06.09.2010, Pzt

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

RAMAZAN

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

EKLER


BÖLGESEL

 
 
 

Yazarlar

 AHMED ŞAHİN

a.sahin@zaman.com.tr

Sizin yanlışınızı söyleyecek adam, anasından doğmadı mı?

Halife Hz. Ömer'le dostu Abdurrahman bin Avf'tan bir yanlış düzeltme örneği vermek istiyorum bugün sizlere. Bu iki büyük insanın dostlukları nasıl olur acaba hiç hayal ettiniz mi?

Biri, dostum Hazreti Ömer, ne söylerse aynen kabul edeyim mi der? Öteki dost da, ben Halife Ömer'im kimse benim yanlışımı söyleyemez mi der? Ölçü almak için bir göz atsak mı, bu iki büyük insanın karşılıklı hatalarını düzeltme anlayışlarına?

Bilindiği üzere Hazreti Ömer'in bir vasfı da 'vakkaf'lıktı. Vakkaf; hızla giden arabanın önüne aniden çıkan engeli görünce hemen frene basıp zınk diye durması gibi kesin bir duruş.

Hazreti Ömer de doğru bulduğu bir şeyi uygulamaya hızla giderken bir dostu aniden önüne çıkar da düşündüğünün yanlışlığını söylerse hemen zınk diye durur, yapılan ikaz doğru ise kendi fikrini bırakıp gösterilen doğruyu hemen uygular, yanlışının gösterilmesinden dolayı da rahatsızlık duymak şöyle dursun aksine yanlışını gösterene dua ederdi.

İşte bu konuda mesaj yüklü muhteşem bir örnek.

Bir gece, dostu Abdurrahman bin Avf'la Medine sokaklarında kontrole çıkan Halife, önünden geçtikleri bir evden karışık seslerin geldiğini duyar. Biraz daha yaklaşınca gelen seslerden bir tahmin yapan Halife:

- Ey Abdurrahman, der, burası Rebi'a bin Ümeyye'nin evidir. İçindekiler de içmişler bağırıp çağırıyorlar. Ne dersin, bu sarhoşlara ne türlü bir ceza uygulayalım? Gecenin bu saatinde bağırıp çağırıyorlar?

Halife'nin bu görüşüne iştirak etmeyen Abdurrahman bin Avf, bakın nasıl karşılık verir.

- Bana kalırsa ceza uygulanacak olan ev sahipleri değil biziz!. Bu cevap karşısında irkilen Halife.

- 'Neden?' diye sorar. Şöyle ikazda bulunur dostu Abdurrahman bin Avf, Halife Hazreti Ömer'e:

- Allahü azimüşşan Hucurat Sûresi'nde, "Zan ile hüküm vermekten kaçının, insanların gizli kalan ayıplarını araştırıp da meydana çıkarmayın, gıybetlerini de yapmayın!" buyuruyor. Biz ise gecenin bu saatinde hem zan ile hüküm veriyor, hem evinin içindeki gizli ayıplarını araştırıp meydana çıkarmak istiyor hem de gıybetlerini yapıyoruz. İşte bunlardan dolayı aslında cezalık işi biz yapıyoruz, ev sahibi değil!"

Bu açık ve net ikaz üzerine düşünmeye başlayan Halife, bir müddet sessiz kaldıktan sonra elini, doğru sözlü dostunun eline uzatarak der ki:

- Tut şu elimden de bir an evvel buradan uzaklaşalım; yoksa ev sahipleri dışarı çıkar da bizi bu halde görürlerse biz onlara değil, onlar bize ceza isteyebilirler!. Oradan hızla uzaklaşırken duası duyulur Halife'nin:

- Allah insanı doğru düşünen dostlardan mahrum eylemesin. Kimseyi de kendi yanlış kanaatinde ısrarcı ve inatçı eylemesin. Kendi düşüncesini dostlarına kontrol ettirmek, doğrusunu duyunca da hemen kabul etmek ne güzel bir ahlaktır. Hem yanlış düşünmekten hem de yanlışı uygulamaktan kurtulur insan!

Evet, iki büyük dostun birbirlerini ikazları işte böyle. Hiç düşündünüz mü? Siz de kendi düşüncenizi dostlarınıza böyle kontrol ettirir, daha doğrusunu duyunca hemen kabul eder misiniz? Yani Hz. Ömer'in 'vakkaf'lık vasfından sizde de birazcık var mı? Yoksa kimse sizin gibi doğru düşünemez, kimse sizin fikirlerinizi tashih edemez mi? Siz hep herkesten iyi düşünür, herkesi siz mi düzeltirsiniz? Kısaca, anasından daha doğmamış mı sizi düzeltecek adam?


05 Mayıs 2009, Salı

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır
 Yazarın Diğer Yazıları
 05.05.2009 - Sizin yanlışınızı söyleyecek adam, anasından doğmadı mı?
 29.04.2009 - Önceden kendine mezar hazırlatmak uygun mu?
 28.04.2009 - Japonlar: Çanakkale ile gençliğinize millî şuur kazandırabilirsiniz!
 22.04.2009 - İfrat ve tefritten korunmuş İslam'dan örnekler
 21.04.2009 - Kutlu Doğum sahibi dünyaya nasıl bir yönetim örneği verdi?
 15.04.2009 - İslam'da irtica ve takiyye yoktur
 14.04.2009 - "Bizim Dünyamız"
 08.04.2009 - Kitaplık çapında sözleri okudunuz mu?
 07.04.2009 - Hizmet etmeyi mi seviyorsunuz, hizmet edilmeyi mi?
 01.04.2009 - Vasıtalarda namaz nasıl kılınır?
İftara Ne Kadar Kaldı?

İftar:   Sahur:

www.BankAsya.com.tr

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MURAT YÜLEK

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SARUHAN ÖZEL

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge3