İnsanı ve gerçek ihtiyaçları merkeze alarak, değişimi yakalamak, yenilikçi olmak ve ürün geliştirmek küresel çağda işadamının ve Türkiye'nin tek çıkış yolu.
İhtiyaçlar keşiflerin anasıymış. Taharet ihtiyacı bizim, ancak akıllı klozetin keşfini neden başkaları yapıyor? Dükkânın içine kapanıp çürüyenler yenilik yapamaz. Keşifler ve ürün geliştirmek için bir 'ilk ivme' lazım. Bunun için davranmak, görmek, geçirmek, farkında olmak gerekiyor.
Geçenlerde 'zafer muhacirlerindir' diye yazı yazmıştım. Bir mesaj geldi: 'Ülkemize hizmet etmek için Kore'ye hicret ettik. Çok ilgimizi çeken akıllı klozetleri DOBIDOS markasıyla Türkiye'ye ithal ediyoruz.' diyordu. Japonya'da bu ürünü TOTO markasıyla on sene önce hayret ve gıpta ile görüp evimde kullanmıştım. Bırakın bizde keşif ve üretimini, ithal bile edilemiyordu. Bu faydalı 'taharet makinesini' sıkça anlatırım. Bu mesaj gelince 'işte hicretin bereketi' dedim. Koşarak bu üründen evime yerleştirdim.
Rahmetli babama felç indiğinde ona refakatçilik etmek 12 yaşındaki bendenize kalmıştı. Bacağı hareket etmeyen, dili dönmeyen babamı sırtımda tuvalete taşımış, dışarıda beklemeye koyulmuştum. Zaman uzamış, kapı açılmayınca, işkillenip mahcup bir edayla içeriyi kontrol ettiğimde babamın ayağının kayıp tuvalet deliğine sıkıştığını, eliyle musluğa tutunarak öylece kalakaldığını, ancak konuşamadığı için yardım da talep edemediğini içim paramparça görmüştüm.
'Neyse ki şimdi her yerde alafranga tuvalet var' demeyin. En iyisi size biraz bu 'akıllı klozetlerden' bahsedeyim. Bu klozetlerin faydalarını üç başlıkta topluyorum. Kendi kendine temizliğini tam gerçekleştiremeyen çocuk, yaşlı, engelli, hastaların kolayca temizlik yapabilmelerini sağlıyor. Hem yan tarafında düğmeleri var, hem de uzaktan kumandası. Yaşlıyı içeriye oturtup dışarı çıkıyorsunuz, taharet, kurutma, masaj, deodorant sıkma ve klozetin temizliği uzaktan yapılıyor. Gelin/kız sıkılmadan, yorulmadan, yaşlının ve hastanın da izzeti korunarak hacet görülmüş oluyor.
İkincisi sağlık alanında. Bu tuvaletlerde temizlikte el kullanılmadığı için, bulaşıcı mikropların yayılması engelleniyor. Normalde elin temasından sonra bol su ve sabunla yıkanması durumunda dahi tam hijyen sağlanamıyor. Nitekim ülkemizde her yıl hijyenik taharet yapmamaktan kaynaklanan bağırsak hastalıklarına yakalanan kişi sayısı 200 binin üzerindeymiş.
Bunun dışında, hemoroit ve kabızlık şikâyeti olanların sayısını tahmin etmek zor. Oysa akıllı klozetler, istenen basınç, ısı ve tempodaki su masajı sayesinde hemoroit ve kabızlık gibi sağlık sorunlarının engellenmesine ve tedavisine yardımcı oluyor. Keza masaj ve ritim fonksiyonlarıyla kan dolaşımını hızlandırıyor, kıl dönmesi ve yara oluşumu gibi çeşitli rahatsızlıkların oluşmasını engelliyor. Oturak ısıtması sayesinde soğuk yüzeye oturmaktan kaynaklanabilecek soğuk algınlığını engelliyor, antibakteriyel oturağı, mikrop üremesini engelliyor.
Üçüncü faydası ise su tasarrufuna yaptığı yüzde 70'e varan katkı. Vakumlu sifon sayesinde suyu az ancak azami etkinlikte kullanıyor. Normal şartlarda kişisel temizlik için harcanan su miktarı ortalama 9-12 litre civarında. Akıllı klozet ile bu miktar normalde 2, azami 3-4 litrede kalıyor. Vakum ve kendi kendini temizleme özelliğine sahip özel vitrifiyesi su ve fırça ile kolayca temizleniyor, deterjan kullanımına da gerek kalmıyor.
Güney Kore'de akıllı klozetin yaygınlığı yüzde 60, Japonya'da ise yüzde 80. Yeni yapılan binalarda ise standart olarak akıllı klozet konuluyor. Bu iki ülke akıllı klozet sayesinde milyarlarca dolarlık sağlık ve su tasarrufu sağlıyor.
Bilimden ve meraktan kopmuş olan bir işadamının bu çağda geleceği sakattır vesselam. i.ozturk@zaman.com.tr
|