elazığ'a 7 km. uzaklıkta ve kuzeyinde bulunan, çevresi bağlık ve bahçelik olan bir yerde kaynayan Mürüdü Suyu bir çeşmeden akmaktadır. Suyunun soğuk, kireçli ve karbonhidratlı oluşu nedeniyle birçok hastalığın yanısıra özellikle sarılık hastalığına iyi gelmektedir.

Yurtbaşı (Hoğu) Maden Suyu :

Elazığ'a 19 km. uzaklıkta ve Yurtbaşı beldesinin yakınlarında bulunan su, birçok gözeden oluşmuştur. Maden suyunun sıcaklığı 17.5 o C olup, saniyede 1 litre akmaktadır. Özellikle böbrek, İdrar yolları ve mide hastalıklarına iyi gelmektedir. Özel bir kuruluş tarafından işletilen içmecenin yol, elektrik v.b. altyapıları yaptırılmıştır.

Akçakiraz (Perçenç) Suları :

Elazığ'ın 7 km. Güneydoğusunda bulunan Akçakiraz (Perçenç) beldesi yakınlarında Hoşrik adıyla bilinen ve bir ağacın altından çıkan sudan, yöre halkı tarafından çamur yapılıp vücuda sürülerek faydalanılmaktadır.

Bir dere kenarında saniyede 5 litre kaynayan ve sıcaklığı 12 o C olan Perçenç Acı Suyundan ise içme ve banyo uygulamalarıyla yararlanılmaktadır.

Harput Dabakhane Suyu :

Elazığ'a 5 km. uzaklıkta bulunan Harput'ta kalenin kuzeyindeki dere içerisinde yer alan ve turistik bir görünüm arzeden Dabakhane binası, 1988 yılında daha önceki ne zaman ve kim tarafından yapıldığı bilinmeyen ahşap binasına uygun bir şekilde yapılarak hizmete açılmıştır. Üç kurnası mevcut olup kurnalar birbirleriyle ilişkilidir. Kurnalar içerisindeki sular sürekli yenilenmektedir Sıcaklığı 5o C olan su renksiz, kokusuz, berrak, içme suyu kriterine uygun olup, iletkenliği 410 mg. ve PH 7.9 dur. İçerisinde sodyum, potasyum, karbonat, sülfat, klorür, iyodür, amonyak, nitrat ve nitrit bulunur.

Dabakhane suyunun, mide, bağırsak, karaciğer, hastalıkları ile ruhi depresyonlara iyi geldiği bilinmektedir.

Yukarıda belirtilen içmece ve kaplıcalardan başka İlimizde, Etminik Maden Suyu, Kumbariş Şoş Maden Suyu, İçme Müshil Suyu, Palu ilçesinde Buban Hame Kaplıcası ve Çelebi Şorik Maden Suyu gibi şifalı sular da bulunmaktadır.

Hoca Hasan Hamamı :

Zamanımıza kadar ulaşabilmiş klasik Osmanlı tipi hamamlardan biridir.Soyunma ,ılklık ve yıkanma yerlerinden meydana gelmiştir. İki giriş kapısı bulunur. Batı kapısının sade olmasına rağmen Doğu kapısının kubbeli oluşu dikkat çekicidir. Soyunma yeri kare planlı ve üzeri kubbe ile örtülüdür. Günümüzde tamamen yıkılmış olan ılılıktan , yıkanma yerine geçilir.

Cemşit Bey Hamamı :

Sarahatun Camii bitişiğindeki klasik tipte bir Osmanlı yapısıdır. Soyunma yeri kare planlı üzeri kubbe ile örtülü olup, iki kapısı mevcuttur. Yıkanma yeri Sarahatun Camiine dayanır. Bu yapı Yavuz Sultan Selim'in Sipahi Beylerinden Cemşit Bey tarafından 16.asrın ilk yarısında yaptırılmıştır. Günümüzde restore edilerek kullanılır hale getirilmiş ve hizmete açılmıştır.

Diğer Hamamlar :

Paşa Hamamı
Hacı Yunus Hamamı
Kale Hamamı
Dere Hamamı
Yeni veya Arslaniye Hamamı
Eski Kale Altı Hamamı
Şehroz Hamamı

BUZLUK MAĞARALARI

Tarihi Harput beldesinin kuzeydoğusunda Elazığ'a 11 km. uzaklıktadır.

Buzluk mağarası, jeomorfolojik yapısı nedeniyle burada gerçekleşen klimatolojik şartlar ve hava sirkülasyonu özelliğinden dolayı yaz ayları içinde doğal olarak tabakalar, sarkıt ve dikitler halinde hatta bazı kısımlarında bal peteğini andıran buz tabakaları oluşturmaktadır. Kış aylarında ise tam tersine içerisinde sıcak hava oluşmaktadır.

Mağaranın tarihinin, Harput'un tarihi kadar eski olduğu, Harput'un ilk sahipleri olan Urartular dönemine kadar uzandığı salnamelerden bilinmektedir.

1990 yılında merdiven basamakları ve aydınlatılması yapılan mağara, Türkiye'de gezilebilen on mağara arasında yer almaktadır. Buzluk Mağaraları, çevresinin doğal güzelliği yanında tarihi Harput beldesinde bulunması, tarih ve doğanın iç içe bulunduğu nadir turistik yörelerimizden biridir. Yılda yaklaşık 15-20 bin kişi mağarayı gezmektedir.

HAZARBABA KAYAK MERKEZİ

ilimiz Sivrice ilçesinin güneyinde bulunan 2.347 metre yüksekliğindeki Hazar baba dağında yapılan "Hazarbaba Kayak Merkezi" 1999 yılında faaliyete geçmiş olup, kayak sporuna elverişli pisti, telesiyeji ve yeme içme imkanları ile günübirlikçilere hizmet vermektedir.

İlçenin turizmine hayat veren Hazar Gölünde her yıl büyük çapta su sporları gösterileri yapılmaktadır. İlçe'nin turizmine büyük katkısı bulunan Hazar Gölü ne tepeden selam verir gibi mağrur bir şekilde duran ve 1850 m rakımda her tür güzelliğe hakim bir şekilde duran ve 1997 yılından beri yöre insanına hizmet veren HAZAR BABA kayak merkezinin yararlarını da unutmamak gerekir. Gerçekten kurulduğundan bu yana ilçede turizm yönünde gözle görülür büyük bir canlılık meydana gelmiştir.

İlk etapta günü birlik olarak düşünülen tesis; iki adet dinlenme salonu yapılmış, enerji, su ve yol problemleri çözülerek halkın hizmetine sunulmuştur.

Hazar baba kayak merkezine Elazığ- Diyarbakır karayolu ve aynı zamanda demir yolu üzerinde bulunan ilçemizden sonra 7 km lik Hazar Baba dağına yapılan kara yolu ile tırmanıştan sonra ulaşılabilmektedir. 7 km lik yol stabilize olup ulaşımın daha rahat olabilmesi için yer yer parke taşı döşenmiştir. Özellikle yağışlı havalarda elverişsiz olan doğa şartlarının zorluklarını en aza indirgemek amacıyla unımog aracı alınmış olup 24 saat süreyle kar temizleme çalışmaları yapılmaktadır.

Hazar Baba kayak merkezi şu anda günü birlik bir tesis olup gelenlerin gününü en iyi bir şekilde geçirecekleri kayak yapıp, dinlenip, eğlenecekleri bir yerdir.

Mevcut haliyle konaklama tesisi mevcut değildir. Ancak özel müteşebbislerin bu konuda girişimleri vardır.

Şu andaki talebe cevap verebilecek 1100 metre kayak pisti ve mekânik tesisler standartlara uygundur.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.