KAPAT
Mustafa Ünal

m.unal@zaman.com.tr

GÜNDEM Yazarlar Mustafa Ünal-Meclis'in gücü...

Meclis'in gücü...

Meclis ‘yemin sorunu' ilk kez yaşamıyor. Ama bu farklı. Diğerlerine hiç benzemiyor.

Anayasa'ya göre bağımsız bakanlar ilk oturumda yemin eder. Normal bir hükümet yok şu an. Ülkeyi seçime götürecek geçici hükümet işbaşında. MHP ve CHP bakan vermedi. Davutoğlu bu iki partinin boşluğunu bağımsız bakanlarla doldurdu. Kabinede 11 bağımsız bakan var.

Tabii sözde bağımsız. Hemen hepsi de AKP'nin bürokratı ve ‘partizan' kimliği öne çıkmış isimler. Aralarında AKP listelerinden milletvekili adayı olanlar var. Sadece ‘bağımsız bakan' yönüyle değil hükümetin şeklinin Anayasa'ya uygunluğu da tartışmalı aslında. AKP kabinede 11, HDP ise 3 kontenjana sahip. Milletvekili oranına göre dağılımı Meclis Başkanı yaptı. Ancak buna da uyulmadı.

Hükümette AKP'nin 11'den fazla bakanı var. Anayasanın kendisine vermediği hakkı kullanıyor. Buna karşılık HDP'nin ise 1 eksik. Levent Tüzel bakanlığı reddedince yerine bir başka HDP'li değil bağımsız oturdu. Geçici hükümette ne anayasal dağılım gözetildi ne de ‘bağımsızlar' gerçekten bağımsız. Ne hukuk, ne siyaset ne de etik işledi. Anayasa, kanun, kural, teamül hak getire. Saray ‘ben yaptım oldu' felsefesiyle hareket etti ve fiili durum oluşturdu.

Ve bu sakatlık yeni bakanların yeminine ‘kriz' olarak yansıdı. CHP itiraz etti ‘Önce bağımsız olduklarına yemin etsinler' dedi ve 8 bakanın yeminine karşı çıktı. Meclis gerildi. Sırada ‘tezkere' vardı. İki HDP'li bakan oy vermeyeceğini açıkladı. Ama kriz yeminden çıktı. Tartışmaların ardından oylandı.

İlk oylamada Genel Kurul bağımsız bakanların yemin etmesine vize vermedi. Beklenmeyen bir gelişmeydi. Büyük bir şaşkınlık yaşandı. Siyaset tarihinde örneği yok çünkü. Şekli değiştirilerek ikinci oylamaya gidildi. 550 milletvekili bulunan Meclis'te 556 oy çıktı. En hafif tabiriyle Yüce Meclis'in çatısı altında bir usulsüzlük söz konusu oldu.

Bazı milletvekilleri birden fazla oy kullandı. Üçüncü oylamada kriz çözüldü. Ve bağımsız bakanlar yemin etmek için kürsüye çıktı. Eğer blok olarak muhalefet tutumunu sürdürseydi yemin sorunu, siyasi krize dönüşecekti. Muhalefet esnedi, AKP işi sıkı tuttu. Tüm milletvekillerini Meclis'e topladı. Ecel terleri döktüğü sorunu aştı.

Hiç şüphesiz Meclis'te ortaya çıkan bu tablonun bir anlamı var. Seçim hükümeti olduğu için ‘güvenoyu' şartı aranmıyor. Yoksa hükümetin bu haliyle güvenoyu alması zordu. Hatta imkansızdı. 7 Haziran'da oluşan milli iradenin kararı ‘hayır' olacaktı. Dünkü manzara bunu gösterdi. Ve bir de Meclis inisiyatifinin önemini. Muhalefetin kullanamadığı Meclis gücünün ne kadar hayati olduğu anlaşıldı.

Artık anlamını yitirdi ama bu parlamento her türlü siyasi mühendislik hesaplarını bozma potansiyeline sahip. Yüzde 40'ın karşısında yüzde 60 çoğunluk var. Bu güç oyunu bozar. İdi tabii. Artık çok geç. Muhalefet gücünü kullanamadı. Yüzde 40'ın dediği oldu. Saray'ın oyun planı harfiyen işledi.

Her oylamada olmasa bile kritik politikalarda AKP'nin Meclis'ten karar çıkartması mümkün değildi. Meclis devre dışı kaldığı için AKP tek başına iktidar gibi, 7 Haziran seçimleri hiç yaşanmamış gibi hareket etti.

Yemin krizi aşıldı. Ve lakin seçim hükümeti bir yara daha aldı. Sakatlığı biraz daha arttı. Her şeyiyle ucube bir hükümet iş başında. Bağımsızı, bağımsız değil. Anayasal açıdan sakat. Arkasında milli irade yok. AKP'nin Meclis'i niye çalıştırmadığı ve neden siyaseti erken seçime kilitlediği dün anlaşıldı. Korkusu boşuna değilmiş.

4 Eylül 2015, Cuma
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.