Hipnoz hastalıklara alternatif mi?

ÖZEL HABER
HABERLER YENİ BAHAR
13 Kasım 2013, Çarşamba

Genç bir işadamı olan E.Ş. (32), çocukluğundan beri geceleri altını ıslatma problemi yaşar. Bu rahatsızlığı onun tüm hayatını olumsuz etkiler. Kendi yatağı haricinde hiçbir yerde yatamaz. Her gün yatak temizlemekten bıkmıştır artık. Yaşadığı bu problem evlilik hayallerini defalarca erteletir. Hayat ona tüm maddî imkânları sunmuştur ancak bu problemini doktor doktor gezse de çözemez. Yanında birisi olunca dahi uykuya dalamayan genç adamın hayatı perişanlıkla geçer. Bir gün tavsiye üzerine hipnoz kliniğine başvurmaya karar verir. Tek seans hipnoz tedavisi ile bu derdinden kurtulan genç işadamı geceleri mışıl mışıl uyumanın tadını çıkarıyor şimdilerde...

Buna benzer birçok hikâyeyi içinde barındırıyor hipnoz. Telkin ve odaklanma yoluyla kişinin bilinçaltına hükmeden bu yöntemi araştırdıkça karşımıza ilginç detaylar çıkıyor. Kimisine sigara gibi kötü alışkanlıkları bıraktırıyor, kimisinin psikolojik problemlerine bağlı yaşadığı çeşitli sorunları kısa bir sürede çözebiliyor. Tabii burada önemli olan hipnoz yapacak kişinin gerçekten işinin ehli olması. Çünkü hipnozu yapacak kişi uzman değilse işte o zaman akıl sağlığımızı dahi yitirebiliriz.

Hipnoz edilecek hastalar; söz, telkin, müzik dinletisi gibi yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Ancak kişinin bu tedaviyi kendi iradesiyle istemesi ve bunun sonucunda yaşadığı sorunun çözüleceğine inanması şart. Aksi takdirde kişi istemezse ona hipnoz uygulanamaz. Çünkü beyin frekansları tedaviyi reddeder. Tedavi seansları ise hastanın bünyesine göre değişebiliyor. Uzmanlar uygulama sonrası büyük oranda başarı sağlandığını, problemlerin kalıcı olarak çözüldüğünü aktarıyor.

Üsküdar Üniversitesi Hipnoz Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Ali Eşref Müezzinoğlu’nu ziyaret ederek hipnoz ile ilgili ilginç bilgiler ve izlenimler ediniyoruz. Müezzinoğlu, hipnozun şekil itibarıyla insanlığın ilk yıllarına dayandığını ancak 18-19. yüzyıldan itibaren adı konulup tedavi şekli olarak tıpta yer aldığını paylaşıyor bizimle. Hipnozun tedavi amacıyla kullanıldığında oldukça etkili bir yöntem olduğunu kaydeden Müezzinoğlu, “Dünyada iki çeşit hipnoz yöntemi uygulanıyor. Bir tanesi direkt yöntem dediğimiz hekimin, hastasının gözlerine bakıp çenesine dokunarak yaptığı, diğeri ise uzaktan verilen komutlarla yapılan hipnoz şeklidir.” diyor.

Söyleşimiz esnasında iki bacağı olmayan genç bir erkek hasta Müezzinoğlu’nu ziyaret ediyor. Bacaklarını alkol ve sigara bağımlılığı yüzünden kaybettiğini öğreniyoruz genç adamın. İlk önce sağ ayağını kaybediyor. Ardından sigara ve alkolü bırakması gerektiği halde bırakamıyor. Durum böyle olunca ikinci bacağını da kaybediyor. Ancak yine de kötü alışkanlıklarından vazgeçemiyor. En sonunda hipnoz tedavisi yaptırmaya karar veriyor. Birkaç seansın ardından uzuvlarını kaybetmesine neden olan bu illetlere veda ediyor. Şu an “Keşke iki bacağımı kaybetmeden hipnoz tedavisini deneseydim.” diye hayıflanıyor.

KÖTÜ AMAÇLARLA KULLANILABİLİR

Hipnoz tedavisi derin ve bir o kadar da hassas bir konu. Sonuçta beyine komut verilerek insanın bir şeye odaklanması sağlanıyor. Bir nevi beyin ele geçiriliyor. Durum böyle olunca art niyetli kişiler de kullanabiliyor bu yöntemi. Hipnoz edilen kişi, verilen komutlarla cinayet işleyebilir hatta kendini bile öldürebilir. Nitekim birçok intihar bombacısının bu yöntemle kendi canına kıydığı belirtiliyor. Uzman hipnotizör İsmail Kılınç, böyle bir durumla karşılaşmamak için hipnoz hakkında genel bilgi sahibi olunmasını, telkin niteliği taşıyan cümleleri benimsememesi gerektiğini söylüyor. Çünkü Kılınç’a göre kişi hipnoz edilmek isteniyorsa onunla normal hayatta konuşulurken bile beyni ele geçirilebilir. Hatta şahsa gazete tarzı bir şeyler okutma yöntemiyle bilinçaltına girilip hipnoz edilebilir.

İsmail Kılınç, metodun olumlu yanlarını anlatırken, bu sayede kekemelik, sosyal fobi, ergenlik problemleri, depresyon, panikatak, şizofreni, paranoya gibi çeşitli psikolojik sorunların kalıcı olarak çözülebileceğini vurguluyor. Teknikle ilgili öğrendiğimiz bir diğer ilgi çekici detay da insanın kendi kendini hipnoz edebilmesi. İnsanın odaklanma problemini çözdükten sonra kendisini hipnoz edebileceğini belirtiyor Kılınç, “4 tane beyin frekansımız var: Beta, alfa, teta, delta. Betadan alfaya geçmeyi hipnoz olarak kabul ediyoruz. Bu geçişte insan odaklanmayı başarıp dâhi olabilir bana göre. Ve odaklandığı konuda başarıyı yakalayabilir.”

DİNİMİZ NASIL BAKIYOR?

Bu tedavinin, dinimizce yasaklandığını gösteren bir bilgiye rastlamıyoruz. Konya Üniversitesi Din Psikolojisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdülkerim Bahadır, İslam dininin insanlar için faydalı olan ve yasaklanmayan maddî ve manevî her türlü tedavi şekline müsaade ettiğini ifade ediyor. Ancak hipnoz gibi kontrolü zor ve yanlış kullanma ihtimali olan bir tedavi yönteminde, dikkat edilecek bazı hususlar olduğuna dikkatimizi çekiyor: “Bu işi yapacak kimsenin sahasında uzman olması ve güvenilir olması, yani yöntemi kötüye kullanmaması gerekir. Bu konuda uzman dindar bir doktor ve psikoloğun tavsiyelerine göre hareket edilebilir.”

Cenab-ı Hak her insana irade, akıl, nefis ihsan etmiş. Bunları kötü yönde kullanmak da elimizde, iyi yöne kanalize etmek de.

Hipnozun tedavi alanları

Hipnoz dünyada yüzde 40 oranında diş hekimleri tarafından kullanılıyor. Çünkü diş hekimleri tek başına hastaya hem anestezi hem cerrahi müdahalede bulunmalı hem de hastanın psikolojisini iyileştirmeli.

Kişinin ağrı eşiği kısa bir süreliğine duyarsızlaştırılabildiği için anestezi yapılamayan hastalar bu metotla çok rahat tedavi ediliyor.

Çocuk hastalıkları ve gece yatak ıslatma gibi problemler giderilebiliyor.   

Çene gıcırdatma, parmak emme, kekemelik, sosyal fobi, sınav kaygısından kurtulma, derste konsantrasyon sağlama, irade kaybını önleme ve zayıflamada etkili olabiliyor.

Depresyon, anksiyete, panikatak, şizofreni, halüsinasyon görme gibi pek çok psikolojik rahatsızlık tedavi edilebiliyor.

Kadın doğum uzmanları bu teknikle hastayı teskin edebiliyor. Hipnoz altında ağrısız doğumlar gerçekleştirilebiliyor. Hamile kalan kadınların aşerme problemi giderilebiliyor. Yine bu yöntemle doğumda alınan kilolar rahatlıkla verilebiliyor.

KİMLERE HİPNOZ YAPILAMAZ?

Bunama evresinde olanlara,

Yaşı oldukça ilerlemiş olanlara,

Söylenileni anlayamayacaklara,

Sarhoş ve delilere,

IQ seviyesi düşük olanlara.

YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Feza Gazetecilik’e aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Zaman Gazetesi tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.
Sonraki Haber