30.07.2010, Cum

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

Yazarlar

 HEKİMOĞLU İSMAİL

Bediüzzaman Hazretleri tarikata karşı değildi...

Bediüzzaman Said Nursi, "Zaman tarikat zamanı değil; hakikat zamanıdır." sözüyle ne kastetmiştir?

Bize göre bunun manası şudur: "Zikirde bir zevk vardır. Ehli tarik, bu zevkin keyfine dalar, belki ömür boyu zikirle meşgul olur. Biri çıksa, dese ki, "Allah nedir?" O şahıs bu soruya ağlayarak cevap verir. "Allah'a inanıyoruz." der, orada kalır. Eğer ehli hakikat olsaydı, diyecekti ki: "Kardeşim, Allah'ı sıfatlarıyla öğrenebiliriz. Esma-ül Hüsna kitaplarında anlaşılmayan yerler varsa beraberce okuyalım, üzerinde düşünelim böylece hakikate dönmüş oluruz."

Düşmanın söylemediğini nefis söylermiş. Yani nefis ve şeytan kalbe şüphe atar. Hem nefsimizi susturmak hem de şüphesi olanları ikna etmek için imanın esaslarını ispatlı şekilde anlar ve anlatırız. Bediüzzaman'ın hakikatten kastetmek istediği de budur.

Esat Coşan hocamız profesördü. Avustralya'dayken, tarikat ayağıyla İslamiyet'i yaymaya başladı. Öyle hızla yayılıyordu ki; Avustralya hükümeti kıtanın bütünüyle Müslüman olacağından korktu.

Almanya'da bir konferansımda "Her şeyi yaratan Allah'tır." dedim, bir şahıs "Gübreleri de mi yaratan Allah? Böyle pis işlere Allah'ı niye karıştırıyorsunuz?" diye itiraz etti. Ona cevaben dedim ki: "Peki Allah yaratmadı da kim yarattı? Evet, gübre pistir amma, tarlaya çekilen gübre mahsulâtı artırır. Gübrenin pisliğini gördüğünüz gibi, buğdayın, elmanın, gülün temizliğini de görün." Bunları duyan bir arkadaş, ağlamaya başladı. İşte, "Zaman tarikat zamanı değil, hakikat zamanıdır." sözünün manası da budur. Yani zikir yaparak ağlıyorsunuz, Allah'ın verdiklerine bakarak da ağlayın...

Tarikatlar, İslam üniversitesinin fakülteleridir. Nasıl ki tıp fakültesi, teknik üniversite, güzel sanatlar gibi çeşitli fakülteler var; bunlar eğitimin kolaylığı içindir. Aynı şekilde cemaatler de böyledir. Her cemaat, azizdir, muhteremdir. Hiçbir cemaate karşı çıkamayız. Üstad, "Biz muhabbet fedaileriyiz, husumete vaktimiz yoktur." buyurmuştur. "Cadde-i Kur'aniye'deki kardeşlerinizi tenkit etmeyiniz." buyurmuştur.

Ben, Süleyman Hilmi Tunahan'ın da talebesiyim, Mahmud Efendi'nin de talebesiyim, Esat Coşan'ın da talebesiyim, Bediüzzaman'ın da talebesiyim. Hiçbirine muhalefetim yoktur.

29. Mektup'ta 'Telvihat-ı Tis'a' bahsi vardır. Tarikatlarla ilgilidir. Bu bölümü okuyan görür ki, tarikatlara hiçbir itiraz yoktur.

O devri iyi anlamak lazım. O zamanlar tarikatlar yasaklandı, tekkelerin kapısına kilit vurulu. Şeyhler asıldı. Kur'an yasaklandı. O sıra Bediüzzaman meydana çıktı. "Sen şeyh misin?" diye üzerinde çok durdular. Şeyhse suçtu bu... Tarikata girmek suçtu.

Uzun don giyenlerin, yemeği sağ eliyle yiyenlerin, duvarlara çıplak kadın resmi asmayanların 'gerici' diye itham edildiği, sürgüne gönderildiği bir dönemdi. "Bu hali kabul etmezsek ilerleyemeyiz." diyorlardı.

Bediüzzaman Hazretleri, tarikata karşı değildi. Gece gündüz devamlı zikrederdi. Zikirleri sesliydi. Barla'da, Emirdağ'da ona yakın oturanlar derlerdi ki; "Hocaefendi gece gündüz zikrediyor, biz sesini duyuyoruz." Tesbihat'la, Cevşen'le, Risale-i Nur'a bir nevi zikir de ekledi. Böylece pek çok kardeşimiz bunları okuyarak, zikir yönlerini de tatmin etti.

Tarikatın bütün özelliklerini, güzelliklerini hayatında yaşayan biri, "Ben çocukken Kâdiri'ydim." diyen biri, Nakşi tarikatının tüm gereklerini yerine getiren biri, tarikata nasıl karşı olabilir?..


31 Ekim 2009, Cumartesi

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır
 Yazarın Diğer Yazıları
 31.10.2009 - Bediüzzaman Hazretleri tarikata karşı değildi...
 24.10.2009 - Ey ırkçılık!..
 18.10.2009 - Yeryüzü bir kalbur dostları eliyor
 10.10.2009 - Vazife aşkı...
 03.10.2009 - Mustafa Necati Bursalı
 26.09.2009 - Yuvayı yıkan, kötü alışkanlıklardır!..
 19.09.2009 - Bayram
 12.09.2009 - Kürtler de Türkler de çile çekmekte ortak oldular!..
 05.09.2009 - Bana on lira ver...
 29.08.2009 - Müslüman'ın türbe ziyareti nasıl olmalıdır?

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MURAT YÜLEK

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SARUHAN ÖZEL

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

ZİYA PERVER

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1