09.09.2010, Per

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

RAMAZAN

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

EKLER


BÖLGESEL

 
 
 

Yazarlar

 M. NEDİM HAZAR

n.hazar@zaman.com.tr

Medya ve dindarlar

Ahmet Hakan, başka bir analiz yazısından yola çıkarak "Dindarlar neden medya yapamaz?" şeklinde bir yargıyı köşesine taşıdı. Dikkat buyurun 'bu ülkede ya da Türkiye'de' değil, genel olarak inançlı insanların medya sektöründe başarılı olamayacağını ileri süren bir yazıydı bu. Şöyle diyor Hürriyet yazarı:

"Dindarlık ile gazetecilik arasında iflah olmaz çelişkiler vardır... Din "abartma" der, gazetecilik "abart" der...

Din "gizliyi, saklıyı araştırma" der... Gazetecilik "araştır, araştır" der...

Din "kusurları ört" der... Gazetecilik "kusurları aç" der...

Din "fazla meraklı olma" der... Gazetecilik "fazla meraklı ol" der...

Kısacası, dindarlık ile gazetecilik arasında yapısal fark vardır..."

Şimdi bu ana fikre bakıp şunu söylemek gayet mümkün: "Bu satırları yazan zihniyet ya dini bilmiyor ya da medyayı. Yahut her ikisini birden!" Bayıldığım bir söz vardır, der ki: "Kuyunun içindeki kurbağanın gökyüzü, kuyu ağzının genişliği kadardır." Dolayısıyla kendini Türkiye ve özelde bir holding medyasının derinliğine kaptırmış bir düşüncenin sabitlerinden yola çıkarak genelleme yapmak yanlış olabileceği gibi, zaman zaman 'tam aksi' sonuçlar da verebilir.

Sayın Coşkun 'Dindarlar medya yapamaz' derken cümleyi tersten okumayı belki de aklına getirmemiş . Yani, 'Medya yapanlar dindar olamaz'. Dolayısıyla kendinin de içinde bulunduğu yayın grubunu farkında olmadan "inançsızlık" gibi tatsız bir cendereye soktuğunun farkında değil. Kaldı ki Türk medyası ile evrensel kriterler içindeki medya arasında çoğu zaman bir uçurum bulunur. Hani cümle şu olsa anlayacağız: "Dindarlar bizim gibi medya yapamaz!" Buna eyvallah...

Kuyudaki kurbağa örneğinden hareketle kalkıp gazeteciliğin evrensel kriterlerinden ve habercilik tanımından ve de -örneğin- 'Christian Science Monitor'den bahsetmek anlamsız olacaktır. Ama tam da medya takip şirketlerinin "ülkedeki en yalancı medya" araştırmasının yayınlandığı şu günlerde tartışmasız birinciliği bir tür 'başarı' olarak görenlerin bu tür yargılarda bulunması bana enteresan geldi.

İsterseniz mezkur jargon ile ilerleyelim, bakalım inanç ne söylüyor, meslek ne diyor?

Sayın Coşkun haklıdır; 'din abartma' der örneğin, ama yanıldığı nokta şudur; gazetecilik mesleği de 'abartmayacaksın' der. Bazıları abartıyor olabilir ama bu 'mesleğin uluslararası ölçütlerine uygundur' denemez.

Din 'gerçeği araştır' der, ama özel hayata asla müdahale istemez, gazetecilik mesleği de öyledir. Dünyanın hiçbir yerinde başkasının mahremini çarşaf çarşaf yayınlamak gazetecilik sayılmaz.

Din, 'ufacık bir menfaat için çarpıtma' der mesela, meslek de öyle söyler, hatta bunu suç sayar, ancak bu ülkede bir kesim vardır ki; 'gerekirse her türlü puştluğu yap' şeklinde seküler cevaz verir.

Din, 'haksızlığa karşı susma' der örneğin, mesleğin bilinen kriteri de budur, ama bir grubun, paradigmanın, ideolojinin gereği çoğu zaman susan medya vardır bu ülkede. Aksi de mümkündür tabii, işlerine gelmeyen, kendileri gibi olmayan düşünceyi, kesimi töhmet altında bırakacak yayından zevk alırlar.

Hürriyet yazarının medyadan anladığı belki 'kendi' medyası olabilir ama bunun uluslararası bağlamda zerre önemi ve kıymet-i harbiyesi yoktur.

Başka hangi ülkenin böylesi böbürlenen medyasının internet versiyonunda 'Bülent Ersoy'un seksi resimleri için tıklayınız' butonu vardır ki?

Coşkun haklıdır, gazetecilik buysa dindarlar medya falan yapamaz, hatta kendilerinden başka hiçbir kesim, ülke, toplum medya yapamaz.


08 Haziran 2009, Pazartesi

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır
 Yazarın Diğer Yazıları
 08.06.2009 - Medya ve dindarlar
 06.06.2009 - Körlük
 01.06.2009 - Cehalet bir ilmek boyunlarımızda
 30.05.2009 - Protez cehennemine gideceksiniz
 25.05.2009 - Lucescu
 23.05.2009 - Say-lan
 19.05.2009 - Herkesin bir düşü vardır
 18.05.2009 - Cindoruk ve bisiklet
 16.05.2009 - Bir turnusol daha!
 11.05.2009 - İnsan

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MURAT YÜLEK

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SARUHAN ÖZEL

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1