KAPAT
GÜNDEM Yazarlar Ali Ünal-Hep aynı şablon

Hep aynı şablon

20'li yaşlarında, büyük merakı ve araştırıcı ruhu sebebiyle, Alman Frankfurter Zeitung gazetesinin muhabiri olarak 1920'lerde “Orta Doğu”da dolaşan ve 1923 yazında Şerif Hüseyin'in oğlu, Ürdün'ün ilk kralı (Emir) Abdullah'ı ziyaret eden Leopold Weiss, Müslüman olduktan sonraki ismiyle Muhammed Esed, İslâm'la tanışmasını ve nasıl Müslüman olduğunu anlattığı The Road to Makkah, ilk adıyla My Discovery of Islam adlı gerçekten güzel ve faydalı eserinde, dönemin bilhassa Orta Doğusu ile ilgili çok önemli bilgiler verir.

Onun yazdıkları, o gün de, bugün de bölgemizde olup bitenlere ciddî ışık tutuyor. Birinci Dünya Savaşı'ndaki mağlûbiyet, Osmanlı Devleti'nin sonu olmuş ve bu devletin toprakları parçalanmış, çok sayıda yeni devlete, yeni ülkeye zemin teşkil etmiştir. Orta Doğu'daki bölünme ve parçalanmada Şerif Hüseyin'in İngilizlerin de kışkırtmasıyla Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanması da belli bir rol oynamıştır. İngilizler, Şerif Hüseyin'e verdikleri sözde durmamış ve Arabistan'da kontrolü 1923 yılında, 1,5 asırdır mücadele veren ve dinî alanda Vahhabîlerle ittifak halindeki Suud Ailesi'nden Abdülaziz ibn es-Suûd ele geçirmiş ve bu zat, nihayet 1932 yılında bağımsız “Suudî Arabistan”ın ilk kralı olmuştur. Yani, Şerif Hüseyin'in isyanına karşı Arabistan'da Vahhabîler destekli Suudî mücadelesi söz konusudur. Bu yıllarda ayrı devletler olarak ortaya çıkan Irak'ta Şerif Hüseyin'in oğlu Faysal, Ürdün'de ise Abdullah tahta çıkarılmıştır. Muhammed Esed'in verdiği bilgilere göre, (Emir) Abdullah, o günlerde halk arasında hayli popülerdir. Şerif Hüseyin'in isyanını Müslüman'ın Müslüman'ı kırması ve Müslümanlara ihanet olarak gören pek çok Arap Müslüman, Abdullah'ı bu isyan hareketindeki rolü sebebiyle tenkit etse de, Abdullah'ın, Arap davasının Siyonizm karşısında şampiyonluğunu yapması sebebiyle aynı halk arasında büyük prestiji de vardır. Kısaca, manzara şudur: Ortada Osmanlı Devleti'ne karşı İngiltere destekli yerli bir isyan, buna karşı mücadele eden başka bir Müslüman grup (Suudî‒Vahhabîler); Siyonizm karşıtlığını bayraklaştırarak kazanılan bir prestij ve parçalanan bir dünya. Daha sonraki yıllarda ise Abdullah, Siyonistlerle ilişkiye girmek ve BM'nin 1947'de Filistin'i Yahudi ve Arap devletleri olarak ikiye bölen kararına destek veren tek Arap lider olmakla eleştirilecektir. Bölgemize bugün baktığımızda neredeyse aynı manzarayı görmüyor muyuz? İşgal yaşamış Irak, iç savaş halinde Suriye, Suriye ve Türkiye'de Kürdistan hedefli Kürt isyanı veya hareketi ve bu harekete karşı gibi bir başka hareket: IŞİD. Her ikisi de, bölgenin daha da parçalanmasına hizmet ediyor. Ve kendisi parçalanmak tehlikesiyle karşı karşıya, Suriye'de güya PYD (Kürtler) karşısında IŞİD kartına oynayan, dolayısıyla bu ülkenin de parçalanmasına hizmet eden ve bütün iç ve dıştaki başarısızlıklarını tersi pratiğe rağmen retorikte İsrail karşıtlığıyla örtmeye çalışan AKP Türkiyesi.

Madalyonun diğer yüzünde de yine bir başka tarihî tekerrürü yaşıyoruz. Mahut 31 Mart hadisesi, o günden bu yana sözde İslâm ülkelerinde olup bitenleri, iktidarların bilhassa darbelerle değişmesini anlamada bir anahtardır; çünkü bir asırdır İslâm ülkelerinde hep aynı şablon devreye konuyor. Önce kimlere, hangi kesime, gruba karşı operasyon yapılacaksa o grup bir şekilde yüzeye çıkarılıyor ve içlerinde bazıları suça itiliyor. Sonra da suç işleyenleri cezalandırma adına operasyona maruz kesim veya grup, tenkil ediliyor. 31 Mart, Şeyh Said isyanı, İzmir Suikasti, Menemen, bütün askerî darbeler öncesi yaşananlar ve İhvan'ın kaçıncı defa tenkili, hep aynı şablon üzerinde cereyan eden hadiseler. Fakat hadiste ifade buyrulduğu üzere, bakışımıza “Allah'ın nurunu kazandıran” iman, dolayısıyla gerekli basiretten yoksun olduğumuz için, aynı şablonun sürekli tekrarından kesinlikle ders ve ibret alamıyor ve hep aynı sonuçla karşılaşmaktan kurtulamıyoruz.

29 Haziran 2015, Pazartesi
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.