06.09.2010, Pzt

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

RAMAZAN

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

EKLER


BÖLGESEL

 
 
 

Yazarlar

 AHMED ŞAHİN

a.sahin@zaman.com.tr

Kımız, kefir içilir mi? Midye, istiridye, ıstakoz yenir mi?

Soru: Asya Türk devletlerine gidenler oralarda bolca at eti yemekte, sıkça da kımız içmekteler. Ülkemizde ise at eti yenmez, kımız içilmez, diyenler olduğu gibi, yenir, içilir, diyenlere de rastlanmaktadır. Sizin tespitlerinize göre gerçek nedir? At eti yenir, kımız, kefir içilir mi? Bizi şüpheden kurtaracak bilgiye ihtiyacımız var. Yoksa gittiğimiz yerlerde zorlanıyor, tavrımızı tespitte sıkıntı çekiyoruz?.

Cevap: İmam-ı Azam'a göre at eti sadece mekruh sayılmıştır. Ancak diğer iki imamla, Şafii ve Hanbeli mezhebine göre at eti yenir, sütü olan kımız da içilir. Şartı: Kımızın sarhoşluk verecek dereceye gelinceye kadar bekletilmemesidir. Nitekim aynı şeyi kefir için de söylemek mümkündür. Bunların sarhoşluk verecek dereceye dönüştürülmeden içilmesinde mahzur olmaz. Ancak uzun zaman bekletilip de içeni sarhoş edecek duruma getirilirse, işte bundan sonra haramlık söz konusu olur. Bu da rengiyle, kokusuyla, tadıyla da anlaşılabilir. Böyle bir değişim işareti yoksa, içeni sarhoş ettiği de görülmüyorsa, 'haram' deme gerekçesi de yok demektir.

Nitekim Hayrettin Karaman Hocaefendi kefir konusunda yaptığı geniş araştırma sonunda sahip olduğu kanaatini şöyle ifade etmektedir:

"-Kefir diye içilen süt ürünü sarhoşluk vermiyor, üründe alkolün rengi, tadı ve kokusu bulunmuyor, (zaten ürünün içinde, dışarıdan katılmış, ilave edilmiş bir alkol de bulunmuyor) şu halde kefire haram veya mekruh demek için de bir sebep bulunmuyor!."

Bu konuda Kaynaklarıyla İslam Fıkhı'na da bakılabilir. Soru: Balıkçılar yemeye alışık olmadığımız midye, istiridye, ıstakoz, yengeç gibi deniz ürünleri de satıyorlar. Kimileri bunların yenmeyeceğini kimileri de yenebileceğini söylüyorlar. Bizim yemeye alışık olmadığımız bu deniz ürünleri yenir mi? Bunları yiyenler acaba kendi mezheplerinin gereği olarak mı yemiş olurlar? Bizi şüpheden kurtaracak bilgi verebilir misiniz?

Cevap: Hanefilere göre, denizde yaşayan balık çeşitlerinin tümü de yenir. Yeter ki balık cinsi olsun, başka bir cinsten olmasın. Bu sebeple, yılan balığı, yunus balığı gibi balık çeşitlerinin hepsi de yenen cinsten sayılırlar. Ancak balık gibi denizde yaşadığı halde balık cinsinden sayılmayan midye, istiridye, ıstakoz, karides, yengeç, kirpi, kaplumbağa.. gibileri yenmeyenlerden kabul edilirler.

Şafii ve Maliki'de ise, suda yaşayanların hepsi de balık cinsi gibi temizdir, yenir.

Bu sebeple Şafii'de, ıstakoz, istiridye, midye, karides ve benzerleri balık gibi temiz kabul edilmiş, yenmelerinde mahzur görülmemiştir.

Demek ki midye, ıstakoz, istiridye, karides gibilerini yiyenler diğer hak mezheplerin görüşüyle amel ederek yemiş olmaktalar. Bu konuda Hanefi fıkıh kitabı Nimet-ül İslam'da şöyle denmektedir:

-Balık cinsinden olmayan deniz mahlukları yenmezler. Midye, istiridye, ıstakoz, karides.. gibi. Büyük İslam İlmihali'nde de şöyle denmektedir:

-Devamlı olarak suda yaşayan balıklar yenir. Fakat diğer su hayvanları habis sayılır, yenmezler. Mesela, yengeçler, midyeler, istiridyeler, ıstakozlar helal değildirler..

Anlaşılan odur ki, Hanefi'nin balık cinsinden saymadığı için yenmeyenler arasında gördüğü midye, istiridye, ıstakoz.. gibi deniz ürünlerini yiyenler, Şafii'nin (yenen temiz deniz ürünlerinden) sayması sebebiyle yemiş olduklarından bir yanlışlık söz konusu olmuyor. "Ümmetimin ihtilafında (farklı görüşünde) rahmet vardır." hadisinin işaretine de uygun düşmüş bulunuyor...


09 Aralık 2009, Çarşamba

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır
 Yazarın Diğer Yazıları
 09.12.2009 - Kımız, kefir içilir mi? Midye, istiridye, ıstakoz yenir mi?
 08.12.2009 - Aile içindeki anlaşmazlıklarda kime uyulmalı?
 02.12.2009 - Kardeşliğimizi zedeleyecek duygu ve düşüncelerden kaçınmak
 01.12.2009 - Gönül birliğimizi koruyamama zaaflarımız üzerine...
 25.11.2009 - Kurbanda Peygamber'imizden komşuyu düşünme örnekleri...
 24.11.2009 - Hayır kurumuna bağışta bulunmak kurban yerine geçer mi?
 18.11.2009 - Ölmüşlerimiz için kurban, şokla kurban, adak kurbanı, ziynet kurbanı...
 17.11.2009 - Birbirimizle iyi geçinmek bizim sorumluluğumuza bırakılmış!.
 11.11.2009 - Şefkatin öne çıktığı kurban soruları üzerine...
 10.11.2009 - Okuyucu, değerlerine sahip çıkan gazeteye sahip mi çıkıyor?
İftara Ne Kadar Kaldı?

İftar:   Sahur:

www.BankAsya.com.tr

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MURAT YÜLEK

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SARUHAN ÖZEL

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge3