30.07.2010, Cum

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

Yazarlar

 BÜLENT KORUCU

b.korucu@zaman.com.tr

Yargıda sivilleşmeden dö-nü-le-mez

Demokratikleşme ve yargının sivilleşmesi adına yapılan değişiklik üzerinden post çıkarma gayretkeşliği çok sırıtıyor. İki maddelik düzenlemenin muhtevasına teknik tabirle 'esas'ına kimse ses çıkaramıyor. Esasa ilişemeyenler 'yöntem' üzerinden dolanarak puan almaya çabalıyor.

Bunun teknik tabiri olan 'şekil'i tercih etmeyip, yöntemde ısrarcı olmaları da boşuna değil. Çünkü şekil açısından Anayasa ve iç tüzükteki bütün kurallara riayet edilmiş. Kanunları şekil ve esas bakımından denetleyen Anayasa Mahkemesi, mevzuattaki kurallarla bağlı. Muhalefet partilerinin 'uyku seviyesi'ne bakma şansı maalesef yok!

Albay Dursun Çiçek üzerinden psikolojik harekât yapanlar işin esasından uzaklaşıp alakasız şeyleri tartışmamızı sağladılar. Düzenlemenin, sorguya kaplumbağa hızıyla gelip, cezaevinden jet hızıyla çıkan albayı hedef aldığı aldatmacasıyla ortalığı bulandırdılar. İddialarının teorik desteği olmadığı gibi uygulama tarafından da yalanlanıyor. Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ'un atıf yaptığı Askerî Ceza Mahkemeleri Usul Kanunu'nun 12. maddesinde müşterek suçlarla ilgili adli yargının yetkili olduğu açıkça yazıyor: "Eğer suç Askerî Ceza Kanunu'nda yazılı olmayan bir suç ise adliye mahkemelerine aittir." Ergenekon Terör Örgütü Davası, Türk Ceza Kanunu'nda sıralanan 'askerî' olmayan suçlarla ilgili bir yargılama. Asker ve sivil müşterek işlenmiş suçlar her şartta sivil mahkemelerin görev alanına giriyor. Uygulamaya baktığımızda doğal olarak bu mevzuata uygun işlemler karşımıza çıkıyor. ETÖ davasında çok sayıda siville birlikte çeşitli rütbelerde 21 muvazzaf subay tutuklanmış. Albay Çiçek senaryosunun göz boyamaya yetmeyeceğini görünce 'Yetişin, Genelkurmay Başkanı'mızı yargılayacaklar' sosu ekliyorlar. Bereket bunun da mesnetsiz bir umacı olduğu kısa sürede anlaşıldı.

Gerçekler böylesi aşikâr biçimde ortadayken gözümüzün içine baka baka operasyon yapıyorlar. Yetmiyor, operasyona Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü alet etmeye kalkıyorlar. İki eşit taraf varmış, mücadele ediyorlarmış ve Cumhurbaşkanı hakem olarak hem şişi hem kebabı kurtaracak bir formül bulacakmış mış mış.... Cumhurbaşkanı'nın tabii görevini ona verdikleri bir paye gibi sunuyorlar. Bir de üstüne akıl veriyorlar: Kısmî veto yetkisini kullanabilirmiş. Cumhurbaşkanı Gül'ün böyle davranmasını sağlayacak ayakları yere basan deliller sunamıyorlar. Aksine devlet olarak altına imza attığımız ve üst norm kabul ettiğimiz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, askerî mahkemelerin sivil kişilerden ve sivil konulardan elini çekmesi gerektiğini söylüyor. Adil yargılamanın temel göstergelerinden biri olarak yargıç bağımsızlığını önemsiyor. Anayasa'nın 145. maddesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin önüne koymak Türkiye'yi mahkûm ettirmek için yeterli. Şöyle diyor 145. madde: "Askerî yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri askerî savcılık görevlerini yapan askerî hâkimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı, askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir." Hâkimlik teminatı ve yargı bağımsızlığına 'askerlik hizmetinin gereklerini' eklediğiniz anda mayınlı araziye girmiş oluyorsunuz.

Anayasa'nın 145. maddesine boşuna sığınıyorlar. Lafzî olarak değerlendirildiğinde Askerî CMUK'tan gönderme yapılan 9. madde bile iptal edilebilir. Türkiye bu fırsatı tepmemeli, askerî mahkemeleri çağdaş örneklerinde olduğu gibi sadece disiplin suçlarına bakan, temyizi sivil mahkemeler eliyle yapılan bir hale dönüştürmeli. Takip eden psikolojik harekâtın sloganı 'Darbe yapmak suç kapsamına alındı, Köşk'ten veto yedi' şeklinde olacaktır. TCK'nın bütün cesametiyle ortada olması bile onları engellemeye yetmeyebilir. Kabul edelim, hokuspokusu iyi yapıyorlar. b.korucu@zaman.com.tr


03 Temmuz 2009, Cuma

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır
 Yazarın Diğer Yazıları
 03.07.2009 - Yargıda sivilleşmeden dö-nü-le-mez
 30.06.2009 - CHP, Evren'i hangi mahkemede yargılayacak?
 27.06.2009 - Başbuğ'un doğruları, yanlışları
 26.06.2009 - Sahte imza atan daha ne yapmaz!
 19.06.2009 - Velev ki sahte olsun!
 16.06.2009 - Askerî savcıdan itiraf
 12.06.2009 - Ergenekon'un başka türlü hastaları
 09.06.2009 - Laikliğin karşısına dikilenler!
 05.06.2009 - Merkez sağda 'küçük' buluşma
 02.06.2009 - Sadece bir dil yarışması mı?

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MURAT YÜLEK

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SARUHAN ÖZEL

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

ZİYA PERVER

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1