KAPAT
GÜNDEM Yazarlar Ali Ünal-Asıl meselemiz

Asıl meselemiz

7 küsur yıl önce Arap dünyasından önemli bir iş ve ticaret adamına “Ülkenizde Müslümanların, İslâm'ın bugünü ve geleceği hakkında fikriniz nedir?” diye sorduğumda, “Müslümanların asıl meselesi, rehbersizlik.” demişti.

Evet, Hz. Bediüzzaman, “Gördüm ki” diye yazar, “bütün dalâlet fırkalarını imamları dalâlete düşürmüş. Bâtına girmişler, az yol almışlar, nihayete ulaştık zannedip geri dönmüş, sapmış ve saptırmışlar. ‘Bir şey elde ettin ama, senden her şey gitti.' sözünü tasdik eden olmuşlar.” Rehberlik meselesi Müslümanlar için meselelerin anası olarak öyle meseledir ki, Kur'ân-ı Kerim, bu konuda günde en az beş ayrı vakitte ve ‒Hanefîler olarak‒ 40 defa bize Kendi huzurunda bu konuda dua ettirir: “Ancak Sana ibadet eder ve ancak Sen'den yardım isteriz. (Yardım istememizin ana konusu olarak da) bizi Sırat-ı Müstakîm'e hidayet eyle; kendilerine (Sırat-ı Müstakîm'de tam hidayet ve hidayet rehberliği) verdiklerinin yoluna!..” Demek ki, bir Müslüman için en önemli mesele hidayet ve hidayet adına Sırat-ı Müstakîm'in rehberlerine tâbi olabilme meselesidir. Masum ve en büyük, yanılmaz ve yanıltmaz hidayet rehberi olduğu halde Peygamber Efendimiz de (s.a.s.) bu duayı yapar; O da ancak bu duayı yapmakla namazını eda edebilmiş olur.

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) başta olmak üzere mü'minlerin bu duası iki manâya gelir: (1) Hidayet bir defada ulaşılacak ve ulaşılmış bir hedef olmayıp, kişinin her söz, davranış, duygu, niyet ve düşüncesinde doğru ve doğru yolda olması demektir. Bu ise zorların da zorudur. En büyük muhasebe ve murakabe kahramanı Peygamber Efendimiz (s.a.s.), “Ben günde kalbimin (bir keresinde) 70, (diğer bir keresinde) 100 defa bulutlandığını hisseder ve istiğfarda bulunurum.” buyurmuşlardır. İnsan kalbi, sürekli değişkendir, bu sebeple insan, a'lâ-yı ılliyyîn ile esfel-i sâfilîn arasında günde defalarca gider gelir. Hz. Mevlâna, “İnsan bazen öyle yükselir ki, melekler onun haline imrenir; bazen de öyle alçalır ki, şeytanlar bile ondan Allah'a sığınır.” der. Yunus Emre, kalbin bu gel-gitlerini çok güzel dile getirir: “Bir dem âbid, bir dem zâhid / Bir dem âsî, bir dem mutî / Bir dem de gelir ki ey gönül / Ne dinde ne imandasın.” (2) Her an her düşünce, duygu, söz, davranış ve niyette hidayette olabilmek gibi, hidayette süreklilik ve sebat da çok zordur. İşte bu iki sebepten dolayı, Peygamber Efendimiz (s.a.s.) dâhil her mü'min, en önemli meselesi olan hidayet ve hidayet rehberlerini bulabilme duasını yapmak mevkiindedir.

İnsanın her an, her düşünce, duygu, niyet, söz ve davranışta hidayeti, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmesi mümkün değildir. Bu sebeple Kur'ân-ı Kerim, “Bizi Sırat-ı Müstakîm'e hidayet eyle!” duasından sonra bu dosdoğru hidayet yolunu tarif etmez; ona meselâ “Kur'ân yolu, Sünnet yolu” demez. Bunun yerine, “Kendilerine (Sırat-ı Müstakîm'de tam hidayet ve hidayet rehberliği) verdiklerinin yoluna” diye önümüze hidayet rehberlerini çıkarır. Bu rehberleri ise Nisâ Sûresi 69'uncu âyette “nebîler, sıddîklar, şehîdler ve salihler” olarak zikreder. Nebîler bellidir; nübüvvet davasında bulunur ve nübüvvetlerini ortaya koyarlar. Sıddîklar, şehîdler ve salihler ise rehberlik iddiasında bulunmazlar, fakat Kur'ân, Bediüzzaman'ın da tesbitiyle, Fâtiha'da “Sırata'llezîne (Şu zatların yolu ki...)” demekle, bu ifadedeki “ellezîne” bağlacıyla, onların görmek isteyenler için karanlıklarda elmas gibi parladıklarına dikkat çeker. Evet, hidayet rehberleri görmek isteyenler için karanlıklarda elmas gibi parlamasalardı, o zaman Cenab-ı Allah, bizi bir imkânsıza itmiş ve bir imkânsız için dua ettirmiş olurdu. Hâşâ, O böyle bir şeyden mutlak münezzehtir.

Öyleyse, insanın ve Müslüman'ın en büyük meselesi hidayet ve hidayet rehberlerini bulma, bunun için de bu konuda samimî olma, kendisini, enaniyetini, menfaatperestliği, meşrepperestliği, particiliği... aşabilmedir.

 

3 Ağustos 2015, Pazartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.