09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Yazarlar

 ALİ ÇOLAK

a.colak@zaman.com.tr

Gölgede kalmak

Haydar Ergülen, Star Kitap'ın ocak sayısında "Haşim ile Agah" başlığıyla dokunaklı bir yazı kaleme aldı. Şiirimizin iki büyük ustası Ahmet Haşim ile Yahya Kemal'in, diğer bir deyişle, melal ile melankolinin buluşması...

Bugüne kadar yazamamanın burukluğuyla... "Birini hatırlamak için diğerini unutmak..." Hayli hüzün verici bir cümle bu. 2008, Yahya Kemal'in 50., Ahmet Haşim'in 75. ölüm yıldönümüydü. Yahya Kemal, azımsanmayacak bir 'etkinlik' dizisiyle 'hatırlandı'. Peşi peşine pek çok panel, sempozyum, sergi ve çok sayıda derginin yayımladığı özel sayı... Haşim ise topu topu iki açıkoturumla anıldı ve ne yazık ki dergilerde, gazetelerde neredeyse hiç yer bulamadı. Bu, elbette yeni bir tutum değildi. Haydar Ergülen'in de yazdığı gibi daha iki şairin sağlığında başlamıştı, birinin öne çıkarılıp diğerinin gölgede bırakılışı. "Beyaz lisan, kızıl lisana karşı ta o zamandan hükmen galiptir belki." Ve şiir dünyamız, Yahya Kemal ile Haşim'i 'yarıştırmaktan, kapıştırmaktan, çarpıştırmaktan' hep hoşlandı. Kısacası, 'birinin hatırlanması için diğerinin unutulması' gerekiyordu.

Haydar Ergülen'in edebiyatımızın az sayıdaki 'kıymet bilir' kalemlerinden biri olduğunu söylemeye gerek var mı? O, hemen bütün yazılarında ayrıştırmadan değil, barıştırmadan yana tavır alır. Haşim'le Yahya Kemal'in sürekli 'yarıştırılarak' birinin yüceltilip diğerinin gölgede bırakılmasına duyduğu tepki, önemsenmeye değer. Bu, 'bütüncül' bir bakışın eseri şüphesiz. "Yahya Kemal'e, bir otel odasında 'misafir' gibi durduğu bu ülkede artık sahip çıkarken, birinin yerliliği, diğerinin sürgünlüğü ya da gurbeti pahasına gerçekleşiyor ve şairler eliyle de Ahmet Haşim sürgüne gönderilmeye, Türk şiirinden dışarlıklı edilmeye çalışılıyor." dedikten sonra, yazısını şu soruyla bitiriyor Ergülen: "Acaba, melali anlamayan şairler melankoliye aşina olabilirler mi"... Sahi olabilirler mi?

Haşim'in Yahya Kemal karşısında hep gölgede kalmışlığını, iki şair hakkında yazılanları bir araya getirdiğimizde görmez miyiz? Yahya Kemal hakkında neredeyse bir kütüphane dolusu araştırma, hatıra, inceleme, deneme ve kitap yazıldığı halde, Haşim üstüne kaleme alınanlar pek azdır. Beşir Ayvazoğlu'nun o değerli çalışması "Ömrüm Benim Bir Âteşti" incelemesi olmasa, Ahmet Haşim hakkında derli toplu bilgiye ulaşmamız bile mümkün olmayacaktı. Ne yazık ki hem araştırmacılar hem de şairler, ilgilerini Haşim'den yani 'melal'den hep esirgedi, esirgemeye de devam ediyor. Yaşarken, savaş zamanlarında hep hatırlanan ve cepheye gönderilen 'melal' şairi, barış zamanlarında nedense gözden ve gönülden ırak tutulmuştu. Ölümünden sonra da değişen bir şey olmadı.

Edebiyat tarihine baktığımızda, bu tutumun sadece Yahya Kemal ve Haşim ile sınırlı olmadığını; bazı şairler, öykücü ve romancılar sürekli gündemde tutulurken bazılarının unutuluşa mahkum edildiğini fark ederiz. Tanpınar ve Necatigil, hak ettikleri ilgiyi, tanınmayı, bilinmeyi ne kadar geç elde ettiler? Salah Birsel gibi birkaç hak bilir kalem olmasaydı, genç yaşta ölüp giden iyi şairler Rüştü Onur ile Muzaffer Tayyip Uslu'yu kim hatırlar, kim bilirdi? Cemal Süreya dışında 'öbür yaka'dan Sezai Karakoç'un hakkını teslim eden var mıydı? Dıranas, Sutüven, Cahit Külebi, Arif Nihat Asya hele Celal Sılay değerleri ölçüsünde tanınıyor, biliniyorlar mı? Romanda, öyküde de bir yığın isim sayabiliriz aynı unutuluşa mahkum edilmiş. Nahit Sırrı Örik'i tanıyor olmamızı biraz da Selim İleri'ye borçlu değil miyiz? Bahattin Özkişi'yi geçelim, Tarık Buğra gibi bir kalemin yeterince ilgi devşirdiğini söyleyebilir misiniz?

Değerbilmezlik, bizim edebiyatımızın eski hastalıklarından biridir. Bugün, kimi zaman ideolojik tutumların yol açtığı körlüklerle, kimi de kolaycılıktan, arayıp bulmamaktan, onca iyi yazar ve şairin eserleri okunmadan, bilinmeden gölgede öylece bekliyor.

Bana kalırsa, şu anmalar, sempozyumlar, paneller de yazarların, şairlerin geniş okur kitlesi ile buluşmasını sağlamıyor. Salonlardan sokağa taşamayan anmalar, hep sınırlı bir kitlenin kendi aralarında yaptıkları bir tür 'etkinlik' olarak kalıyor. Biz, edebiyatçılarımızı mesela Amerikalıların Edgar Allen Poe'yu, İrlandalıların James Joyce'u, İspanyolların Cervantes'i andıkları gibi bir şenlikle hatırlama yeteneğinden yoksunuz. 19 Ocak'ta Amerikalı okurlar, Poe'nun 200. yaşını kutlayacak. Onlarda bir gelenek, her doğumgününde, gece beyaz başörtülü bir kadın, Poe'nun mezarına bir şişe konyak ve üç karanfil bırakıyor. Kim mi bu kadın? Poe'nun mezarındaki gizemli yabancı... Onlar, kendi gelenek ve inanışlarınca, yazarlarını hayatın içine taşıyor; onlarla birlikte yaşıyorlar. Bizse yazarlarımızı salonlara, kitaplara hapsediyor, unutuyor; ancak ellili, yüzlü ölüm yıldönümlerinde zoraki hatırlıyoruz.

Artık ne melale ne de melankoliye aşinayız. Varsa yoksa, kapışma, didişme ve kavga...

"Bir şâir ağlasın mı bakıp kendi hâline?" (Yahya Kemal)

17 Ocak 2009, Cumartesi

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

HÜSEYİN SÜMER

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

J. BENJAMIN TOSHACK

KADİR DİKBAŞ

KARL HEINZ FELDKAMP

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MEHMET YILMAZ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

ZİYA PERVER

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2