09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Yazarlar

 NEVVAL SEVİNDİ

n.sevindi@zaman.com.tr

İran'ın karikatür krizi

Son karikatür krizi İran'da patladı. Azerilere ve diğer etnik gruplara karşı ırkçı bir kültürün temsilcisi olan İran gösterilerle inliyor.

Fars kültürünün küçümsediği ve "her" dediği Türk fıkraları toplumsal bilinçaltına Türk imajı kazımaktadır yüzlerce yıldır. Her: eşek demektir.

"Türkiye İran Olamaz" tezini ilk kitaplaştıran biri olarak 1990'da yayınlanan kitabım "İki Ülke İki Devrim Türkiye-İran"da günlük yaşamdaki Türk imajını yazmıştım. Türkleri aşağılayan fıkralardan sonra da bana dönüp "İstanbul Türk'ü değil, buralılar için" diye düzeltme yaparlardı! Çocuklarının Farsça konuşurken şivesi olmasın diye evlerinde Türkçe konuşmayı yasaklamış aileler gördüm. Bir kasap Türklere olan nefretini bir sözcük oyunuyla yapmıştı: Yüzümde tüh göreceğim diye aynaya bakmıyorum. Tüh sözcüğü hem kıl, hem Türk demek çünkü.

Farslar Azerilerin niteliği düşürdüğünden şikayet ederlerdi bana. Tüm komşularını da küçümseyen İran ne Arapları sever, ne Türkleri.

Etnik bir bohça olan İran'da sadece Azeriler yok, Kürtler, Belüçler, Türkmenler, Lor Türkleri, Gilaklar, Mazandarinler, Araplar ve Ermeniler var. Birçok dil, kültür, mezhepler birlikte yaşıyor. En büyük etnik grup 30 milyondan fazla nüfusuyla Azeriler.

1925'e kadar, iç işlerinde serbest olan geleneksel konfederasyon sistemi denebilecek bir yapı vardı İran'da. Dil, gelenek, kültür ve kimliklerini sürdürebilen etnik grupların keyfini kaçıran Pehlevi sülalesi oldu. Pehlevi rejimi tek kültür tek dil egemenliğini yerleştirdi. 'Fars kimliği altında eğitim görmek zorundadır herkes.' dedi.

Asimilasyon politikası uygulayan Şah rejiminin politikasını devam ettiren devrimci hükümetlerle bugüne kadar gelindi. Irkçı bakış açısının acı tezahürü de karikatürle patladı. Çoğunluk olan Türkleri hamamböceği olarak gören azınlık Fars anlayışı başkalarına verir talkını kendi yutar salkımı halinde.

Almanlarla aynı ırktan geldiğine inanan Pehlevi'nin Arya-i Mehr (Arya ırkının güneşi) olarak savaşta Almanların yanında yer alması pahalıya patlamıştı. Ama bugün bile Almanya'nın İran'a büyük yatırımları vardır. Ticari ilişkileri gelişmiştir. Kendini ırkla tarif eden Alman anayasasına yakın duran bu mitolojik inanç İran'da yaygın. Fars kültürünün en eski ve en mükemmel dile sahip medeniyet olduğu inancı da ırkçılığa yardımcıdır. Maalesef, bu inancını Türkiye'ye ihraç etmiş ve birçok mürekkep yalamış insanın Farsçadaki zenginliği Türkçede bulamadıklarını duymuşluğum vardır. Bu kendi aralarında bile İngilizce konuşanlardan farklı bir tutum değil elbette. Onların da tezi Türkçenin İngilizce kadar geniş ve yeterli bir dil olmadığı. Bir imparatorluk dili İngilizcenin her kültürden gelen yabancı sözcüğü atmadan varlığını zenginleştirdiğini ise bilmezlikten gelirler. Önyargılar ırkçılığı destekler her zaman.

İran devlet politikasında dil eğitimi ve yaygınlaştırılması çok ciddi bir yer tutar. Tacikistan ve Afganistan gibi Farsça konuşan ülkelere politik ilgisi devamlıdır. İlgiden baskıya geçmesi de çok kolaydır. Üniversitelerde filolojileri destekler, para döker ve de iyi olanları İran'a eğitime alır bursla. Dil bazlı bir kimlik inşa programı hep devrededir.

Anakronistik okuma ve analizlerle yapılan tarih yazımı, tarihi olayların anlatımı en klasik metinler için bile geçerlidir. Avesta veya Firdevsi'nin Şahnamesi gibi.

"Popülizm (halkçılık) bir halk mitinden ayrılamaz. Popülizm folkçudur ve yurtseverlik değildir. Bir insan hem yurtsever, hem kozmopolit olabilir. Ama bir popülist kaçınılmaz olarak bir tür milliyetçidir. Bir yurtsever bir toplumda yıllarca yan yana yaşadığı ve tanıdığı başka milletten birini dışlamaz, bir popülist ise kendi aşiretinden olmayan herkese karşı kuşkuludur. Milliyetçi sadece yabancılara değil, kendi milleti içinde kendi gibi düşünmediğini hissettiği insanlara bile kuşkuyla bakar." der J. Lucaks. Bunu Siyonist ve Ermeni Taşnak milliyetçiliğini sürdürenlerde olduğu gibi Alman milliyetçiliği içinde de görebiliriz. Irkçı saldırılar futbol şöleni öncesi bile elini kolunu sallayarak vuku bulabiliyor.

30 Mayıs 2006, Salı

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

HÜSEYİN SÜMER

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

J. BENJAMIN TOSHACK

KADİR DİKBAŞ

KARL HEINZ FELDKAMP

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MEHMET YILMAZ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

ZİYA PERVER

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2