09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Yazarlar

 ABDULLAH AYMAZ

Temelleri öyle sağlamdı...

Yurtdışında eğitim hizmetleri veren adanmış ruhlu öğretmenlerin bilhassa Orta Asya'ya gittikleri ilk günlerini, çektikleri sıkıntılarını, hatıralarından takip ederek bu eğitim faaliyetlerinin ne kadar ihlaslı ve sağlam bir zemine temellerinin atıldığını görmeye çalışalım.

Muzdarip ve Yüce Nebî'nin (sas ) çilekeş, mağdur torunlarının isimlerini taşıyan Hasan Hüseyin Bey'in hatıra defterinden bazı bölümleri aktarmak istiyorum:

"1995'te Atırav'a geldik. Uçaktan inerken havaalanının yakınında koşan develer gördüm. Oranın çöl olduğunu anladım. Çok bozuk yollardan bir eve geldik. Genelde yollar topraktı. Evin girişinde kanalizasyonlar evin altında birikmiş, bodruma inen merdivenlerin bazı basamakları pislik içinde kalmış. Ağır bir koku da ortalığı sarmış. Bu koku evimizin içinde de hissediliyor. Evde eşya olarak iki kişilik Rus çekyatı ve bunların üzerinde de çok ince iki yatak var. Onları üst üste koyunca ikimiz sığmıyoruz. Yan yana koyunca da sabah her yerim ağrı içinde kalkıyorum. İlk iki haftada koku ve suya alıştık. Artık ne evin altındaki kanalizasyon ne de suyun kokusu bizi rahatsız ediyordu. İki ay sonra, havalar soğudu. Bodrum katı buz tuttu. (Eklemem gerekir ki, bağımsızlıktan dört-beş yıl gibi kısa zamanda elektrik, su ve kanalizasyon problemleri çözüldü. Şu anda Kazakistan'da böyle bir problem yok.) Ekonomik sıkıntılar o kadar fazlaydı ki, iki yıl, eksi kırk derece soğuklarda bile bir yatak alamamıştık. Türkiye'den tek esnaf Hüseyin Bey fabrika kurmak için malzeme getirdi. Onlarla beraber benim bir kısım eşyalarım ve yatağım da gelmişti. Eşyaların içinde nar, elma, portakal gibi meyveler de vardı. Eksi 40 derecelik soğuk sebebiyle hiç bozulmamışlardı. Bunları gönderen kayınvâlideme özel dua etmiştim. Çünkü iki yıl meyve yiyememiştim. Bahar mevsiminde karlar eriyince Atırav'da çok ciddi çamur olduğundan herkes işyerine giderken özel uzun çizmeler giymek zorundaydı. Çünkü bazı yerlerde çamurlar yarım metreyi geçiyordu. Her işyerinin önünde çizmeleri temizlemek için yapılmış su kovaları ve bez parçaları vardı. Herkes çizmelerini temizleyerek poşete koyar ve poşetteki yedek ayakkabıyı giyerek içeri girerdi. Valilik dahil o zaman herkes böyle yapmak zorundaydı."

"Benim botlarımın altı yırtılmıştı. Çizme alacak param yoktu. Okula gelinceye kadar botlarımın içine çamur doluyordu. Ayakkabımı değiştirirken çoraplarımı da değiştirmek zorundaydım. Halimi kimse görmesin diye müdür olarak geç gelenleri kontrol ediyor gibi beklerdim ve herkes girince kimse görmeden ayakkabı ve çorabımı değiştirirdim. Ayaklarım ıslak olduğu için çok üşüyordum. Bazen yardımcım gelir 'Üşüdünüz, hasta olacaksınız, beklemeyin.' derdi. Eve gittiğim zaman da hanıma göstermemek için uğraşırdım. Çoğu defa çoraplarımı gizliden yıkardım. İkinci binadaki Ali Rıza Bey'in derse gelmediğini öğrenince, araştırdım. Hastaymış. Sonra öğrendim ki, 10 tengesi (bir dolar) olmadığı için otobüse binememiş ve eksi 30 derecede evine 8 km yol yürüyerek gelmiş. Ama, dizlerine kadar donmuş. Arkadaşlar ayaklarını karla ovmuşlar. Ben üzülmeyeyim, diye bana söylememişler. O soğuklarda herkes kafasına börük (kalpak) dedikleri şapka giyerdi. Biz alamamıştık..."

İşte temeller bu fedâkarlıklar üzerine atılıyordu...

02 Kasım 2008, Pazar

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

HÜSEYİN SÜMER

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

J. BENJAMIN TOSHACK

KADİR DİKBAŞ

KARL HEINZ FELDKAMP

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MEHMET YILMAZ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

ZİYA PERVER

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2