KAPAT
Tamer Korkmaz

t.korkmaz@zaman.com.tr

YORUM Yazarlar Tamer Korkmaz-"Hedefteki Darwin"den, Yaş Günü'ndeki Tezkere'ye...

"Hedefteki Darwin"den, Yaş Günü'ndeki Tezkere'ye...

MGK eski Genel Sekreteri emekli Org. Tuncer Kılınç 28 Şubat sürecinin devam ettiğini iddia ediyor...

Paşa, günümüzde olup bitenden de haliyle rahatsız. Bunu ifade ederken aynen şöyle diyor: "Belediyelerden gelen haberler, ders kitaplarındaki uygulamalar, kadrolaşma, Darwin'in hedef seçilmesi..." (Vatan'daki röportaj)

İşte bu sonuncusunda tam anlamıyla koptum!

Demek ki, 28 Şubat'çı takım günümüzde egemen olsaydı ardından tankları falan yürütseydi, 'Askeri Müdahalenin Kökeni' adını verecekleri muhtıralarına Tuncer Paşa'nın özel talebiyle yazacakları cümle belliydi: "Darwin'in dinci akımlar tarafından hedef seçilmesi laik rejimimizi tehlikeye atmıştır: Evrim teorisine karşı çıkanlar görüldükleri yerde yağlı kazığa oturtulacaktır!"

Yağlı kazık? Askerlerin 28 Şubat sürecinde İçişleri Bakanı Akşener'e "Söyleyin o kadına, gelirsek bakanlığın önünde avenesiyle birlikte yağlı kazığa oturturuz" diye haber yolladıkları ortaya çıkmıştı ya, o hesap...

***

28 Şubat MGK'sı çok uzun (dokuz saat) sürmüş, gece yarısını bir saat kadar da aşmıştı. Tarihe pekala "1 Mart Süreci" diye de geçebilirdi...

Yazıya 28 Şubat'tan girdik ancak bugünkü konumuz bir başka yıldönümü: 1 Mart 2003 Tezkeresi, dün itibarıyla dört yılı devirmiş bulunuyor...

Hatırlayın, o günlerde tezkerenin reddedilmesine en az Amerikan makamları kadar üzülen medya yöneticileri vardı...

Uzun süre "Öldük, bittik, mahvolduk" edebiyatı yaptılar.

"Dolar üç milyon liraya çıkacak. Ekonomimizin çökmesi an meselesidir" diye ortalığı velveleye verdiler. Hiç utanmadan "En az iki nesil kaybettik" diye yazdılar!

2003'ün 1 Mart gecesi tanık olduklarımı hiçbir zaman unutmayacağım. "Sokaktaki Adam"ın ilk defa TBMM ile övündüğüne şahit olmuştum. Buna mukabil, kimi AKP'li vekiller, bürokratlar, işadamları vesaire birkaç saat öncesine kadar toz kondurmadıkları Erdoğan'a tezkereyi geçiremediği için atıp tutuyorlardı!

Doların nasıl patlayacağını hararetle anlatıyorlardı. "Reel politik"çi kesilmişlerdi. Dahası "Güçlü olan haklıdır! Elbette ABD'nin yanında olmalıyız" diye vahim laflar ediyorlardı...

Erdoğan, Beyaz Saray'a söz verdiği üzere tezkerenin geçmesi için çalışmış ancak arzu ettiği sonucu alamamıştı. Önden üslerin modernizasyonu tezkeresini geçiren hükümet finalde ABD'ye karşı zor durumda kalmıştı. Oysa, o günlerde de yazdığımız gibi, "Tezkere'ye Hayır"da, çok büyük hayır vardı...

Tezkereyi reddederek Kuzey Irak'ta söz sahibi olma şansımızı çöpe attığımıza ısrarla vurgu yapanlar "bu kararla Ortadoğu'da aktif bir aktör olmaktan vazgeçtiğimizi bütün dünyaya ilan etmiş olduğumuzdan" dem vuruyorlardı...

Gerçekte ise tezkere öylesine hayati bir dönüm noktası oldu ki, bu reddediş Ankara'yı sadece Ortadoğu'da değil bütün İslam dünyasında bambaşka bir yere konuma yükseltti. Ankara'nın ABD'nin doğrultusunda karar almaya mecbur ve mahkum bir başkent olmadığını cümle aleme gösterdi...

Tezkerenin kabulü durumunda Türkiye'ye yerleşecek 150 bin civarındaki ABD askerinin varlığı her bakımdan çok zararlı olacaktı. Karadeniz'e üs kurulmasından tutun, her türlü örtülü operasyona açık bir pozisyona gelecektik...

Tezkerecilerin iddia ettiğinin tersine K.Irak'ta söz sahibi de olamayacaktık! Oraya girecek askerlerimizin arkasında ve önünde işgal kuvvetlerinden oluşan bir hat yer alacak ve bize fazla bir hareket alanı bırakmayacaklardı. Askerlerimiz hedef olacak, aynen ABD gibi Irak Batağı'na saplanacaktık; çok ciddi kayıplar verebilecektik. Savaşa bütünüyle sürüklenme riskimiz büyük ölçüde artacaktı...

* "Keşke geçseydi" diyen Başbakan tezkere gerçeklerini maalesef hâlâ doğru okuyamıyor. Türkiye'nin tezkereyi reddederek elde ettiği itibar ve konumun keyfini sürmeye devam eden bir Başbakan'dan bahsediyoruz!

2 Mart 2007, Cuma
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
yazarHakkinda.