09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Yazarlar

 M. NEDİM HAZAR

n.hazar@zaman.com.tr

Mabed titrerken

Yağarkenki savruk ve hoyrat ürperticiliğinden eser kalmaz karın... Gökyüzü tüm yükünü boşaltmış, yeryüzünün üzerinde kusursuz bir beyazlık hakim olmuştur. Buhar tütsülü bir beyazlık!

Sizi bilmem ama ben kar yağışının bitiminden sonra oluşan manzaralardan fena etkilenirim. Ne bileyim ana rahmi kadar temiz bir beyazlığın üzerinde minik aralıklarla birbiri ardışık sıra kalmış kuş ayak izleri mesela. Bir evin çatısı, yolun kenarı, ağacın dalları...

İlla da inancın kadim mekânları... Camiler örneğin... Musluğu buz kesmiş şadırvanlar, müminlerin ayak izleriyle şereflenmiş avlular, buhar fışkıran kıvranmış kollar, secdede başları serinleten halılar...

Ki boldur ülkemizde bu tür mekânlar bilirsiniz. Hele hele İstanbul'da...

İşte böyle soğuk ve bembeyaz bir kış sabahı olanca ihtişamıyla karşıma çıktı Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii... Gecenin iflah olmaz tipisi, rüzgârı savurmuş kar kümelerini kubbesine. Olmayan minaresi boynunu bükmüş gibi koca mabedin. Az değil, yaklaşık 500 yıllık bir ibadethaneden söz ediyoruz. Her depremde sarsılan, yıpranan ve her afet sonrasında el atılıp tekrar inancın hizmetine sunulan.

Koca Sinan'ın aşk ile yaptığı mimarî harikalardan biri. Sair semavi ibadethanelerin aksine aydınlığın, billurluğun mekânı. Medrese, mektep, türbe ve hamamın ortasından yükselen yaklaşık 40 metrelik kubbesi ve 160'tan fazla penceresiyle heybetli mabed.

Kapısında 5 yıldan beri asılı olan levha: İbadete kapalıdır...

Çıkarılmış ya da kırılmış olan pencerelerden içeri dolan karlar ile üşümüş bir mabed Mihrimah Sultan Camii... Müminlerin aşındırdığı mermerler zamanın koyu yıpratıcılığına terk edilmişliği gizlercesine bembeyaz kaplı nedense...

Ve gazetede sosyal devletin doğal sonucu olarak yayınlanan insanî haberler: Soğuk havada evsizlere sahip çıkılıyor, sokak hayvanlarına kucak açılıyor. Bir gazetede, donmak üzere olan karga resmi acıtıyor içimizi...

Lakin yanından gelip geçtiğimiz bu titreyip, çürümeye bırakılmışçasına yapayalnız duran mabedi görmüyor kimse...

1999 depreminde hasar görmüş... O yıldan beri doğru düzgün ibadete açılmamış. Değişik zamanlarda hız kazanmış tamirat ve restorasyon çalışmaları. Ancak sanki daha da güçleneceği yerde daha zayıflamış, zayıflatılmış Koca Usta'nın mirası...

Ki miras diyoruz değil mi, üstelik 2010 yılı yani, Kültür Başkenti'nin kültürel mekânı burası... Bilmem kaç milyarlık masraf yapılıyor, açılışlar, havai fişek gösterileri filan... Eyüp'ten fırlatılan fişeklerin ışıltılarının sönük ve soğuk gölgesi düşüyor bu tarihî yapıya. Asri bir mezarlıktan bile daha ürpertici inanın manzara. Göz çukurları oyulmuş veremli hasta gibi mermerden yapı.

Sağa sola sordum ama herkeste aynı burukluk içinde bir bilinmez mevcut. Kim, ne zaman, kaç kişiyle onarıyor belli bile değil. Eminim yetkililere sorulsa kendilerince makul ve mantıklı onlarca neden vardır sıralayacak.

Ama kar yağıyor ve içine doluyor 5 asırlık mabedin, üşüyor kocaman taştan çınar ve titriyor yaşlı bir hasta gibi.

10 yıldan fazladır sürüyor bu yenileme çalışmaları. Bakıldığında ilerleme değil, gerileme var sanki. Ve inanın korktum araştırmaya. Kimseyi suçlamak istemem elbette ama insan bu kadar uzun süren bir kapatılmışlıktan çok daha korkunç bir içini boşaltmışlık duyacak diye ürküyor resmen. O süslemeler, halılar, seccadeler, Mushaflar... Kim bilir şimdi nerdeler?

Mimar Sinan'ın 3 yılda yaptığı camiyi 10 yılda tamir edemiyoruz ve biz kendimize hiç sıkılmadan da büyük devlet diyebiliyoruz hâlâ!

Titriyor koca mabed; kardan, tipiden, borandan ve ilgisizlikten...

08 Şubat 2010, Pazartesi

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

HÜSEYİN SÜMER

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

J. BENJAMIN TOSHACK

KADİR DİKBAŞ

KARL HEINZ FELDKAMP

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MEHMET YILMAZ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

ZİYA PERVER

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2