EKONOMİ Yazarlar Selim Işıklar

Piyasalar, seçimler öncesi ne durumda?

Olağanüstü bir seçim süreci yaşanırken piyasalardaki son durumu ve teknik olarak Borsa’nın görünümünü arz etmek istediğim bir analizi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle son yıllardaki genel, yerel seçimler ve referandumları incelediğimizde seçim gününe kadar Borsa’nın hep beklenti satın aldığını, seçimler sonrası ise ciddi kayıplar yaşadığını kolaylıkla söyleyebiliriz. 2011 genel seçimleri buna tipik bir örnek. 2011 genel seçimleri öncesi Borsa zirve noktalarında hareket ederken, seçimler sonrası dolar bazında yüzde 50’lik bir düşüş yaşanmıştı. 30 Mart 2014 günü yapılacak yerel seçimlere çok az bir süre kala Borsa 63 bin seviyesinde. Kasım ayı sonundan bu yana 77 bin seviyesinden bu noktaya kadar gerilemiş durumda. Lira bazında yaklaşık yüzde 18, dolar bazında ise yüzde 28 kaybı var. Son gelişmeler doğrultusunda analiz edecek olursak, seçim gerilimlerine Rusya-ABD arasında iyice tırmanan Ukrayna-Kırım gerginliği eklenince önümüzdeki birkaç haftanın iyice belirsiz bir hal aldığı söylenebilir. Yabancı yatırımcının bu süre içinde neler yaptığı ve seçim ve Kırım krizinde nasıl bir pozisyon aldığı, birkaç haftanın nasıl geçeceğine yönelik fikirler verebilir.

    Teknik olarak baktığımızda önemli riskler fiyatların içinde yer almış durumda. Yabancı yatırımcı birkaç gündür bankacılık sektörü başta olmak üzere pozisyon almaya başladı. Böylesine riskli bir atmosferde neden pozisyon alıyor bilemem ancak teknik olarak 61 bin ile 65 bin aralığında dip çalışması yapan ve seçim arefesinde olan bir Borsa’da sanıyorum fiyatları önce yukarı götürerek yüksek seviyelerden seçim sonrası satışa hazır hale getirmek istiyor olabilirler. Yıllardır piyasalarda bu şekilde hareket ediyorlar, pozisyon değiştireceklerini sanmıyorum. Yerli yatırımcılar ise seçimleri bekleyerek bir süre daha pozisyon almaktan kaçınıyor olabilirler. Aşırı gerilime giren gelişen piyasalarda yaşanan kırılmalar ve siyasete olan güven kaybı en az iki yıl sürecek ters algı sürecinde yatırımcıyı piyasalardan uzak tutacak gelişmelerdi. Mayıs 2013 sonunda başlayan bu süreç devam ediyor. Ama kısa vadede en önemli beklenti seçim olduğu için seçime kadar uzun süredir bahsettiğimiz 60-65 aralığındaki pozisyonlar korunabilir. Eğer Kırım referandumu sonunda çok ani ve Suriye ile ilgili çapraz ve etkili gelişmeler olursa elbette farklı senaryo oluşabilir. Ancak şu an için ana strateji seçimlere kadar piyasaların denge pozisyonunu bozmayarak hisse tarafında suni bir yükseliş havası oluşabileceği yönünde, büyük ihtimalle perşembe günü işin rengi belli olur. Teknik olarak 60.700 kırılmadıkça 65.900-68.000 seviyeleri, seçim öncesi test edilebilecek direnç noktalarıdır.

    Borsa, son yıllarda seçimler sonrası genelde kayıplar yaşıyor. 2009 yerel seçimleri, 2011 genel seçimleri buna örnek teşkil ediyor. Muhtemelen 30 Mart 2014 seçimleri için pozisyon açan yabancıların alımlarıyla bir toparlanma yaşanabilir. Ancak önceki seçimlerde olduğu gibi yabancı ağırlıklı ve seçim sonrası satışa hazırlık amacıyla bir yükseliş yaşanırsa, 2014 yerel seçimleri için aynı senaryonun tekrarlanacağını söyleyebiliriz.

    Eğer farklı yönde bir gelişme olursa, bu senaryoda düşük oy alan iktidar partisi erken seçime zorlanabilir. Böylesi bir durumda piyasalar yeniden aşağı baskılara sahne olabilir. Her türlü senaryoda beklenti bittiğinde satış gelir mantığı ile hareket edersek 30 Mart seçimleri sonrası satış gelme olasılığı daha yüksek gözüküyor. Önümüzdeki iki hafta piyasaların seçim ortamına hazırlanacağı unutulmamalıdır. Dış gelişmeler şu an için Türkiye’yi daha az ilgilendiriyor görünse de seçimlerin ardından birçok sorun maalesef bir anda Türkiye’yi daha fazla sıkıntıya sokabilir ve bu nedenle mart seçim sonuçları belirsizlik sürecini ortadan kaldırmayabilir görüşündeyim.

Euro/dolar paritesi 27 ayın zirvesinde

Euro, tüm para birimleri karşısında yükselişini sürdürüyor. En son Ekim 2011’de gördüğü 1,42 zirvesine bir adım daha yaklaşan Euro, cuma gününü 27 ayın zirvesi olan 1,3914 seviyesinden kapattı. Geçen yıl mart ayına kadar adeta krizin göbeğinde olan Avrupa’nın para birimi nasıl ve hangi gerekçelerle yükseliyor? İlk gerekçe Avrupa’nın krizden çıktığı yönündeki algı değişikliği. Yunanistan ile ilgili alınan yardım kararı buna gerekçe oldu. Dünyada sürekli olarak gelişmekte olan ülkeler aleyhine kırılganlık iklimi oluşması Avrupa’ya güven aşıladı. Yüksek işsizlik oranı ve zayıf büyümeye rağmen ABD ve Avrupa güvenli liman olarak öne çıkarıldı. Önce dolar yükseldi, ardından Euro doları da ezerek gelişmekte olan ülke para birimleri karşısında son 27 ayın en yükseğine tırmandı. Ukrayna krizi sırasında değer kazanan Euro’nun 1,42 dolar seviyesinin yeniden test edilmesi an meselesi. Krizdeki Avrupa adeta güvenilir liman benim diyerek yüksek enerji fiyatları için bir zırh oluşturmuş durumda. Belki de gizli bir anlaşma neticesinde böylesi bir noktaya gelindi ve Avrupa, olası bir enerji krizinden güçlü bir müşteri durumuna geldi. Sonuç olarak dolar karşısında 2011 yılından bu yana en güçlü duruma gelen Euro, lira karşısında ise 2011 yılındaki 2,60 lira zirvesini jet hızıyla geçerek (yüzde yirmi aştı) 3,08 lira seviyesine ulaşmış durumda. 11 yılda yükseldiği noktayı son birkaç ayda adeta katlayarak geçen Euro, muhtemelen bu yıl içinde yeni bir rekor kırdıktan sonra 3,20 seviyelerinden 2,80 seviyelerine doğru bir düzeltme yaşayabilir.

16 Mart 2014, Pazar
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.