09.02.2010, Sal

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

LİNKLER

TODAYS ZAMAN
AKSİYON
CİHAN
STV
S HABER
MEHTAP TV
EBRU TV
BURÇ FM
Yazarlar

 MEHMET YILMAZ

mehmet.yilmaz@zaman.com.tr

Asker bu cesur adımları atarsa...

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ salı günü yaptığı konuşmada önemli bir tespitte bulundu.

Dedi ki:

-Toplumların dönüşümünde, modernleşmede asker daima öncü olmuştur.

Çok doğru.

Tarih boyunca devletlerin çağ atlamasında, medeniyetlerin inkişaf etmesinde 'teknolojik yenilikler' hep önemli bir rol oynamıştır.

Özellikle de askerî teknolojideki keşifler.

Ancak, konuşmanın tamamına bakıldığında İlker Başbuğ'un kastettiği öncülük misyonunun 'teknoloji üretme yarışı' olup olmadığı pek anlaşılmıyor.

Çünkü...

Bu konuya girerken toplumsal dönüşümden ve modernleşmeden bahsediyor. Konuşma boyunca toplumların değişim dinamikleri üzerine sosyolojik değerlendirmelerde bulunuyor.

Nihayetinde de yabancı bilim adamlarının çalışmalarına atıf yaparak bir neticeye varıyor.

***

Niyetim, bu sonucun doğru ya da yanlış olduğunu yazmak veya bu tür analizleri yapmak askere mi kaldı tartışması yapmak değil.

Özetle şunu belirtmek istiyorum:

-Askerin kendine 'toplumsal değişime öncülük etme misyonu' biçmesi ne kadar sağlıklı?

Biliyorsunuz bizim 'modernleşme' maceramız Avrupa'da yaşanan süreçten oldukça farklı.

Batı'da değişim ve dönüşüm tabandan geldi. Osmanlı ve Türkiye tecrübesinde ise tavandan...

Avrupa'da yönetici elit değişime direnirken, bizde ise halk tepeden 'dikte edilen' değişime önce karşı çıktı. Sonra da onu içselleştirmesini bildi.

Buna en güzel örnek, çağdaşlaşmanın sembolü gösterilen fesin bir dönem sonra gericiliğin simgesi haline getirilmesidir.

Bu açıdan bakıldığında...

Doğrudur, bizde topluma benimsetilmek istenilen yeniliklerin ilk uygulayıcıları askerlerdi. Sanırım İlker Başbuğ'un kastettiği öncülük de bu olsa gerek.

Yani...

Muasır medeniyet seviyesine ulaşma konusunda gereken yenilikleri uygulama konusunda başlangıcı ordu mensupları yapabilir.

***

Ancak, uygulama önceliğini askerin aslî misyonuyla karıştırmak çok sakıncalı.

Zira ordunun asıl vazifesi, vatan savunmasını asrın icaplarının da üzerinde yapabilmektir.

Yeni silah sistemleri üzerinde çalışmaktır.

Teknolojik gelişmeleri yakından takip etmektir.

Bunların dışında kendine yeni görev alanları ihdas etmesi hem askerin vazife şuurunda bölünme meydana getirir hem de kendisine olan güvenin zedelenmesine sebep olur.

Bu gerçeği yakın zamanda idrak ettik zaten.

28 Şubat süreci ile 2007'deki cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde topluma ve siyasete müdahale edilmesini halk tasvip etmedi. Duyduğu rahatsızlığı da önüne konulan seçim sandığıyla gösterdi.

Galiba asker de bu gerçeğin farkında olmalı ki Genelkurmay Başkanı yıllık değerlendirme toplantısını yerel seçimlerden sonra yapmayı tercih etti.

Bu önemli.

***

Asıl mühim olanı ise Başbuğ'un çoğulculuk ve demokratik açılımlar konusunda ordunun öncülük rolünü ima etmesi.

Peki, asker bu öncülüğü nasıl yapacak?

Mesela subaylar üniformalarıyla...

-Bir kahvenin önünden geçerken orada bulunanlara Kürtçe 'günaydın' mı diyecek?

-Kutlu Doğum haftası vesilesiyle camilerdeki mevlit programlarına katılarak ya da cuma namazlarını şehrin en büyük camilerinde kılarak mütedeyyin kitleye, 'Sözümün arkasındayım' mesajını mı verecek?

-Genelkurmay Başkanı da yanına kuvvet komutanlarını alıp Konya'daki Mevlânâ törenlerini mi izleyecek?

Sahi asker, demokratik açılımlar ve çoğulculuk gibi konularda başka nasıl öncülük yapabilir ki?

Evet, bu türden cesur adımlar atılabilirse...

İşte asıl o zaman karşılığını bulacaktır Başbuğ'un akademik sunumu.

17 Nisan 2009, Cuma

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

FİKRİ TÜRKEL

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

HÜSEYİN SÜMER

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

J. BENJAMIN TOSHACK

KADİR DİKBAŞ

KARL HEINZ FELDKAMP

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MEHMET YILMAZ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SAMİ USLU

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

ZİYA PERVER

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge2