09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Yazarlar

 ABDULLAH AYMAZ

Hz. Muhammed (sas) sizin için ne ifade eder?

Bir sempozyumda, Akbar Ahmed'e Amerikalılar soru soruyorlar. O da meseleyi, Hz. Muhammed Aleyhisselam'ı, Müslümanların nasıl bir aşk ve muhabbetle O'nu sevdiklerini, Danimarka'daki karikatür krizinin Müslümanları ne kadar rencide ettiğini anlatmaya çalışıyor ve bu hissiyatı ifade edecek kelimeleri bulmakta büyük sıkıntı çekiyordu.

Birden salonda oturanlardan bir Türk gencine gözü ilişti... "Bakın bunu ben size şimdi çok iyi anlatacak birisini göstereceğim." diyerek o gencimize, "Lütfen söyler misin Hz. Muhammed kelimesi senin için neyi ifade eder?" diye bir soru sordu. Genç ağzını açtı, sevgisini, saygısını ifade eden bir iki kelime söyledikten sonra konuşamaz oldu. Çünkü boğazına sanki bir yumruk takılmıştı. Gözlerinden yağmur gibi gözyaşları akıyordu. Akbar Ahmed, "İşte Müslümanlar için Hz. Muhammed budur. Bunu sizlerin anlaması çok zordur. Ama biliniz her bir Müslüman için Hz. Muhammed işte budur." dedi. O da kilitlenmişti. Salonda Amerikalılardan pek çok kişinin bu samimi manzara karşısında ağladıkları görüldü. Artık diller susmuş, gözyaşları konuşuyordu!..

Prof. Dr. Akbar Ahmed, daha önce Pakistan'ın Londra büyükelçisi idi. Halen birçok televizyon kanalının ve meşhur gazetenin düşünce ve görüşlerine müracaat ettiği şöhret sahibi bir zâttır...

Dikkat edilirse burada hâl dili çok mühim, yani sözlerle hiçbir zaman anlatılamayacak şeyler samimi gözyaşları ile ihlasın ve sadakatin tavırlarımızın yansıması ile daha güzel anlatılabiliyor. Evet, Yunus Emre'mizin dediği gibi mühim olan "bir gönüle girmektir".

Siz bir gönüle bütün sıcaklık ve samimiyetinizle aktığınız zaman, siz oraya tek başınıza girmiş olmuyorsunuz; bilakis bir ışık hâlesi halinde sizin etrafınızdaki sizi ifade eden her şeyiniz de sizinle beraber gönüllere taht kurup oturuyor. Artık insanlar sizin kültürünüzü ve ülkenizi yeniden keşfedercesine, yepyeni bir hazine ararcasına sizinle ilgili her şeye dikkat ediyorlar ve şöyle demeye başlıyorlar: "Burada da bir İslam kürsüsü açalım... Bize yeterli bir akademisyen bulun da biz İslâmiyet'i bir Müslüman'dan öğrenelim!.." Böylece sineler size açılıyor. Keşke, dil bilen kariyerli, yetişmiş binlerce insanlarımız olsa...

Mesela Türkiye'ye gidenler, minarelerimizden günde beş defa yükselen ezan seslerine meftun oluyorlar. Sonra da dönüp "Keşke bizim ülkemizde de böyle günde beş defa Allah'ı hatırlatıcı ezanlar okunsa" diyorlar.

Belki biz ülfet, ünsiyet hatta gaflet sebebiyle bu güzelliklerimizi her zaman güzellik ve tazelikleriyle tam idrâk edemiyoruz. Ama onlardan bunları duyunca, "Nelere sahipmişiz de hiç farkında değilmişiz!.." diyoruz.

25 Şubat 2007, Pazar

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

HÜSEYİN SÜMER

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

J. BENJAMIN TOSHACK

KADİR DİKBAŞ

KARL HEINZ FELDKAMP

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MEHMET YILMAZ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

ZİYA PERVER

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2