Bu haftanın en çarpıcı açıklaması, Kayserispor'un onursal başkanı Mehmet Özhaseki'den geldi. Özhaseki, oynadıkları Galatasaray maçı sonrası, karşılaşmayı gerçekten çok kötü yöneten Tolga Özkalfa'yı hedef alarak, 'Geçen yıl Fenerbahçe maçında alenen haksızlık yapıldı. Onun formasını duvara astırdık. Bu çirkinlik devam ederse forması ve düdüğünü duvara astıracağımız çok adam çıkar. Bu da bu arkadaşlara ihtar olsun.' diyerek, hakemlere ve MHK'ya çok ince, somut ve düşündürücü bir mesaj verdi. Aslında, aba altından sopa gösteren bir hamle yaptı. Sayın Özhaseki bu şikayetini neden MHK yerine, futbol kamuoyuna, dolayısıyla hakemlere yaptı? Ya da eğer bu tepkiyi MHK'ya verdiyse devamında neden kamuoyuna tekrarladı?
Bunun birinci ve en önemli nedeni, işi sağlama bağlayıp, mesajın yerine gittiğinden emin olma isteğidir. Sayın Özhaseki'nin tarzına katılmıyor olsam bile, adaletli-eşit-cesaretli maç yönetilmesi isteklerini yok saymak, kendilerine büyük haksızlık olur. Bu MHK başkanı ve kemik ekibi göreve geldiklerinden bu yana, iktidar gücünü kullandıklarından her yerde bahsedip, hiçbir kulüp ya da kişinin kendilerini yıkamayacağını bağırarak konuşuyorlar. Bunun nedenini araştırmak gerekmez mi? Buna paralel olarak da tabiî ki Kayseri gibi bir kentin ve takımının, eşit şartlarda tercih haklarının kendilerinden yana kullanılmasını beklemeleri en doğal algılamaları olması değil midir? Asıl kötü olanı, MHK'nın yine 3 maymunu oynayarak kafasını kuma gömmeye çalışması. 'Hakemlerin geleceği, yöneticilerin iki dudağı arasında olmayacaktır.' diyen MHK Başkanı Oğuz Sarvan ve ekibi, Hakan Sivriselvi konusunda gerçekten Kayserispor'la anlaşmış mıdır? diye sormak istiyorum. Bu arada haddimiz olmayarak Sayın Özhaseki'ye de bir hatırlatma yapmadan geçmek istemem doğrusu. Eğer Sivriselvi konusu sizin dediğiniz gibiyse, ki ben buna inanıyorum, bu konuda kullandığınız kişiler, başkalarının da sizi bitirmek için kendilerini kullandırtmış olabilirler mi diye düşünmenizi bekliyorum. Oğuz Sarvan bu konuda ne diyecek, gerçekten merak ediyorum.
Stat zeminlerini iki hafta önce uyarmıştık. Şimdi en yeni stat zeminlerinden bile, başta oynayanlar sonrasında spor kamuoyu şikayetçi. Demek ki, stat zeminleri bölge ve iklim şartlarına göre yeniden yapılandırılmalı. Sezon sonu çok iş var demektir.
Eskişehirspor 31 puanla 7. sırada. Bırakın düşmeyi Avrupa kupalarına katılmayı zorluyor. Bu kentin seyircisi, durduk yerde teknik direktörünü istifaya davet ediyor. Niye? Bir oyuncu değişikliği için. Yani iyi oynayan oyuncusunu hangi takımın hocası değiştirip, bindiği dalı keser diye düşünmeden, bilgisiz olduğu konuda bilgi sahibi olunmuş gibi davranarak. Değerlerinizi ve geleceğinizi koruyun kollayın. Rıza Çalımbay gibi her şeyden önce adam gibi bir kişiyle çalıştığınızı, gurur duyduğunuz takımın mimarlarından olduğunu görmeniz ve aklınızdan çıkartmamanız gerekir.
Hakemler bu hafta Kayseri-Galatasaray ve Fenerbahçe-D.Bakır maçları dışında başarılı bir performans çizdi. Son zamanlarda itilen-kakılan hakemlere can suyunu Eskişehir'de İlker Meral verdi. İst. Bş. Belediye takımı oyuncusu Herve Tum'a, yardımcı hakemini, ofsayttan gol iptal ettiği için protesto nedeniyle alkıştan sarı kart göstermesi ve bu protestosunu devam ettiren futbolcuyu 2. sarı kart ile oyun dışı bırakması, bazı hakemlerde hâlâ cesaretin ve otoritenin var olduğunun göstergesiydi. İşte hakemden istenen, beklenen böylesine kararlardır. Önce otorite, sonrası zaten gelir. Alkışlar İlker Meral'e.
Bu haftanın rakibe ve emeğe saygı kuralını unutan futbolcusu Keita'ydı. Arkadan darbe almadığı halde, rakibinden darbe almış gibi kendini yere atıp, hakeme 2. sarı göstertip Kayserisporlu oyuncu Hakan Aslantaş'ı oyun dışı bıraktırması, futbolun etik kurallarına yakışmadı. Bu kart TFF tarafından iptal edilmeli.