09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Yazarlar

 A. TURAN ALKAN

t.alkan@zaman.com.tr

Saf çocuğu mâsum Anadolu'nun

Encümen-i Dâniş âzâsından Prof. Dr. Safa Reisoğlu, SBF'de hocamdı. Merak edip baktım, 1929 doğumlu, yani 80 yaşında. Bu arada Senatörlük, Milli Eğitim Bakanlığı kariyeri de var. Allah ömrünü müzdâd etsin. Talebeleri emekli oldu o hâlâ faal maaşallah.

Ankara'daki öğrencilik günlerinin bir başka hâtırası Derviş Günday'dır; o zaman galiba Şoförler Derneği'nin başkanlığına adaydı, Kızılay'daki direklerde posterlerini görürdük. Araştırdım; Ankara esnafı'na yöneticilik yapmak aşkı, ancak geçen sene yapılan genel kurulda sona ermiş; 30 senelik bir sivil toplum kariyeri, arada CHP milletvekilliği...

Türk Metal Sendikası Başkanı Mustafa Özbek, yöneticiliğe 1975'te seçilmiş; o günden beri genel başkan; 34 senedir! Metal işçilerindeki o müthiş istikrar duygusunu tebrik etmek lâzım. Türkiye'de 33 senelik şirket bile azdır yahu!

Kendini sivil toplum hizmetine vakfeden yönetici takımı, taşrada daha görünür haldedir ve bu yüzden bazı meslekî kuruluş seçimleri, belediye reisliğinden daha çekişmeli geçer; her ne hikmetse bu seçimlerde yeni ve genç adaylar değil, tecrübeli ve yaşlı kurtlar galip gelir. Para veya maddî menfaat için midir? Hâşâ! Hep o sivil toplum bilincine duyulan doyumsuz (dikkat; burada "doyumsuz" kelimesi gerçek mânâsında kullanılmıştır!) hizmet aşkından...

***

A, B, C ve özellikle D tipi medya yapılanmasına göz aydınlığı! Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin İstanbul Belediyesi'ne aday gösterildi. "İstanbul'da CHP'nin oyu şu kadar küsur fakat Kemal Bey aday olursa 10 puan birden artacak" yollu ara gaz anketleri işe yaramışa benziyor. Hayırlı olsun.

Bu işe en çok Deniz Bey'in memnun olduğunu hisseder gibiyim; bugüne kadar İstanbul'dan kimi Belediye'ye aday gösterdiyse, adamların siyasî kariyeri bir daha belini doğrultamadı. Kemal Bey'in bu medyatik pohpohlama desteğiyle günün birinde Deniz Bey'in koltuğuna aday gösterilmesini bekliyorduk ama ne olduysa oldu ve Kemal Bey, "Partiden görev veriyorlar" diyerek kıyma makinesine girmeye razı edildi.

Bakalım "Saf çocuğu mâsum Anadolu'nun" Kemâl Bey seçimi kazanacak mı bilemem, fakat Deniz Bey şimdiden galiptir.

***

Gözaltılara itiraz edenleri anlamıyorum; sanki palabıyıklı, deligöz bir komiser, canının istediğini tutup içeri atıyormuş gibi vâveylâ koparıyorlar. En güçlü delilleri şu: "Canım bunlar muteber, aklı başında adamlar!" Diyor ki Baykal, "Bir sendikacının bir sendika yönetim kadrosunun çetelerle ilişkili olduğu ileri sürülen bazı resmî üniformalılarla ne alakası var? Sendika yöneticilerinin suçu varsa normal mahkemelerde yargılansın."

"İyi insanların kötü insanlarla ne ilişkisi olabilir?" tarzında işleyen bir mantığın, anamuhalefetin başındaki kişi tarafından seslendirilmesi Türkiye için bir kayıptır, çünkü bu sözün aklıselim eseri olduğunu zanneden hayli taraftarı var.

Sayın Baykal, bana göre oturduğu yerden hukuk sürecine müdahale edeceğine, 30 Nisan 2007 tarihinde söylediği o meşhur cümleyi tekrar be tekrar okuyup, iyi hukuk bilen birine danışarak suç işleyip işlemediğini düşünse daha iyi olacaktır. O sözü hatırlayalım; diyordu ki, "Anayasa Mahkemesi 367 milletvekili bulunmadan cumhurbaşkanı seçilebileceği yönünde karar verirse Türkiye tehlikeli bir çatışmaya sürüklenecektir."

Baykal, henüz o sözün hesabını vermediği, daha doğrusu o hesap kendinden sorulmadığı için, kendini anayasa üstü bir uzay varlığı gibi görerek hakimleri, yargıçları, mahkemeleri suçlamak cesaretini bulabiliyor.

Yüksek yargı temsilcileri o gün, "Siz nasıl olur da AYM'yi tehdit edersiniz; bu cür'eti nereden alıyorsunuz?" diyebilseydi keşke. O gün maydanoz yemiş kanaryaya dönenler, bugün Ergenekon gözaltılarındaki usul kusurlarını paragraf paragraf sayıp dökerek "âkıl adam" rolü oynuyorlar.

Mantık şu mudur yani: Yargı, benim yanımda olursa iyi, değilse fenâdır!

24 Ocak 2009, Cumartesi

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

HÜSEYİN SÜMER

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

J. BENJAMIN TOSHACK

KADİR DİKBAŞ

KARL HEINZ FELDKAMP

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MEHMET YILMAZ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

ZİYA PERVER

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2