G.Antepspor ise yeterince derinliği olmayan bir 'yalancı baskı ikliminde' geceyi yaşıyordu. İlk dakikalar bu ahval ve şerait ekseninde akıp giderken, Burak'ın biri ofsayt bayrağıyla kesilen, diğeri ise kaleciye isabet eden iki vuruşu filelerle kucaklaşmayınca Bordo-Mavili ekip, zor deplasmanda 'kolayından' öne geçme şansını kaçırdı. Bunun ötesinde kalesinde al gülüm-ver gülüm kıvamında bir gol gördü.
O golün hikayesine değinmeden olmaz... Sezer rakip sahada yaman bir ikili mücadele içerisindeyken yerde kalıyor. Ona göre faul, kurallara ve hakeme göre ise devam... Böylece G.Antep atağı başlıyor. Top, solda Zurita'nın akıl yüklü ayaklarıyla buluşuyor. Bu oyuncu çizgiye doğru akıyor, yapabileceği tek şey var: İçerideki Beto'ya pas çıkarmak. Trabzonspor savunması bu çıplak gerçeği okuyamıyor. Ferhat, top Beto'ya yöneldiğinde kademeye girmeyi akıl edebiliyor, doğal olarak yetişemiyor. Brezilyalı oyuncu da penaltıdan daha kolay bir gol atmanın keyfini çıkarıyor.
Bardağın dolu tarafından yani G.Antep cephesinden bakınca organizasyon, beceri ve estetik dolu alkışlanacak bir gol. Trabzonspor açısından değerlendirildiğinde 'Bu da yenir mi?' kabilinden bir pozisyon. Song dışında sahaya yabancı oyuncu sürmeyen Şenol Güneş, 'fiziki güç ve mücadele mi, yoksa yetenek ve teknik kapasite mi' ekseninde yaşadığı açmaza dün gece de sağlıklı bir sonuç bulamadı. Sezer'in yüzü daha çok savunmaya dönüktü. Selçuk, gerçek bir merkez oyuncu olamıyor. Serkan'ın iyi niyeti sonuç getirici bitirim işlere yetmiyor. Umut'un kendini bulma süreci devam ediyor. Böyle olunca, takım son haftalarda form grafiği aşağılarda seyreden Colman'ı arıyor, Alanzinho'nun eksikliği fazlasıyla hissediliyor.
Şenol hocanın ikinci yarıda devreye sürdüğü Alanzinho, takımın total yetersizliğine çare olamasa da, son dakikada kaydettiği mükemmel golle Bordo-Mavililere bir puan kazandırmayı başardı. Trabzonspor, puan kaybediyor, ama daha önemlisi heyecanını kaybediyor. h.beser@zaman.com.tr