30.07.2010, Cum

Anasayfa

Zaman'ım

Multimedya

E-Zaman

Seri İlanlar

  Gündem
  Ekonomi
  Politika
  Spor
  Dış Haberler
  Kültür Sanat
  Televizyon
  Röportaj
  Yazarlar
  Yorumlar
  Dizi - İnceleme
  Çizgi Yorum
  Kürsü
  Aile Sağlık
  Bilişim
  Otomobil
  Şehir Haberleri
 
 
 

Yazarlar

 İHSAN DAĞI

i.dagi@zaman.com.tr

Peki, bu milletten tarihçi çıkar mı?

Soru 'kaçınılmaz', çünkü bu milletin 'vasfı askerliktir' diyor bir tarihçi. Kendisi hem akademisyen hem de Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü.

Muhafazakâr, dindar, milliyetçi ve de ulusalcı çevrelerin neredeyse müştereken iltifat ettiği birisi: İlber Ortaylı... Bir yerde konuşma yapmış. Düşüncelerini sarâhatle ve samimiyetle dile getirmiş. Şaşıranlar olmuş Ortaylı'nın konuşmasına, özellikle muhafazakâr çevrelerden. Anlamaya çalışanlar ve iletişim kazası olarak değerlendirenler de yok değil...

Ortaylı, 'son yıllarda Türkiye'de milliyetinden utanma duygusunun, antimilitarist, asker düşmanı bir topluma doğru gidişin körüklendiğini' söylemiş. Asker düşmanlığının körüklendiği lafı, General Başbuğ'un 'TSK'ya karşı asimetrik savaş yürütülüyor' iddialarının uzantısı. Yalnız, Balyoz ve Kafes planlarını açıklamanın ve tartışmanın, hatta EMASYA'yı kaldırmanın 'asker düşmanlığının körüklenmesi' hanesine yazılıp yazılmadığı merak konusu şimdi.

Militarizmin, kaybetmememiz lazım gelen bir haslet olduğunu da öğrenmiş bulunuyoruz böylece. Militarizm iyi bir şey, çünkü bu özelliğimizi kaybettirmek isteyen Avrupa! 'Burada aynı vasfa sahip olmayan Avrupa devletlerinin kışkırtmasının olmadığını söyleyemeyiz... Türk toplumunun militarist olmasından Belçika'nın, İsviçre'nin ne zararı olabilir? Askerî vasıflarını kaybetmiş Avrupa, bizde bulunan bu vasfın da yok olmasını istiyor... Hiçbir kavim kendi kaybettiği vasfın başka bir kavimde devam etmesini istemez. Türk askerî sanatından, askerî toplum özelliğinden insanlar rahatsız oluyor, ama ne yapalım bu Türklerin en önemli vasfı. Bizde de resim, heykel sanatı yok, musikiyle uğraşılmaz, filozof yoktur, fakat ölmeyen sanatımız, vasfımız askerliktir.' Ortaylı, 'bu millet adam olmaz, ancak asker olur', mu demek istiyor?

Militarizm övgüsünde Atsız'dan geri kalır değil bu sözler. Mussolini'ye yazdığı 'davetiye'de; Buyursunlar... Bizim için şavaş düğündür; /Din Arab'ın, hukuk sizin, harp Türk'lüğündür.

'Sivil siyasetin kendini geliştiremediği ortamda darbe kaçınılmazdır', diyerek de militarizmin nimetlerini sonuca bağlamış Ortaylı. Profesör meseleyi böyle formüle edince 27 Mayıs darbecilerinden Numan Esin'in anılarındaki şu akıl yürütmesini de doğru saymak gerek: 'Menderes'in, Bayar'ın ve yakın arkadaşlarının sorumluluğu ihtilal şartlarını Türkiye'de yaratmaktır. Yargılanmaları da 'ihtilale sebebiyet vermek'ten olmalıydı'... İyi mi? Hem darbeyi yapacaksın, hem de siyasileri 'bize niye darbe yaptırdın' diye yargılayacaksın!

Tarihî konuşmanın başka temaları da var. Bunlar arasında yüz binlerce öğrenciyi, sınav gözcüsünü vs. 'toplu kopyacılık'la itham eden bir kısım ilginç. Şöyle diyor tarihçi: 'Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki üniversiteye giriş sınavlarında açık şekilde kopya çekiliyor... Böylelikle iyi okullara ehil olmayan öğrenciler geliyor. Bunun açtığı gediği Galatasaray Üniversitesi'nde ben hissediyorum'. En somut itham Galatasaray Üniversitesi öğrencilerine yönelik; ispat edebilecekler mi suç işleyerek Galatasaray'ı kazanmadıklarını?

Yeni açılan üniversitelerle ilgili şaşırtıcı ifadeler de şöyle: 'Üniversite tabii ki açacaksın, ama Hakkari'nin dağına değil, Kastamonu'nun dağına değil. İcabında Ankara'ya 20 üniversite kurarsın. Doğudan gelen çocuklar o şehrin kültürünü görür. Her yere gidip üniversite kurulur mu ya. Bu bir ahlaksızlıktır... Evvela bakkal çakkal çocukları kandırıyor. Ondan sonra oradaki ev sahipleri kazıklıyor çocukları. Ondan sonra her şehirde vardır onlardan bir sürü pis herifler genç kızları kovalıyor'...

Hakarete uğramayan kimse kaldı mı?

Başbakan Erdoğan'a da bir 'uyarı'sı var Ortaylı'nın: 'Açılım boş laftır... Bunlar tehlikeli işler, belediyeciliğe benzemez.' Anlaşılan hazret, belediyelerde halka hizmet etmeyi 'devlet adamlığı'ndan saymıyor. Devlet yönetmek ciddi iştir tabii memura yakışır!

Bu arada AK Partili 'belediyeci'ler Profesör Ortaylı'ya TBMM Onur Ödülü verilmesi için MHP ile uzlaşmışlar. Darbe olmuş ve asker yeni bir kurucu meclis seçmiş de bizim mi haberimiz yok?


09 Şubat 2010, Salı

 YORUMLA
Bookmark and Share | Gönder| Yazdır
 Yazarın Diğer Yazıları
 09.02.2010 - Peki, bu milletten tarihçi çıkar mı?
 05.02.2010 - MHP'ye neler oluyor?
 02.02.2010 - Kemalizm'in en büyük icadı
 29.01.2010 - Darbeciler vatan haini mi?
 26.01.2010 - 'Vicdansızlar' kimler?
 22.01.2010 - 'Balyoz' AK Parti'yi uyandıracak mı?
 19.01.2010 - AK Parti bu iki güce direnebilecek mi?
 15.01.2010 - İsrail'e ders
 12.01.2010 - Demokrasiyi 'sivil darbe' sanan askerciler
 08.01.2010 - 90. yılında nasıl bir Meclis?

Yazarlar

A. ALİ URAL

A. TURAN ALKAN

ABDÜLHAMİT BİLİCİ

ABDULLAH AYMAZ

AHMED ŞAHİN

AHMET ÇAKIR

AHMET KURUCAN

AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA

AHMET SELİM

AHMET TEZCAN

AHMET YAVUZ

ALİ AYDIN

ALİ BULAÇ

ALİ ÇOLAK

ALİ H. ASLAN

ALİ ÜNAL

ATIF KEÇECİ

BEJAN MATUR

BEŞİR AYVAZOĞLU

BÜLENT KORUCU

EKREM DUMANLI

ETYEN MAHÇUPYAN

FİKRET ERTAN

GÜNSELİ ÖZEN OCAKOĞLU

H. İBRAHİM EKİZ

HAMDULLAH ÖZTÜRK

HAYRİ BEŞER

HEKİMOĞLU İSMAİL

HİLMİ YAVUZ

HÜSEYİN GÜLERCE

İBRAHİM ÖZTÜRK

İHSAN DAĞI

İSKENDER PALA

KADİR DİKBAŞ

KERİM BALCI

KURŞUNKALEM

M. ALİ YILDIRIMTÜRK

M. NEDİM HAZAR

MEHMED NİYAZİ

MEHMET KAMIŞ

MELİH ARAT

MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

MURAT YÜLEK

MUSTAFA ARMAĞAN

MUSTAFA ULUSOY

MUSTAFA ÜNAL

NAZAN BEKİROĞLU

NEVİN HALICI

NURİYE AKMAN

OKAY KARACAN

ŞAHİN ALPAY

SARUHAN ÖZEL

SELÇUK GÜLTAŞLI

SELİM İLERİ

SELİM IŞIKLAR

SEMİH YUVAKURAN

SÜLEYMAN SARGIN

UFUK BOZKIR

ZEKİ ÇOL

ZİYA PERVER

                                 

Copyright© 1995-2010 Feza Gazetecilik A.Ş.


bilge1