Türk hakemliğinde 31 Mart vak’ası!

HABERLER SPOR
5 Nisan 2006, Çarşamba

31 Mart Cuma günü, FIFA, Almanya'daki 2006 Dünya Kupası'nda görev yapacak hakemleri açıkladı. Listede olmayacağını bile bile, yine de 'Acaba aralarında Türk hakem var mı?' diye bakmadan edemedim.

Olur ya, bu haber dünya gazetelerinde 1 Nisan'da yer alacağı için, FIFA bir şaka yapıp bir Türk'ü de listeye dahil etmiş olabilirdi. Ama liste, Yunanlı Vassaras’la son buluyordu. Birkaç kontenjan daha olsa komşumuzdan sonra biz de bir hakem gönderebilirdik Almanya'ya! Fakat FIFA, sayıyı 23 ile sınırlandırınca (2002 Dünya Kupası'nda 36 hakem görev yapmıştı), bize sıra gelmedi! Neyse... 2006 olmazsa Euro 2008 olur inşallah!

Dünya Kupası'nda düdük çalan ilk, tek ve son Türk hakem Doğan Babacan'dı. Babacan, 14 Haziran'da Berlin Olimpiyat Stadı'nda Batı Almanya ile Şili arasında oynanan 1974 Dünya Kupası açılış maçını yöneterek tarihe geçmişti. Babacan, 1972 Münih Olimpiyatları'nda Danimarka-Rusya, aynı yıl Kupa Galipleri Kupası yarı finalinde Dinamo Moskova-Austria Wien, 1974'te Şampiyon Kulüpler Kupası yarı finalinde Celtic-Athletico Madrid ve 1975 Süper Kupa finalinde de Dinamo Kiev-B. Münih maçlarını yöneterek Türk hakemliğinin gururu olmuştu.

Babacan'dan sonra Ahmet Çakar bir şeyler yaptı. 1993 Dünya Gençler Şampiyonası finalini, 1995'te Şampiyonlar Ligi yarı finalinde Bayern Münih-Ajax, 1996'da UEFA Kupası çeyrek finalinde Bordeaux-Milan ve aynı yıl Avrupa Şampiyonası'nda Romanya-İspanya karşılaşmasını yönetti.

Ama ondan sonra arkası gelmedi. Türk hakemliği, hep kısır çekişmelerle yıprandı, gelişme fırsatı bulamadı. Hakemlerimiz, Avrupa kupalarında ön elemelerden, ilk turlardan ileri gidemedi. Eski hakemler yorumcu olup meslektaşlarını acımasızca eleştirince, bu mesleği seçen insan sayısı azaldı, ağır eleştiriler mevcut hakemlerin daha da fazla hata yapmasına sebep oldu. Oynanan futboldan ziyade hakemlerin eleştirilmesi, kartopunu kısa sürede çığ haline getirdi. Şu anda kimse hakemlere güvenmiyor ve bu güvensizlik birçok komplo teorisini de beraberinde getiriyor. Yani, hakemler eleştirildikçe baskıdan dolayı hata artıyor, hatalar arttıkça da eleştiriler acımasızlaşıyor. Ve bu kısır döngü böyle sürüp gidiyor.

FIFA'nın listesindeki hakemlerin ülkelerine dikkat ettim. Genelde futbolun ölüm kalım meselesi olmadığı ülkelerden: Essam Abd El Fatih (Mısır), Carlos Amarilla (Paraguay), Benito Archundia (Meksika), Carlos Batres (Guatemala), Massimo Busacca (İsviçre), Coffi Codjia (Benin), Frank De Bleeckere (Belçika), Massimo Santis (İtalya), Horacio Elizondo (Arjantin), Valentin Ivanov (Rusya), Toru Kamikawa (Japonya), Jorge Larrionda (Uruguay), Shamsul Maidin (Singapur), Mejuto Gonzalez (İspanya), Markus Merk (Almanya), Lubos Michel (Slovakya), Graham Poll (İngiltere), Eric Poulat (Fransa), Peter Prendergast (Jamaika), Oscar Ruiz (Kolombiya), Mark Shield (Avustralya), Carlos Simon (Brezilya), Kyros Vassaras (Yunanistan).

Ülke insanının futbola yaklaşma biçiminin hakemliği önemli ölçüde etkilediğini düşünüyorum. Futbola bir oyun olarak bakarsanız, başarılı hakem çıkarma şansınız da artıyor. Futbolu bir ölüm kalım meselesi olarak görürseniz de Dünya Kupası'na ve Avrupa Şampiyonası'na hakem gönderemiyorsunuz. FIFA'nın 31 Mart'ta açıkladığı listeye iyi bakıp kendimize dersler çıkarmamız gerekiyor.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Sonraki Haber