09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Yazarlar

 ALİ H. ASLAN

a.aslan@zaman.com.tr

[WASHINGTON] Düşünce kuruluşları ve ideolojik düşünce

ABD başkentindeki düşünce kuruluşlarından (think-tank) CSIS'in Türkiye uzmanı Bülent Alirıza'ya Washington'un Türkiye'de olanları nasıl değerlendirdiğini sorduğumda o her zamanki zekice yorumlarından birini yapmıştı: Hangi Washington'un?

Çok haklıydı. Tek bir Washington yok ki! Dış politikada her biri başlı başına devlet gibi çalışmak isteyen, enaniyetleri had safhada bazı kurumlar var. O kurumlar içinde de farklı eğilimler mevcut. Kritik konularda yabancı ülkelere çelişkili gibi görünen mesajlar gitmesinin temel sebeplerinden biri ABD başkentindeki bu yapısal iç karmaşa.

Bazen yedi başlı ejderhaya benzeyen böyle bir başkentten konsensüs çıkarmak çok zor. Ejderhanın bir başının yapmak istediğini, diğer başı bozmak istiyor... Hele dış politikadan anlamayan bir başkanın yönetiminde her kafadan ayrı ses çıkabiliyor.

Washington'daki bu çok başlılık, yönetimin dış politikasına yön verme yarışındaki düşünce kuruluşlarına da bariz şekilde yansıyor. Düşünce kuruluşları, kendi ideolojilerine yakın kurum ve kesimlere 'düşünce'den ziyade ideolojik reçeteler üretiyor. Yetkililer sadece kendi ideolojilerine yakın 'düşünce' kuruluşlarının uzmanlarına kulak verince, sağlıklı karar vermek neredeyse imkânsızlaşıyor. Tarafgirlik azdıkça, düşünceler iyice çığırından çıkıyor. Objektif değerlendirmelerin yerini dogmatik analizler, güdümlü raporlar alabiliyor.

Örnek için çok uzağa gitmeye gerek yok. Mesela Washington Enstitüsü'nün (WINEP) Türkiye uzmanı Soner Çağaptay'ın son dönem raporlarına bakalım. Çağaptay, Yale kökenli, çalışkan bir araştırmacı olarak WINEP'te işe ilk başladığında akademik kaliteleriyle göz dolduruyordu. Sonraları Amerikan hükümetinin de dikkatini çekerek, diplomat eğitim okulu FSI'ın Türkiye programının başına dahi getirildi. Ancak zaman içinde ABD başkentinin tarafgir düşünce ortamı tıpkı diğer birçok araştırmacı gibi Çağaptay'ı da maalesef rotasından çıkardı. Son analizlerine baktığımda, insan olarak çok sevdiğim ve saygı duyduğum bu arkadaşımın akademik kariyerini kendi eliyle baltalamasını üzülerek müşahede ediyorum. Ve maalesef bu şehirde beni hayal kırıklığına uğratan tek think-tank'çi dostum o değil...

Çağaptay'ı okursanız, AK Parti'yi Türkiye'deki ve Türk dış politikasındaki son beş yıldaki tüm kötülüklerin anası sanırsınız. Diyeceksiniz ki, bunda ne var canım, fikir özgürlüğüdür, herkes istediğini savunur. Amenna, ona diyecek bir şey yok. Ama mesele o kadar basit de değil. Türkiye uzmanının mumla arandığı bir şehirde, hele bu konularda eskiden beri otoritesi olan bir düşünce kuruluşundan neş'et eden fikirlerin zararlı tesirleri olabiliyor. O fikirler e-mail ile Başkan Yardımcısı Cheney dahil çok üst düzey Amerikalı yetkililere ulaşabiliyor. Amerika Kongresi'nde uzman görüşü olarak dinlenebiliyor. Ve sadece duymak istediğini dinleyen nicelerinin bulunduğu Washington ve Ankara'da tehlikeli derecede yanlış çıkarımlar yapılmasına yol açabiliyor.

Washington'daki think-tank'çiler hem yazdıklarıyla hem şahsi kontaklarıyla sadece ABD'nin değil ilgili ülke başkentinin görüşlerini de etkileme kabiliyetine sahiptir.

Mesela WINEP, AEI ve Hudson gibi çizgide kuruluşlar son dönemlerde Washington'u ziyaret eden ve AK Parti hükümetine sıcak bakmadığı bilinen hemen her Türk konuğun ilk adresleriydi. Bunlara Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt ve İkinci Başkan Ergin Saygun Paşa da dahil. Bu tür ziyaretçiler görüşmeyi tercih ettikleri muayyen çevrelerden tüm Washington'un nabzını aldığını sanıp Ankara'ya dönebiliyor. Öte yandan bazı think-tank'çiler sadece görüşlerini yansıtmak istedikleri Türk çevreleri dinleyip bunu Washington'daki bilgi merkezlerine Ankara'nın ve Türkiye'nin genel nabzıymış gibi sunabiliyor. Ve zaten sağırlar diyaloğu yaşayan iki başkentin iletişim arızası böylelikle derinleşebiliyor. Kırmızı ışıklar yeşil, yeşil ışıklar kırmızı gibi görülebiliyor.

Benzer zaafları, hükümet cenahının da göstermediği söylenemez. AK Partili tepe liderler Brookings ve CSIS gibi hükümete daha sempatik bakan uzmanların bulunduğu düşünce kuruluşlarıyla daha yakın irtibatta. Gerçi Başbakan Erdoğan ile partinin Cüneyd Zapsu ve Murat Mercan gibi bazı dış politika simsarları anti-AKP şahinlerin AEI gibi kalelerinde boy göstermişlerdi. Ama bunlar fikrî dayanışmadan ziyade, zarar kontrolü maksadıyla idi. Şu günler için pek tavsiye etmem; ama yakında başka AK Partilileri de aynı kapıları aşındırırken görürsem hiç şaşmayacağım. Belki bu kez bir bayan partiliyi vitrine çıkarmayı düşünüyor olabilirler.

Washington'dan politika üretenlerin tek bir Türkiye varmış gibi düşünmeleri ve Ankara'dakilerin Washington'u yekpare görmeleri yanlış olur. Özellikle şu kritik süreçte Washington'daki Türkiye uzmanlarının ve Washington gözlemcisi Türklerin, büyük resmi her zamankinden daha iyi görmesi ve göstermesi gerekiyor.

14 Mayıs 2007, Pazartesi

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

HÜSEYİN SÜMER

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

J. BENJAMIN TOSHACK

KADİR DİKBAŞ

KARL HEINZ FELDKAMP

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MEHMET YILMAZ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

ZİYA PERVER

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1