09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Yazarlar

 AHMET SELİM

a.selim@zaman.com.tr

Hâlâ anlayamadılar

Peki ne zaman vardı? Yahut geçmişte sol adına ne vardı? Geçmişte sol adına var olanlar şimdi yeniden var olsa ne ifade eder? Herkese 500 milyon vatandaşlık maaşı verileceği söylendi.

Herkese ayda 500 milyon maaş demek, yılda 5 bin dolar demek! Hepimiz oturacağız, toplam milli gelir evlerimize getirilecek! Bizim çalışmaya para açısından ihtiyacımız kalmayacak; ama işleri kim yapacak? Şoför, bakkal, inşaatçı, tamirci, nereden bulacağız?

Böyle şeyleri milletimiz ciddiye almaz, yok sayar.

Asgari ücret 2 milyara çıkacak! Herkes güler geçer.

Köy kentler, tarım kentler, tüketim kooperatifleri, tanzim satışları, bedava eğitim ve sağlık hizmetleri, köy enstitülerine benzeyen üretici pratik eğitim, kilit sektörlerin sosyalleştirilmesi, devletleştirilmesi, her işçinin genel grev hakkı olan sendikalaşmaya bağlanması, falan filan... Bunlar mı sol çözüm önerileri ve formülleri?..

Var mı şimdi böyle bir sol normal dünyada?

... 1961'den 1980'e kadar, bizde solun ekseni, "devrimci ve darbeci eylemcilik" aktüalitesine oturmuştu. Gezmiş'ler, Yön'cüler, Aydemir'ciler, 9 Martçı'lar... Özlemle anılan, "neydik biz be!" nostaljisiyle rüyası görülen ve hatıraları kutsanan solculuklar bunlar mı?

Bunlar olurken 1965'te millet merkez-sağ'a % 50'nin üzerinde oy veriyordu. Çünkü sol'un fantezilerini, ütopyalarını, darbeciliğe kodlanan eylemciliğini ciddiye almıyor ve reddediyordu milletimiz.

Millete, topluma, halka rağmen solculuk olur muydu?

Sivil ve sivil olmayan çok yönlü öyle bir entel basınç oluştu ki, "denemeden olmayacak!" Çaresizliği ile millet Ecevit'e % 41 oy verdi. Verdi; ama bir yıl içinde pişman oldu. Ortalık yangın yerine dönmüştü ve millet canından bezmişti o bir yıl içinde. 1979'da genel seçim yapılsaydı millet CHP'yi silip süpürecekti. Turan Güneş "aman seçime gitmeyelim, gidersek yok oluruz!" diyordu. 12 Eylül'e gitme pahasına CHP seçime gitmeme inadından vazgeçmedi.

Nesi var sol'un geçmişte? Hangi başarısı, hangi düşünce ve proje üretimi, hangi demokrasi yaklaşımı?

Sol'un adı vardı sadece, ve o etiket altında millete millî iradeye milleti millet yapan değerlere, akla, demokrasiye bilimsel doğrulara muhalefeti ve yabancılığı vardı.

Bir yandan da adil düzen grafikleri, sömürüyü şıp diye kaldırıp fakir fukarayı sihirli değnekle ihyâ etme masalları...

1973'te bir araya geldiler ve buna "tarihî uzlaşma" adını verdiler. İçinde hiçbir akıl değeri olmayan, bomboş, kupkuru şeyler. Bugün AK Parti, DP-AP-ANAP nerede idiyse orada duruyor. Bireysel hikâyeler önemli değil, şimdiki duruşları önemli.

Toplumsal merkez ile ideolojik merkez ayrı kavramlardır. Toplumsal merkez, milleti millet yapan değerlerin ağırlık merkezidir. İdeolojik eğilimi ne olursa olsun, toplumsal merkezle ilgisi bağı olmayan bir parti, kitle partisi olamaz.

Batı'nın nötrü olan ve Batı'da küçücük liberal partilerle temsil edilen yelpaze merkezinin sağında millî-manevî değerler ve (nötr, saf-pür değil) toplumsal merkezle bağlantılı, yani millî-manevî değerleri reddetmeyen içselleştirilmiş liberal değerler vardır, sol'unda da sosyal adalet ve sosyalizm çeşitlenmesi... Egzantirik ve ideolojik marjinallikler, hiçbir merkezle ilgisi olmayan ve kendini her şeyin merkezi sayan uçukluklardan ibarettir.

... Şimdi ne istiyorsunuz?

Bir "sol" var olsun! Elinizi tutan mı var? CHP şart değil ki, Karayalçın'ın partisi var, istenirse yenileri de var olur. CHP Baykal'a kalsın, siz var edin sol'u! Murat Karayalçın, Ercan Karakaş, Fikri Sağlar, Zülfü Livaneli, Ufuk Uras, daha nice öğreti ve kurgu ustaları! Yemeden içmeden 24 saat konuşurlar; birbirlerinden bıkarlar, kendi egolarından bıkmazlar.

Baykal'a göre merkez-sağ çökmüş. Peki kazanan kim? % 47'yi alan kim? Merkez-sağ, Demirel'in, Çiller'in, Yılmaz'ın tapulu malı mı? İkinci AK Parti iktidarı merkez sağ'ın ta kendisidir.

26 Temmuz 2007, Perşembe

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

HÜSEYİN SÜMER

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

J. BENJAMIN TOSHACK

KADİR DİKBAŞ

KARL HEINZ FELDKAMP

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MEHMET YILMAZ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

ZİYA PERVER

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2