Hakkari'nin tarihi ve turistik yerleri

Hakkari'nin tarihi ve turistik yerleri
HABERLER ŞEHİR
1 Temmuz 2007, Pazar

İlimiz gökyüzüne uzanan yüksek dağları, derin vadileri, buzullu göl ve dorukları, yüksek şelaleleri, rengarenk ot ve çiçeklerle bezenmiş Alpin çayırları , devamlı karlarla kaplı yüksek zirveleri, yazın koyun ve kuzu sürülerinin meleştiği soğuk sulu serin yaylaları ile dağcılık, su ve kara avcılığı, kış sporları, doğa yürüyüşü ve raftingin rahatlıkla yağılabileceği turizm açısından zengin doğal kaynaklara sahiptir.


YAYLA TURİZMİ: Berçelan yaylası ve çevresi dağcılık, kayakçılık, doğa yürüyüşü imkanlarına, güzel floraya sahip bir alandır. Berçelan yaylası diğer yaylalar gibi yöre halkının yazın hayvanlarını otlatmak ve ürünlerini değerlendirmek için göç ettikleri, geleneksel kara çadırları ile yaşadıkları bir yayladır. Hakkari 18 km uzaklıkta bulunmaktadır. Yayla civarında yer alan Seyithan buzul gölü çevreye ayrı bir özellik ve güzellik katmaktadır. Dağcılık ve kayak sporları için uygun alanların bulunduğu bölgede kara avcılığı da rahatlıkla yapılabilmektedir

Berçelan yaylasının batısında bulunan Golan yaylası yörenin en önemli kayak merkezi olabilecek bir konumdadır. Golan yaylasına 15 km'lik yolla ulaşılmaktadır.

Cilo-Sat dağlarındaki yaylalar diğer yaylaların sahip oldukları özelliklerin yanı sıra dağcılık sporu açısından Türkiye'nin en önemli bölgeleridir. Sürekli karlı tepeleri, krater gölleri ve hırçın doğası ile olağanüstü güzelliklere sahiptir. Cilo-Sat dağlarına Hakkari 37 km uzaklıktadır.

DAĞ TURİZMİ: Hakkari doğal yapısı nedeniyle Kış sporları ve Dağcılık açısından Türkiye'nin en önemli bölgesi olma potansiyelini taşımaktadır. Hatta tanıtım ve tesis eksikliğinin giderilmesi halinde iç turizmin yanı sıra dış turizminden de talep olacaktır.

Hakkari'nin kuzey batısındaki Karadağ, orta kesimindeki Cilo Buzul dağları ve Güneyindeki Sat dağları Dağ turizmi için en önemli bölgelerdir. Bu dağlarda bulunan krater (Buzul gölleri) gölleri de ayrı bir çekim unsuru olmaktadır.

Cilo ve Sat dağlarında yazın gezi ve tırmanış yapacaklar için en uygun zaman Haziran başı ve Eylül sonu arasıdır.Kış tırmanışları içinse en uygun aylar Şubat ve Marttır. Diğer aylarda çığ düşme tehlikesi vardır.

Müze ve Ören Yerleri

Kaya Resimleri

Hakkâri'nin batısında yer alan Gevaruk ve Tirşin yaylalarında, kayalar üzerine kazınarak çizilmiş binlerce kaya resmi bulunmuştur. Adeta açık hava müzesi niteliğinde olan ve çok geniş bir alana yayılı bulunan bu zengin resimlerin benzerlerine, doğuda Azerbaycan'da kayalar üzerine çizilen yaklaşık 4.000 adet resimde ve güneyde de Filistin'de kayalar üzerine çizilen yüzlerce kaya resimlerinde rastlanılmaktadır. Gevaruk ve Tirşin yaylalarındaki kaya üstü resimleri yaklaşık olarak M.Ö. 6.000-1.000 yıllarına tarihlenmektedir. Ancak bu resimlerin büyük bir kısmının daha sonraki devirlerde de çizildikleri anlaşılmaktadır. Buradaki tasvirlerin büyük çoğunluğu stilize edilerek yapılmışlardır. Buna karşılık, o devirlerde bölgede yaşayan zengin av hayvanları hakkında yine de küçümsenemeyecek önemli bilgiler vermektedirler. Resimlerin büyük bir kısmını, dağ keçileri, bizon ve çeşitli av hayvanları ile avda kullanılan tuzak sahneleri, sihir ile ilgili motifler, stilize edilmiş şekiller mevcuttur.

Koç Heykeli

Yüksekova ilçe merkezinde bulunan koç heykelinin yan yüzlerinde Gevaruk kaya resimlerindeki motiflere benzer betimlemeler vardır. Dörtte bir kütle biçimindeki heykelde, baş ve ayaklar çıkıntı olarak işlenmiştir. Ön ve arka ayaklar birbirinden yalnızca yarıkla ayrılmıştır ve boynuzları yuvarlak ve oymadır. Yapıtın bir yüzüne koça binmiş eli kargılı bir adam, onun da arkasında ellerinde yuvarlak nesneler tutan dört adam, üç koç, bir kama ve bir silah çizilmiştir. Benzer bir koç heykeli Yüksekova'nın 5 km. güneybatısında bulunan Gagevran köyünde bulunmuştur. Heykelin yöredeki Nasturi kilisesinden söküldüğü sanılmaktadır. Yapıtın üst yüzeyinde mimari bir bütünün parçası olduğunu gösteren kabartma bir bölüm vardır.

Dirheler (Dev Evleri)

Yüksekova ilçesinde yer alan Tirşin Yaylası'nda bulunan dirheler üçü dördü bir arada birbirini koruyabilecek yakınlıkta, yol üstünde, kayalara oyulmuş dev boyutlu yapılardır. Dirhelerin Assur saldırılarına karşı haber alma kuleleri ya da yaylaya çıkılan sürüleri korumak ve yayla güvenliğini korumak için yapılmış küçük savunma kütleleri olduğu sanılmaktadır.

Hakkâri Kaledibi Buluntuları (Hakkâri Stelleri)

Kaledibi'nde yapılan bir temel hafriyatı sırasında tarihi eserlere rastlanılmış, Yapılan inceleme ve kazı çalışmaları sonucunda, Kaledibi'nde Hakkâri tarihini aydınlatacak özellikte üzerinde insan figürleri işlenmiş 13 stel (mezar taşı) bulunmuştur.

Üst kısmı geniş alta doğru da daralarak sivri bir yapıda olan figürlü taşların kenarları kısmen düzeltilmiş arka yüzleri ise kabaca tıraşlanmıştır. Ön yüz tamamen düzeltildikten sonra ya alçak kabartma ya da kazıma tekniğiyle işlenmiş figürlerle doldurulmuştur. Genel olarak stellerin yüzeyine kabaca işlenmiş insan, hayvan ve savaş aleti motifleri vardır.

Urartu Mezarlığı

Hakkâri merkez, Gazi Mahallesi, Anadolu Lisesi inşaat sahasında ortaya çıkarılan ve M.Ö. 1. bin başlarına tarihlenen bu mezar odası Urartu dönemi ve Erken Demir Çağı'ndaki mezarlarla benzerlik göstermektedir. Burada bulunan mezar odası örneklerine Van Karagündüz nekropolü kazılarında rastlanmıştır.

Kırmızı Kümbet Mezarlığı

Gülereş Baba Mahallesi'nde kuzeyden güneye doğru eğimli bir sırtta yer almaktadır. Zaviye kalıntısının kuzey tarafındaki düzlük kesimde Osmanlı döneminden kalma üzerleri kitabeli, zengin bitkisel ve geometrik desenli mezar taşları mevcuttur.

Melik Esed Mezarlığı

Biçer Mahallesi'nde Melik Esed Camii'nin batı tarafında hazire şeklindedir. Burada bir kısmı yerinde dikili, diğerleri etraftan toplanan 25 tane üzerleri kitabeli ve zengin süslemeli mezar taşı tespit edilmiştir. Çiçek, yaprak ve dal motifleri mezar taşlarının en belirgin süslemeleridir.

Kale Altı Mezarlığı

Biçer Mahallesi'nde, kalenin doğu kesiminde kalan büyükçe bir mezarlıktır. Bu mezarlığın değişik kesimlerinde 16 adet, çoğu yerlerinden sökülmüş sanatsal özelliğe sahip, üzerleri bitkisel ve geometrik desenlerle bezenmiş mezar taşlarına rastlanmıştır. Bu mezar taşlarından çoğu taşınarak koruma altına alınmıştır.

Kaleler

Bay Kalesi

Şehrin güney tarafında ve merkeze 7-8 km. uzaklıkta bulunan kale, deniz seviyesinden 20-25 m. yükseklikte sarp ve kayalık bir tepe üzerinde yer almaktadır. Kaleye hem kuzeyden hem de güney tarafından tırmanmak mümkündür.

Mimari dokusu büyük ölçüde tahrip olan kalenin en üst kesiminde moloz taşlar ve horasan harcı ile tutturulmuş duvar izleri mevcuttur. Etrafa dağılmış seramik parçalarından Demir Çağı'ndan Ortaçağ sonlarına kadar burada yerleşimin olduğu anlaşılmaktadır. Tuğla ve seramikler dışında üzerinde harç ve süslemeler olan bir taş parçası ile üzerinde kazınmış ters lale motifleri kalenin diğer kalıntılarını teşkil eder.

Saraylar

Kelat Sarayı

Şemdinli'ye 17 km. uzaklıktaki eski ilçe merkezinin güneybatısında dere kenarında kurulmuştur. Saray (konak) büyük ölçüde yıkılmış olup halen ayakta kalan iki kemer ve bir duvar bulunmaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda, dikdörtgen planlı ve üç katlıdır.

Yapının kesin tarihini veren kitabe veya herhangi bir yazılı belge mevcut değildir. Mahalli kaynaklara göre Seyit Ahmet Sıddık tarafından yaptırıldığı belirtilen sarayın günümüze kadar ayakta kalan güney duvarındaki kalıntılardan, cephenin ortada kapı ile bunun yanındaki pencereler ile hareketlendirildiği anlaşılmaktadır. İç içe kademelendirme yapan sivri kemerli açıklığa sahip kapı dıştan taşıntılı kuşatma kemeri ile sınırlandırılmıştır.

Kayme Sarayı

Saray Nehri'ndeki eski yerleşim yerlerinin kuzey tarafında ve bugünkü köy evlerin batısında yer alan iki katlı saray, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen bir alana oturmaktadır.

Günümüzde sarayın kuzey ve batı duvarları ekseriyetle, doğu ve güney duvarları kısmen ayakta kalabilmiş ancak, üst örtüsü tamamen yıkılmıştır. Yapının zemin ve birinci katları birbirinin aynı, ortada dikdörtgen iki salon ile dörder odadan meydana gelmiştir. Sarayın kuzey ve güney cephelerinde ortalarına açılmış kapılardan girilmekte, odalara hem salondan hem de birbirlerinden geçilmektedir.

Yapının yıkılmış doğu cephesi dışındaki kuzey, güney ve batı cephelerinin kapı ve pencerelerle hareketlendirildiği görülmektedir. Kapının üzerinde üst kata açılan ahşap konstrüksiyonlu bir balkon olduğu anlaşılan açıklık bulunmaktadır. Yine bu cephede tek süsleyici unsur olarak kapı kuşatma kemerinin sağ ve sol üst köşesindeki kitabeler dikkati çekmektedir. Yapının batı cephesi altlı üstlü sekizer pencere ile hareketlendirilmiştir. Güney cephesinde ise sadece kapı ve pencerelerin yerleri belirlenebilmektedir. Sarayın cephelerinde düzgün kesme taş, içteki odaların bölme duvarlarında moloz taş kullanılmıştır. Cephelerindeki düzgün kesme taş işçilik dikkat çekmektedir.

Kiliseler

Hakkâri (Koçanis) Konak Kilisesi

Kilise, Hakkâri merkeze 18 km. uzaklıktaki Konak köyünde, genişçe düzlüklerin ve kayalıkların bulunduğu bir vadi içerisinde yer almaktadır. 16,70x8,30 m. dış ölçülere sahip, doğu–batı ekseninde uzanan, güney cephesinin batı köşesine kaydırılmış bir kapı ile girilen kilise köyün doğu tarafına vadiye hâkim noktada doğal kayalık bir platform üzerine kurulmuştur. Kilise iç mekanı iki bölümden meydana gelmiştir. Bunlardan birincisi doğrudan dış ile bağlantılı sahın bölümü, ikincisi sahından iki kapı açıklığıyla geçilen doğudaki bema bölümüdür. Ayrıca, kuzey tarafa kayalıkların üzerine, biraz yüksekte kalan ve havalandırmaya geçiş sağlayan bir bölüm ilave edilmiştir.

Kuzeydeki bölüm dışında yapının dış cephesi tamamıyla düzgün kesme taş malzeme ile inşa edilmiştir. Kapı, iki renkli taşlarla süslenmiş sivri kemerli girinti içerisine açılmıştır.

Cephenin çatıya yakın üst kesiminde batı tarafta sekiz satırlık Nasturi dilinde bir kitabe yerleştirilmiştir. Kilisede biri bu kitabenin altında, diğeri ortaya yakın yerde olmak üzere dairesel şekilde iki güneş saati yer almaktadır.

Halil Kilisesi

Hakkâri'ye 10 km. mesafede, ana yol kenarındaki Halil mevkiinde bulunmaktadır. Nasturilere ait olan yapının üzerinde kitabe ve süsleme mevcut olmadığından, hangi tarihte kim tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Kilise doğu-batı doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlı ve iki bölümden oluşmaktadır. Batıdaki birinci bölüm daha büyük tutulmuştur. Buraya batı cephesinden bir kapı vasıtasıyla girilmektedir. Bu bölümün üzeri doğu-batı doğrultusunda uzanan beşik tonozla örtülmüş ve duvarlara dolap nişleri açılmıştır.

Doğudaki ikinci bölüme daha büyük olan birinci bölümden iki kapı vasıtasıyla geçilmektedir. Oda kuzey-güney istikametinde dikdörtgen biçimli ve tonoz örtülüdür. Bu bölümün doğu duvarına ve kapı eksenine gelecek şekilde sivri kemerli bir niş yerleştirilmiştir. Yan duvarlarda dolap nişleri bulunmaktadır. Yapının tamamında taş kullanılmış olup, dış cephelerde düzgün sıralı kaba taşlar dikkati çekmektedir. Yapı oldukça sağlam toprak bir dam ile kapatılmıştır.

Derav Kilisesi

Zap Vadisi'nde, Üzümcü köyünün ilerisinde, Derav mevkiinde bulunmaktadır. Zap Suyu'nun karşı tarafındaki sırtta, eğimli bir arazide kurulmuştur. Nasturilere ait olduğu kabul edilen yapının üzerinde kitabe veya süsleme olmadığından yapının tarihi ve dönemi bilinmemektedir. Oldukça küçük olan yapının batı doğrultusuna uzanan dikdörtgen bir planı vardır. İki odadan oluşan kilisenin dikdörtgen planlı odasının üzeri beşik tonozla örtülüdür. Batı tarafı açılmış ve mazgal pencerelerden yapı aydınlatılmıştır. İkinci odaya, buradan sivri kemer açıklıklı iki demir kapıdan girilmektedir. Burası da dikdörtgen planlı ve beşik tonoz ile örtülüdür. Doğu tarafından da beşik tonozlu kayalıklara oturmaktadır. İki yan duvarına dolap nişleri açılmıştır. Yapının tamamı moloz taşlar ve kayalardan yapılmıştır. Dıştan üzeri toprakla örtülüdür ve duvarları yer yer yıkılmıştır. Buna rağmen sağlam bir görünümü vardır.

Gagevran Köyü Kilisesi

Derav Vadisi, Gagevran köyü yakınlarında 2. yüzyıldan kalma kayalara oyulmuş kiliseler vardır. Duvarlar içten nişler ve Hz. İsa'nın yaşamını konu alan fresklerle süslüdür.

Medreseler

Meydan Medresesi

1984 yılında onarımı yapılan medrese Hakkâri'nin Biçer Mahallesi'nde bulunmaktadır. Medresenin giriş kapısındaki kitabeden 1700-1701 yıllarında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Hakkâri yöneticilerinden İzzeddin oğlu İbrahim Bey tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Dikdörtgen planlı medrese, avlulu, iki katlı medreseler grubuna girmektedir. Yapıya güney cepheden girilmektedir.

Avlunun dört yanını iki kat halinde revaklar dolanmaktadır. Alt kattaki revaklar değişik başlık ve şekilleri olan sütunlara ikinci kattakiler ise payelere oturmaktadırlar. Revak gözleri sivri kemerli, bölümleri ise tonoz örtülüdür.

Zeynel Bey Medresesi

Hakkâri'nin Gülerek Mahallesi'nde bahçeler içinde, bir dere kenarında yer alan ve bugün büyük ölçüde yıkılmış olan medrese Hakkâri beylerinden, Zeynel Bey tarafından yaptırılmıştır. Zeynel Bey'in medreseyi Hakkâri beyliğinde kaldığı 1560-1578 yılları arasında yaptırdığı kuvvetle muhtemeldir.

Mezarlıklar

Urartu Mezarlığı

Hakkâri merkez, Gazi Mahallesi, Anadolu Lisesi inşaat sahasında ortaya çıkarılan ve M.Ö. 1. bin başlarına tarihlenen bu mezar odası Urartu dönemi ve Erken Demir Çağı'ndaki mezarlarla benzerlik göstermektedir. Burada bulunan mezar odası örneklerine Van Karagündüz nekropolü kazılarında rastlanmıştır.

Kırmızı Kümbet Mezarlığı

Gülereş Baba Mahallesi'nde kuzeyden güneye doğru eğimli bir sırtta yer almaktadır. Zaviye kalıntısının kuzey tarafındaki düzlük kesimde Osmanlı döneminden kalma üzerleri kitabeli, zengin bitkisel ve geometrik desenli mezar taşları mevcuttur.

Melik Esed Mezarlığı

Biçer Mahallesi'nde Melik Esed Camii'nin batı tarafında hazire şeklindedir. Burada bir kısmı yerinde dikili, diğerleri etraftan toplanan 25 tane üzerleri kitabeli ve zengin süslemeli mezar taşı tespit edilmiştir. Çiçek, yaprak ve dal motifleri mezar taşlarının en belirgin süslemeleridir.

Kale Altı Mezarlığı

Biçer Mahallesi'nde, kalenin doğu kesiminde kalan büyükçe bir mezarlıktır. Bu mezarlığın değişik kesimlerinde 16 adet, çoğu yerlerinden sökülmüş sanatsal özelliğe sahip, üzerleri bitkisel ve geometrik desenlerle bezenmiş mezar taşlarına rastlanmıştır. Bu mezar taşlarından çoğu taşınarak koruma altına alınmıştır.

Köprüler

Taş Köprü

Şemdinli ilçe merkezine 12 km. ve Nehri köyüne 4 km. mesafede bulunan köprü Şemdinli Deresi üzerinde kurulmuştur. Yüksek dağların arasında derin bir vadide yer alan, kuzey-güney istikametinde tek açıklık halindeki köprünün her iki ayağı da kayalıklara oturmaktadır. Köprünün yüksekliği 11 m., uzunluğu ise 21 m. olup tek gözlü ve yolu eğimli köprüler grubuna girmektedir.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Bu haberler de ilginizi çekebilir